Bu sene özellikle rock dünyasından çok önemli isimleri ağırlıyoruz. Progresif metalin efsane gruplarından Savatage ve shock rockın kurucusu Alice Cooper’da bunların arasında.

Fotoğraf: Billboard

İlk olarak Amerikalı grup Savatage ile başlayalım. %100 Metal organizasyonuyla 19 Temmuz’da Zorlu PSM’de konser vermek üzere ilk kez Türkiye’ye gelen grup, vokal ve klavyede Jon Oliva ve gitarist kardeşi Criss Oliva tarafından 1979 yılında Avatar ismiyle kuruldu. İlk albümleri Sirens’ı 1973 yılında yayımladılar. Metal türündeki albümde aklımda kalan parça, albüme ismini veren “Sirens”dır.

youtube play youtube play

1985 tarihli Power Of The Night albümünü, ticari başarı için plak şirketinin zoruyla yapılan ve Jon Oliva’nın bu albümü hiç sevmedik dediği Fight For The Rock albümü izledi. Bu albümün  kapağını Manowar albümlerinin kapaklarına oldukça benzetirim. 1987 yılında çıkan Hall Of The Mountain King albümü grup için dönüm noktası oldu. Yapımcılık koltuğuna oturan Paul O’neill ile birlikte grup; metal, power metal gibi türlerin istikametinde ilerlerken, bundan sonraki albümlerde devam edeceği progresif metal yolunun çıkışına sapmak için, bu albümle sinyal vermeye başladı. Albümde yer alan Norveçli besteci Edvard Grieg’in ”In The Hall Of Mountain King” eserinden uyarlanan “Prelude To Madness”, ardından gelen grubun en önemli parçalarından “Hall Of Mountain King”in introsu gibidir. “White Witch, “Strange Wings” gibi parçalar da bu mükemmel albümün diğer yıldızları. 

youtube play youtube play

Grubun progresif metale asıl girdiği albüm, 1990 tarihli Gutter Ballet oldu. Albümde iki tane favori Savatage parçam bulunuyor. Biri albüme ismini veren “Gutter Ballet”. Iron Maiden’in “Hallowed Be Thy Name” parçasından esinlendiği açık olsa da harika bir şarkı. Diğeri ise, çok güzel bir ballad olan “When The Crowds Are Gone”. Bu parçada, Wishbone Ash’in epik şarkısı “Persephone”nin “In Your Eyes” sözünün geçtiği yerdeki vokal melodisine benzer bir gitar rifi de var.

youtube play youtube play

1991 yılında gruptan, Streets: A Rock Opera isimli bir rock opera albümü geldi. DT Jesus adlı hayali bir rock yıldızının yükselişi, bağımlılıkları ve çöküşünü anlatan albümde “Tonight He Grins Again”  favorimdir. 1993’de grubun en önemli albümlerinden biri olan Edge Of Thorns piyasaya çıktı. Bu albümle beraber vokale Zachary Stevens geçerken Jon Oliva daha çok klavye ve söz yazımına odaklandı. Grubun kurucularından Criss Oliva ise bu albümden 6 ay sonra trafik kazasında hayatını kaybetti. Progresif metalin gelmiş geçmiş en güzel parçalarından biri olan “Edge Of Thorns” çok güzel bir piyano melodisiyle açılırken, Zachary’nin vokali de harikadır. Bu parça dışında; “He Carves His Stone”, “Labyrinths”, “Follow Me” gibi pek çok güzel şarkı bu albümde yer alıyor.

youtube play youtube play

Criss Oliva’nın ölümü sonrası çıkan Handful Of Rain, bunun da etkisiyle ölüm temasını da içinde barındıran karanlık bir albüm oldu. “Chance” başta olmak üzere, “Stare Into The Sun”, “Watching You Fall” gibi güzel parçalara sahip olan albümü 1995 yılında yayımlanan Dead Winter Dead isimli konsept albüm takip etti. Bosna savaşını Sırp bir asker, Boşnak kız ve yaşlı bir çellist gözünden anlatan rock opera tarzındaki albüm ayrıca Trans-Siberian Orchestra grubunun temellerini attı. Dead Winter Dead, grubun en önemli hitlerinden “Christmas Eve (Sarajevo 12/24)” dışında “I Am”, “This Isn’t What We Meant”, “Not What You See” gibi parçalarla Savatage’in tarihindeki en önemli albümlerdendir.

youtube play youtube play

Savatage, 1997’de The Wake of Magellan ve 2001’de Poets And Madman isimli iki konsept albüm yayımladıktan sonra resmi olarak dağılmasa da grup üyelerinin başka projelere yoğunlaşması üzerine uzun sürecek bir ara verme dönemine girdi. 2015 yılında Wacken Open Air’de bir konser verdikten sonra bu dönem 2023’e kadar devam etti. Jon Oliva, Nisan 2023’de Curtain Call isimli yeni bir albüm üzerinde çalıştıklarını duyurdu.

youtube play youtube play

Gelelim efsane bir isme. Rock müziği bir korku filmine ya da gösterisine çevirsek, bunu en iyi icra edecek isimlerden biri şüphesiz Alice Cooper olurdu. Korku içerikli teatral sahne şovlarıyla 60 yılı aşkın süredir rock dünyasında yer alan Alice Cooper, Neo events ve %100 Metal organizasyonuyla 13 Haziran’da Lifepark’da konser verecek. Gerçek adı Vincent Damon Furnier olan Alice Cooper, 1964 yılında The Earwigs isminde The Beatles parçalarını sözlerini değiştirerek yorumladıkları bir parodi grubu kurdu. Yetenek yarışmasını kazandıktan sonra gerçek bir müzik grubu olmayı amaçlayıp isimlerini The Spiders olarak değiştirdiler. 1967 yılına gelindiğinde grup konserler vermek üzere düzenli olarak Los Angeles’a gitmeye başladı ve isimlerini Nazz olarak tekrar değiştirdiler. Todd Rundgren’in de aynı isimde bir grubu olması üzerine Alice Cooper ismini seçtiler.

youtube play youtube play

Alice Cooper, 1975 yılına kadar grubu Alice Cooper Band ile 7 albüm çıkardıktan sonra solo albümlerle müzik hayatına devam etti. 80’lerde alkol bağımlılığı ile boğuşan ünlü isim 22 tane solo albüm yayımladı. 2025 yılında ise, grubu Alice Cooper Band’ın hayatta olan üyeleriyle, The Revenge Of Alice Cooper ismindeki grup olarak 8. albümünü 52 sene sonra piyasaya sürmüştü.

youtube play youtube play

Alice Cooper’ın unutulmaz parçalarından bazılarına bakalım. 1972 tarihli “School’s Out”, tüm dünyada öğrencilerin bir marşı niteliğindedir. Parça yayınlandığı tarihlerde öğrencileri isyana teşvik ettiği gerekçesiyle bazı radyo ve okullarda yasaklanmıştı.

youtube play youtube play

Sanatçının solo döneminin en önemli hitlerinden biri ise, 1989 tarihli Trash albümünden  “Poison”dır.  bağımlılık yaratan aşk temasını işleyen parça, “School’s Out” gibi hem glam rock’ın başyapıtlarındandır hem de  MTV’nin klasiklerindendir. “Hey Stoopid”, I’m Eighteen”, “No More Mr. Nice Guy”, “Bed Of Nails”, “Hell Is Living Without You”, “Spark In The Dark” gibi daha pek çok önemli parçaya sahip olan ismin daha az bilinen şarkılarından “Steven” ise benim favorilerimden biri. John Carpenter’ın çok sevdiğim filmi The Fog’un müziği, bu parça ile hemen hemen aynı synth’lere sahiptir. 

youtube play youtube play

Yazıyı bitirmeden önce, uzun yıllar sonra tekrar bir araya gelen Amerikalı progresif metal grubu Nevermore’dan bir haber verelim. Jeff Loomis ve Van Williams’ın yanına, yeni kadroya vokalde Berzan Önen, basta Semir Özerkan olmak üzere iki tane Türk’ün dahil olmasından dolayı öncelikle asın bayrakları diyorum. Grubun yıllar sonra verecekleri ilk konser, 1 Nisan tarihinde %100 Metal’in organizasyonuyla IF Performance Hall Beşiktaş’ta olacak. Sonraki günlerde belki grupla ilgili daha kapsamlı bir yazı yazarım. Şimdilik hoşça kalın.

Kapak Fotoğrafı: Vikipedi

İlginizi çekebilir: Gürkan Sonat’tan Baharda Müzik Sahnesi