Temiz Beslenmenin Ötesinde Bir "Takıntı": Ortoreksiya Nervoza
Sosyal medyada sağlıklı beslenme içerikleri, şekersiz tarifler, kusursuz alışveriş listeleri çoğu zaman iyi hissetme, bedeni destekleme ve daha bilinçli seçimler yapma arzusuyla karşımıza çıkıyor. Ancak yiyecekleri “temiz”, “kirli”, “iyi”, “kötü”, “doğru”, “yanlış” diye ayıran içerikler, beslenmeyi kontrol, suçluluk ve kaygı üçgenin içine alabiliyor. Ortoreksiya nervoza da tam bu noktada, sağlıklı beslenmeye duyulan ilginin kişinin gündelik hayatını, sosyal ilişkilerini ve zihinsel yükünü zorlamaya başladığı bir durum olarak tartışılıyor. Henüz resmi bir tanı olarak yer almasa da uzmanlar bu konuyu, “sağlıklı” yeme odağının kişinin iyi oluşunu zedeleyecek ölçüde takıntılı hale gelmesiyle ilişkilendiriliyor.

Bu kesişimi hassas kılan şey, her sağlıklı beslenme çabasının problemli olmaması. Daha dengeli yemek, içerik okumak ya da bazı gıdaları azaltmak tek başına ortoreksiya anlamına gelmiyor. Buradaki belirleyici fark, davranışın ne kadar esnek olduğu ve kişiye nasıl hissettirdiği. “Güvenli” görülen yiyeceklerin giderek azalması, davetlerde ne yenileceğini düşünmenin yoğun kaygıya dönüşmesi, bir öğün plan dışına çıktığında suçluluk ya da başarısızlık hissinin ağır basması bu çizginin bulanıklaştığı anlara işaret edebiliyor. Zamanla beslenme, bedeni dinlemekten çok kuralları eksiksiz uygulamaya odaklanan yorucu bir mesaiye dönüşebiliyor.

Sosyal medya ise bu döngüyü hızlandırabiliyor çünkü algoritmalar benzer içerikleri sundukça, sağlıklı yaşam fikri bazen tek bir doğru beden veya beslenme biçimi varmış gibi hissettiriyor. Özellikle sağlık, fitness, “clean eating” gibi içeriklere maruz kalmanın ortorektik eğilimlerle ilişkili olabileceği görülüyor. Yine de bu ilişkiyi doğrudan neden-sonuç şeklinde okumamak önemli. Bu belirtiler tek başına tanı koymaz. Değerlendirme, ruh sağlığı ve beslenme alanındaki uzmanlar tarafından yapılmalıdır. Kendimize şefkat göstermek ise bu döngü içinde yapabileceğimiz en iyi savunma. Yiyecekleri “iyi” ya da “kötü” diye ayırmak yerine o yemekten aldığınız keyfi ve kişisel ihtiyaçları da tabağın parçası olarak görmek, bu konuda esneklik yakalamanızı sağlayabilir.
Kapak Fotoğrafı: Curated Lifestyle – unsplash.com
İlginizi çekebilir: Dilara Melisa Yaman’dan Zihnin İçinde Yaşamak: Maladaptive Daydreaming Nedir?

Yogi Magger







Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!