Nedir bu son zamanlarda oldukça popüler hale gelen, herkesin dilinde olan “organik” beslenme? Marketten, pazardan aldığımız meyve ve sebzeler organik değil mi? Ne farkı var? gibi soruları soran çok!

İşte bu sefer de, bu soruların cevaplarını; gün geçtikçe ilginin daha da artacağı organik yaşamla ilgili merak ettiklerinizi yazdım. Bu yazı size biraz akademik makale gibi gelebilir ama bu bilgilerden biraz olsun faydalanıp, uygulayabilenler olursa ne mutlu bana :)

foto 1

Sağlıklı beslenmeye ve yaşamaya dikkat eden biri olarak son zamanlarda organik konusuna iyice odaklandım ve araştırmalara başladım. Organik yaşamın hem doğaya hem de insan sağlığına faydalarını gördükçe de bu ürünleri daha çok tüketmeye karar verdim.

Tabii ki, bu konuyu araştırırken de bu sektöre kendini adamış hatta meslek haline getirmiş olan arkadaşım Neslişah’ın bilgilerinden faydalandım. Kendisi gerçekten işin uzmanı olmuş, ondan çok fazla şey öğrendim diyebilirim.

Neslişah, Raya Organik markasının kurucusu. Markanın kuruluş aşamasını en başından beri takip ettiğim için kendisine ve markasına güvenim sonsuzdur. Bu işe başlamadan önce aylarca Türkiye’nin her yerini gezdi, hangi ürün en iyi hangi bölgede yetişiyorsa oradaki çiftçiler ile iş birliği yaparak ürün yelpazesini oluşturdu ve satışlara başladı. Bebeklerden, yetişkinlere her yaş grubu ürünlerini rahatlıkla tüketebiliyor.

Aslında bu işi yapmak hiç de kolay değil çünkü üretiminden tüketimine kadar her aşaması kontrolden ve denetimden geçiyor. Toprağın kalitesinden tutun tohumun yapısı, havasının temizliğinden işçiliğine kadar özveri isteyen bir iş. Ürünlerin hepsi kimyasal zehirlerin olmadığı topraklarda, çevre kirliliğin uzak olduğu yerlerde yetiştiriliyor. Hormon ve tarım ilacı kullanılmıyor; ürünlerin ekildiği tarlalara traktör ve tarım aracı dahi girmiyor tamamen işçinin el emeğiyle yetiştiriliyor. Bu da hava kirliliğinin azalmasına, suyun korunmasına yardımcı oluyor. Organik çiftçilik, sadece bizler için değil; küçük hayvanlar ve kuşlar için de daha iyi çünkü kimyasal ilaçlar maalesef bu hayvanların ölümüne neden olabiliyor!

kapak fotusu

Bunları koruyabilmek ayrı bir masraf gerektirdiği için de organik ürünler, normal ürünlere göre daha pahalı satılıyor. Bu nedenle, evinizdeki her şeyin organik olmasına imkan yok belki ama en azından her gün tükettiğiniz ürünlerin organik olmasına özen göstermenizi tavsiye ederim.

Örneğin, her gün yumurta tüketen biri olarak yumurtayı mutlaka Raya Organik’ten alıyorum. Doğal ortamda gezen ve organik yemlerle beslenen tavukların yumurtalarını sattıkları için rahatlıkla yiyebilirsiniz.

Kahvaltıda tükettiğimiz zeytin, hemen hemen her şeye kullandığımız zeytinyağı ise Adana’nın verimli topraklarında yetiştirilen uzun ömürlü zeytin ağaçlarından elde ediliyor. Adana’da organize sanayi bölgelerinin çok uzağındaki, kimyasal gübrelerin hiç kullanılmadığı bahçelerde Raya için özel yetiştirilen siyah zeytinler, özenle toplanıyor ve zedelenmelerine izin verilmeden tahta sandıklara konulup organik üretime uygun tesislere götürülüyor. Ardından sağlıklı cam kavanozlara doldurulup ve satışa sunuluyor.

Makarna sevenler, makarnanın da organik olanı var! Buğday için en iyi toprak ve iklimin Güneydoğu Anadolu Bölgesi olduğunu biliyor muydunuz? Raya makarnaları da Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin sert durum buğdayından elde ediliyor. Kimyasal atıklarla hiç temas etmemiş, yüksek gerilim hatlarının olumsuz etkilerine maruz kalmamış tarlalarda özel olarak yetiştirilen organik sert durum buğdayı, besin değerleri korunarak önce makarna hamuruna sonra da kesilip biçimlendirilerek makarnalara dönüştürülüyor.

foto 2

Ara öğün olarak sıklıkla tükettiğimiz kuruyemişlere de dikkat etmekte fayda var. Mesela, incir; Manisa’da kimyasal gübrelere hiç maruz kalmamış, fabrika ya da hastane atıkları ile hiç temas etmemiş, yerleşim yerlerinin çok uzağındaki bahçelerde kurutulmak üzere Raya için özel yetiştirilen ve olgunlaşıncaya kadar ağaçta bekletildikten sonra kendiliğinden düşen incirler, her sabah ve akşam saatlerinin serinliğinde toplanarak güneşte kurutuluyor, ardından da paketlenip satışa sunuluyor. Özellikle de incirleri ağaçtan koparmamaları, düşen incirleri toplayıp kullanmaları daha da ayrı bir güzellikmiş :)

Bunun gibi daha yazacak daha çoook fayda var, çook ürün var. Say say, yaz yaz bitmez bu konu…

foto 3

Son olarak şunu da söyleyeyim; sokakta, pazarda nerede olursa olsun “organik bunlar” diye bağıran herkesin sattığı ürünü almayın. “Organikmiş bunlar” deyip, hemen alasımız geliyor ama sertifikalarına, izinlerine ve tüketim tarihlerine bakmayı ihmal etmeyin ki bir anlamı olsun!

NE YERSEN O’SUN felsefesini benimseyenler; vejetaryen/vegan yazımdan sonra organik beslenme de ilginizi çekmiştir diye düşünüyorum. Bunun gibi daha çoook konu var, devamı gelecek :)

Sağlıcakla kalın!

 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?