Porto bir sürprizler şehri. Şehrin geçmişine ve bugününe ait pek çok unsur şehrin şaşırtıcılıkları ile çekiciliğini daha da arttırıyor. Ben de kendimce Porto’ya dair tarihi mirasını ve günümüzde uluslararası düzeyde ön plana çıkmasını sağlayan 10 farklı mekanı be konsepti bir araya getirdim. Bunlar şehrin gururlu geçmişi ile günümüzün yenilikçi-girişimci ruhunu bir araya getiren sembolik değeri yüksek zenginlikler. İlk bakışta tarihi değeri yüksek mekanların ihtişam ve şıklığının şehrin genel salaş ve bohem atmosferi ile bir aykırılık oluşturduğu düşünülebilir. Aksine şehrin köklü geçmişinden süzülüp günümüze ulaşan bu mekanlar yoksullaşmasına rağmen zerafetinden ve asaletinden hiçbir şey kaybetmemiş bir aristokratın akşam çayında kullandığı zarif çay takımları gibi bir his bırakıyor insanda.

Porto’yu tanımak için, bu listenin girişi niteliğindeki, Porto: Fakir Ama Gururlu Bir Kentin Yeniden Doğuşu başlıklı yazıyı okuyabilirsiniz.

1. Eiffel-Seyrig Tasarımı Köprüler

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Porto bir köprüler şehri. Şehri ikiye bölen Douro Nehri üzerinde kurulan ve şehrin tarihi merkezi Ribeia ile şarap evlerinin bulunduğu Vila Nova de Gaia’yı birleştiren köprülerin en bilineni Gustav Eiffel’in ortağı Alman Mühendis Teophile Seyrig ile yaptığı ve 1877’de hizmete açılan mühendislik ve tasarım harikası Ponte D. Maria.  Diğer çok bilinen ve kimi zaman Ponte D. Maria ile de karıştırılan köprü Ponte Dom Luis de Porto’nun görüntüsünün ayrılmaz bir parçası. Ponte Dom Luis’in ilginç bir de hikayesi var: Ponte D. Maria’nın yanına yeni bir köprü daha yapılmasına karar verildiğinde Portekiz Devleti bir yarışma düzenler. D. Maria’nın yapıldığı dönemde Eiffel ile birlikte çalışan Seyrig yarışmaya o dönem birlikte çalıştığı Belçikalı Firma Societe Willerbroeck adına katılır ve Eiffel’in projesini geride bırakarak yeni köprüyü yapma şansı elde eder.

2. Livraria Lello

porto-lello-irmao-1

livrariolello.pt 

Edebiyatı, sanatı, kitabı çok seven ve 20. Yüzyıl başında Porto Burjuva ve Entellektüel dünyasının en önemli üyeleri arasında yer alan Lello Kardeşler tarafından açılan Livraria Lello, dönemin çok önemi bir mühendis ve mimarı olan Francisco Xavier Esteves tarafından yapılmış bir kitap mabedi. Dünyanın en güzel birkaç kitabevinden biri olarak kabul edilen yapı büyülü bir şiirselliğe sahip. 1991-93 yılları arasında Porto’da İngilizce Öğretmenliği yapan J.K. Rowing’in Harry Potter’daki kütüphaneyi yaratırken Livrario Lello’dan ilham aldığı söyleniyor.    

3. Majestic Cafe

majestic-cafe

minube.co.uk

Sadece Avrupa’nın değil dünyanın en güzel cafelerinden biri. Porto’nun bohem mütevaziliğinden beklenmeyecek kadar şık ve lüks bir mekan olan Majestic Cafe 1925’de açılmış. Art-Deco dekorasyonun en iyi örneklerinden biri olan Majestic Cafe’de menüdeki her yemek lezzeti ve en üst kalitede ancak sepette ekmek ve kruvasan, tereyağı, bal, reçel, taze portakal suyu, kahve, çay veya sıcak çikolata, çırpılmış yumurta, peynir-jambon ve finalde çilek-vişne-frambuaz meyveli yoğurt ve bir kadeh şampanyadan oluşan kahvaltısı benim için şu ana kadar yediğim kahvaltılar arasında en iyisi belki de. Rowling’in Harry Potter’a dair notlarının bir bölümünü Majestic Cafe’de otururken aldığı biliniyor.

4. Sao Francisco Kilisesi

Sao Francisco

visitportugal.com

Sao Francisco Kilisesi dışarıdan bakıldığında 14. Yüzyıl’ın klasik Gotik tarzında inşaa edilmiş sıradan bir yapı izlenimini verir. Ancak içeri girildiğinde ziyaretçisini büyük bir sürpriz bekler: 17. ve 18. Yüzyıl’da gerçekleşen yenileme çalışmaları sırasında yapılan altın kaplama Barok tarzı süslemeler sayesinde sadece Avrupa’nın değil dünyanın bile en süslü en abartılı iç mekanlarından biri ile karşılaşır insan. Kilisenin içi o kadar abartılı bir şekilde süslenmiştir ki bizdeki deyim ile ‘bu süslemeler sadece yapanı değil göreni de kör edecek kadar yoğun, karmaşık ve parlaktır’. Dini törenlerin artık gerçekleşmediği kilise ağırlıklı olarak klasik müzik konserlerine ev sahipliği yapmaktadır.

5. Porto Modası: La Paz, Portuguese Flannel, Wolf & Son, Hugo Costa, SaymyName, Daily Day Butik

Daily Day Porto

amodadoportobybrunomanso.blogspot.com.tr

Porto ve çevresi Kuzey Portekiz sadece Portekiz’in değil iyi işçiliği, kaliteli üretimi ve Avrupa’nın büyük tekstil ülkelerine göre ucuz maliyeti ile Avrupa çapında bir tekstil ve moda merkezi olma yoluna ilerliyor. Fason üretimin ötesine geçerek ilgi çekici tasarımcılar ve mağazalar ile Porto moda ve alışveriş meraklıları için de ziyaret edilmesi gereken bir şehire dönüşüyor. Daily Day Butik, Porto modasını şekillendiren en önemli markalardan biri; Porto Modası’nın öncüsü. Porto’nun ana caddesi Avenida dos Aliados’daki mağaza kendi çapında bir moda mabedi.  Porto Modası’nı oluşturan diğer dikkat çekici markalar olan La Paz, Portuguese Flannel, Wolf & Son, Hugo Costa, SaymyName ve arkalarındaki tasarımcılar Belçika’nın Antwerp şehrinin 1980ler’in sonunda gerçekleştirdiğine benzer bir moda devrimi yaratabilecekler mi bilinmez ama hepsinin izlenmeye değer olduğu kesin.

6. Serralves Çağdaş Sanat Müzesi

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Müze ile aynı adı taşıyan yapı ikâmetgah olarak Portekiz tarihinin önemli ailelerinden biri olan Cabral Ailesi’ne mensup 2. Vizela Kontu Carlos Alberto Cabral tarafından yaptırılmış. Ağırlıklı olarak Fransız Mimar Charles Siclis tarafından tasarlananan Art-Deco binanın yapılmasına ve özellikle iç mimarisine Portekiz’in ve Avrupa’nın önde gelen mimarları da katkına bulunmuş. 1925-1944 yılları arasında tasarlanan ve yapımı tamamlanan villada Cabral ve karısı birkaç yıl oturmuş. Sonra bir başka önemli aristokrat olan Riba d´Ave Kontu Delfim Ferreira’ya satılan binayı Portekiz Devleti 1987 yılında müze olarak kullanmak üzere satın almış. 1999’da açılan müze Avrupa’nın önde gelen çağdaş sanat müzelerinden biri haline gelmiş. ‘Kendisi de Portolu olan ve 1992  Pritzker Ödülü sahibi mimar Alvaro Siza tarafından yeniden bir müze olarak tasarlanan bina ve çevresi Porto’nun en ilgi çekici yerlerinden biri. 1960’dan günümüze kadar üretilen modern-çağdaş sanat üzerine odaklanmış olan müzenin koleksiyonu 4300 parçadan oluşuyor. Müzede 5000’in üzerinde kitap ve edisyon da bulunuyor. Müze içinde koleksiyon dışında tematik-dönemsel sergiler, film, müzik, dans ve performans gösterileri de gerçekleştiriliyor.

7. Casa di Musica

Casa di Musica

mimoa.eu

Çağdaş ve post-modern mimarinin en önemli ve tanınan isimlerinden biri olarak kabul edilen Hollandalı mimar Reem Koolhas’ın tasarımlarından biri olan bina 2001 yılında Porto’nun UNESCO tarafından ‘Dünya Kültür Başkenti’ olarak seçilmesinin onuruna yapılmış. Akustiğin mükemmel olması için uzay gemisine benzer farklı bir formda, geleneksel ‘ayakkabı kutusu’ şeklindeki konser salonu mimarisinin yeniden yorumlanması ile  tasarlanan bina günümüzde Avrupa’nın en önemli ve ilgi çekici sanat merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor.

8. MyHomeinPorto’ Butik Otel

My Home in Porto

myhomeinporto.com

My Home in Porto, bir butik otel değil; keza sadece üç odasıyla bir otel olarak nitelendirilemeyecek kadar küçük bir konaklama mekanı. Görür görmez Porto’ya adeta aşık olan Juan de Mayoralgo seramikleri ve renkli pencereleri ile bu evi çok beğenen onu bir otele dönüştürmüş. Minimalist ama şık ve canlı tasarımı, tamamen yerel ürünlerin yer aldığı lezzetli kahvaltısı ile mekan Porto’da konaklamayı başka bir boyuta taşıyor.

9. Cantinho do Avillez Porto

Cantinho-do-Avillez-Porto5

Paulo Barata, porto24.pt 

37 yaşındaki Jose Avillez Portekiz’in en önemli şefi. Lizbon’da açtığı Belcanto ile 2012’de ilk, 2014’de de ikinci Michelin yıldızını kazanan Avillez, Porto’nun değişen çehresine kayıtsız kalmamış ve Lizbon’da Belcanto’ya göre daha rahat bir atmosfere ve uygun fiyatlı menülere sahip olan Cantinho restoranının ikincisini Porto’da açmış. Portekiz ve Porto mutfağından örnekler sunan restoran Porto’nun genel havasına uygun, kaliteli yemek için tercih edilmesi gereken bir mekan. Ev yapımı zencefilli ve lime mayonezli tuna konfit özellikle tadılmalı.

10. Mimari-Tasarım: Skrei, Attitude, Arqa, Roof

Mimarlık Porto şehrinin tarihi, kültürel ve sanatsal geleneğinde çok önemli bir tutuyor. Şehrin dört bir yanının önemli mimari yapılarla dolu olmasının yanında Porto Mimarlık Okulu, aralarında iki tane Pritzker ödüllü mimarın da bulunduğu pek çok iyi mimar yetiştiren Avrupa’nın önemli sanat okullarından biri. Skrei Mimarlık Bürosu bu geleneği günümüzde temsil eden kurumların başında geliyor. Büro mimarlık anlayışını ‘yaşayan, içindekilerle beraber sürekli değişen-gelişen ve bu yüzden de ilk aşamada tamamlanmayan projeler’ tasarlamak olarak tanımlıyor. Skrei’nin projelerinin bir diğer ayırt edici özelliği de Portekiz’e özgü kum, kil ve mantar gibi doğal malzemeleri kullanması.

Skrei

Attitude

Mimarlık gibi Portekiz ruhunun DNA’sına işlemiş bir başka alan olan tasarım da Porto’nun günümüzdeki yaratıcılık evreninde büyük bir yer tutuyor. Attitude, etkisi Porto’yu aşan bir iç mimari, tasarım, sanat ve yaşam tarzı dergisi. İki ayda bir yayınlanan dergi, ‘kişisel’ bir tarzı ‘yaşanmışlık’ üzerinden yaşama geçirmeyi; dolayısıyla da benzer yayınlardaki ‘snob’ ve ‘mesafeli’ üsluptan uzak, okuyucuları için daha samimi  bir içerik geliştirmeyi hedefliyor. Dergi dijital ortamda da iddialı: Dergiye ait bloğun içeriği de en az bir dergi kadar zengin ve ilgi çekici. Attitude dışında mimarlık ve tasarım konularında yayın yapan ve zengin içeriğiyle uluslararası alanda dikkat çeken Arqa ve Roof  dergileri de Porto’nun bu alandaki zenginliğinin diğer göstergeleri. 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?