Hep en çok görmek istediğim yerlerden biriydi bu masal şehir. Geçen hafta bu hayali gerçekleştirmeyi becerebildim. Nereden mi bahsediyorum? Tabii ki Prag! Ama bu yazının konusu Prag’ın masalsı güzelliği, Charles Köprüsü, Prag Kalesi ya da kuklalar değil, sokak sanatı!

Prag’da ilk gün. Eski şehir geziliyor, kaleye çıkılıyor, şehre şöyle bir uzaktan bakılıyor. Grand Cafe Orient’in muhteşem pastaları yeniyor, piyano dinletisinin keyfi çıkartılıyor. Şehir şahane. Ama ı-ıh, bir şeyler eksik. Klasik Prag turu olmasın diyor ve alternatifin peşine düşüyoruz. Sokaklardayız, sokak sanatının peşinde.

lennon duvarı

İlk durağımız muhtemelen herkesin gittiği ve önünde poz verdiği John Lennon duvarı. 1980 yılında John Lennon vurulduktan sonra onun anısına yazılan yazılar ve yapılan graffitilere ev sahipliği yapan bir duvar bu. Duvar sürekli bir devinim halinde, asla aynı kalmıyor. Ben gittiğimde bir miktar çamura dönmüş bulmadım değil duvarı, daha önce gördüğüm fotoğraflar daha güzeldi sanki şimdiki halinden. Ama yine de görülmeli, siz gidene kadar nasıl değişir, belli değil!

florenc 1

Bir sonraki durağımız ise ertesi gün gittiğimiz Florenc bölgesi, otobüs terminali ve metro durağının yakınları. Burayı tarif etmek zor, Hayatımda gördüğüm en güzel duvar belki de çünkü. Uzun sürüyor sokaktan ayrılmamız çünkü her eser incelenmeye değer.

kadın figürü graffiti

Yine bir metro durağı çıkışındayız. Duvarda kadın figürleri. Özel bir hikayesi var mı, bilemedik ama genç bir kadının günlük hayatından kesitler gibiydi sanki. Çizgi romandan çıkmış misali olan bu figürleri çok sevdiğimi söylemezsem olmaz!

dox

Dox Çağdaş Sanat Merkezinin önündeyiz bu sefer de. Sokak sanatına ne kadar dahil edilir, bilmiyoruz ama duvardaki alıntıları çok seviyoruz. Bu duvar da sabit değil, üzerindekiler dönem dönem değişiyor. Biz, sanat, risk ve hayat üzerine olan bu alıntılara denk geldik.

bohumil hrabal

Son durağımız yine bir metro çıkışı, Palmovka. Bohumil Hrabal duvarı için buradayız. Ünlü yazarın evi eskiden oradaymış ve şimdi oradaki duvarda kedileriyle resmediliyor. Duvarın fotoğrafa sığmayan geri kalan kısmı ise şu günlerde bir otoparka ait.

Eminim sokak sanatına dair görülecek, keşfedilecek çok fazla şey vardı fakat soğuk öylesine yıpratıcı ve yorucuydu ki bu kadarını deneyimleyebildim. Geri kalanı başka bir Prag gezisine, kim bilir!

cover

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?