Şeytan Hala Marka mı Giyiyor?: Devam Filmi Işığında Bir Okuma
Ara ara açıp hala izlediğimden olsa gerek, mavi kazak sahnesini oldukça net olarak anımsıyorum. 2006 yılında sadece moda dünyasını değil, kadının gücünü ve rekabetini de derinlemesine işleyen bir film izledik: Şeytan Marka Giyer. 20 yıl geçti ve filmin ikonik yüzü Miranda Priestly geri dönüyor. Ama bu kez bambaşka bir zamanda ve “era”da… Peki çekimleri başlayan ve benim gibi meraklısını şimdiden heyecanlandıran ikinci filmde bizleri neler bekliyor olabilir?
Moda, Güç ve Miranda
2006 yılından bu yana moda, medya ve kadın liderlik algısında pek çok değişim gözlemliyoruz. Filmin çekildiği yıllarda, dergiler, podyumlar ve moda evleri gibi konumlanmalar merkezdeydi. Güzellik algısı ”sıfır beden” olarak kabul edilmekteydi ve Miranda da tıpkı böyle düşünüyordu. Runway dergisinin dünyasında moda, bir sınıf göstergesiydi. 2020’lerle birlikte ”sıfır beden” algısı kırılmaya başladı ve herkes kendi hikayesini yazmaya başladı. Kreasyonlar ve moda dergileri stil belirleyici olmaktan çıktı, dijitalleşme ile birlikte influencerler ve makyaj-moda içerik üreticileri devreye girdi. Kitle medyası bireysel hale geldi, herkes kendi sosyal medya hesabında stil hikayesini oluşturmaya başladı. Bulunduğumuz dönemin tüm bu değişimlerine Miranda ve Runway ekibinin nasıl uyum sağlayacağını çok merak ediyorum. Ayrıca son dönemlerin global moda parçalarının filme serpiştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Kadın Liderlik Algısı
O zamanlar kadın liderler sert bir duruşa sahip olmalı ve duygularını baskılamalıydı. Bu, otorite demekti ve Miranda bunun güzel bir örneğiydi. Son dönemlerde duygusal zeka, empati gibi kavramlar kadın lider tanımını baştan yarattı. Artık duygusuz bir otorite değil, kendi olabilen kadın liderler de güçlü olabilmekte… Miranda duygusal tarafını bu filmde ortaya çıkarır mı bilmem ama bir bakışıyla titretmeyen bir Miranda düşünülemez.
Devam Filmi: Neden Şimdi?
Filmin 2026 yılında vizyona girmesi planlanıyor. Yani tam 20 yıl sonra. Peki bu kadar zaman sonra ikinci filmin yeniden çekim kararının alınmasının altında nostalji mi yatıyor yoksa anlatacak yepyeni bir şey mi var? Yeni sahnelerde Miranda yaşlanmış hatta belki sadece emekli ama dijitale ayak uydurmaya çalışan bir figür olarak mı karşımıza çıkabilir mi? Peki Andy nerede hangi konumda olacak? Dönemin yeni ”Miranda”sı Andy olabilir mi dersiniz? Veya Z kuşağı temsili yepyeni bir karakterle eski moda bir efsanenin çatışmalarını içeren bir tema mı bizi karşılayacak? Runway dergisine girmek moda dünyasında bir başarının zirvesiyken, günümüzün dijital ortamında bu hala o kadar önemli olacak mı?

Bunların hepsi şimdilik bir bilinmezlik olsa da içinde bulunduğumuz dönemin gerçeklerini filmde az çok görebileceğimizi tahmin edebiliyorum. ”Güçlü kadın olmak” diye bir kavramın artık anlamsızlaştığı bu yüzyılda, doğru tanımın duyarlı ve duygusal, aynı zamanda da kendinden emin kadınlar olarak başarıya gidilebileceğini görüyoruz. Bir moda filmi olsa da, kadının iş hayatındaki konumunu, medyanın gücünü içinde bulunduğu döneme göre çok başarı bir şekilde aynalayabildiğini izleyeceğiz hiç şüphesiz. Ve artık kullandığımız markalardan çok, değerlerin daha çok önem kazandığı bir çağın içerisindeyiz.
Moda bugüne kadar hep değişti dönüştü ama artık en güzeli şu ki; kadınlar artık kendi kurallarını yazmaktalar. Şeytan Marka Giyer 2 filminde bu güçlü alt metine çokça yer verileceğini ümit ediyor ve filmi sabırsızlıkla bekliyorum.
Kapak Fotoğrafı: Entertainment Tonight
İlginizi çekebilir: Yaren Koyuncu’dan Başrolde Kadın Hikayeleri: Az Bilinen Dönem Dizilerinden Seçki

Özge Bal 








Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!