Seyyar Sahne’nin anlatmayı/anlatıyı seven güzel bir ekip olduğunu bilmeyen yoktur. “TROM” da bu anlatı şenliği içinde kendi yerini almış ve bize “Masanın Altında”n sesleniyor.

bb8434f6dd6a1c8d6c7880c4973ffb14 (1)

Roland Topor’un Masanın Altında‘sına takmış bir adamla karşılaşıyorsunuz sahneye girer girmez. Daha doğrusu önce kendine takmış sonra Masanın Altında‘ya takılmış bir adam, oyunculuk serüvenini Masanın Altında serüveni olarak da tanımlayabiliriz.

Oyunculara yüzyıllardır söylenmiş ve hala doğru kabul edilen bir yalanımsı vardır. “Sahnede kendin olduğunu unut.” Bu kimine korkunç ya da saçma gelmiştir. Çünkü sahnedeki tüm eylemleri ben yaparken, kendimi nasıl unutayım. Kendim olarak da oynayabilirim ki bu bir oyun değil miydi?

537564187_1280x720

Hakan Emre, kendisi olmayı unutmamış. Hem kendisine hem oyununa sıkıca sarılmış bir oyuncu olarak karşımıza çıkıyor bu oyunda. Kah güldürüyor, kah ağlatıyor derler ya, şaka-maka öyle. Ağlatmıyor ama oyunda da bahsettiği gibi TROM oluyor.

Tutkuyu anlatmak zordur, tarif etmek zordur. “Ben tutkuluyum!” diye bağırmak ise hiç inandırıcı değildir. Ama ortada bir tutku varsa bunu fark etmemek kaçınılmazdır. Hakan Emre Ünsal’ın işine olan tutkusu sahnenin her yerine zuhur etmişti. Bu oyuna gittiğinizde hep olduğu gibi bir oyuncuyla göz göze geldiğinizden andan rahatsız olmayacak ve kesinlikle gözlerinizi oyuncudan kaçırmak istemeyecek, hatta göz göze geldiğinizi fark etmeyeceksiniz bile.

Masanın Altında oyununu Roland Topor yazdı. Yazdı ama Hakan Emre Ünsal, onu sahnede bizimle birlikte didik didik etti.  Bir seyirci olarak oyunun en güzel yanlarından birinin de seyirciye bir oyun sürecinin nasıl ilerlediğini hafif hafif anlatmasıydı. Dramaturgi dersinden öğrendikleri, katıldığı atölyeler… (Buralarda tatlı nazireler var; gülmeden edemiyorsunuz.)

trom

Her şeyin bu kadar tatlı ilerlediği bu oyunda takıldığım yerler de yok değil. Oyuncunun oyunun başından itibaren “Şimdi siz böyle düşünüyorsunuz.”, “Şimdi siz diyorsunuz ki bu çocuk n’apıyor?” şaka yaptığını biliyorum ama ben dahil birçok seyirci “Demiyoruz, sen çok iyi bir insansın. Seni sevdik.” diye düşünmüştür. Oyuncu seyirci ile birlikte bir oyun kurarken seyirci yerine düşünmesi biraz mesafe bıraktı bende ama olsun.

Daha fazla anlatırsam olmaz, burada bırakmak zorundayım. İzlediğiniz şeyden keyifle ayrılmak ve ağzınızdan bir göçmen ıslığı kalsın istiyorsanız kesinlikle bu oyunu görmeniz lazım!

Yazan* – Oynayan: Hakan Emre Ünal
Yöneten – Metni Düzenleyen: Senem Donatan
Proje Asistanı: Serhat Gücüm

*Roland Topor’ un “Masanın Altında” adlı metninden hareketle yazılmıştır.
85 Dakika – 2 Perde

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

FAVORİ YAZILAR