Mısır Gezimin Ardından: Kalabalığın İçinde Tenhalığı Hissetmek
Hareket; varlık göstermenin, varlığımıza ikna olmanın en temel meselelerinden biri. Bugün bulunduğumuz yer, tarihsel olarak yaşamın canlıları getirdiği nokta ve gelecekte getirebileceği olası zamanlar; bu hareket ve devinme halinin biz canlılar için ne kadar başat ve önemli bir mesele olduğu bilgisini, her an yanı başımızda bazen de zihnimizin içinde dönen düşünceler dünyasında ortaya çıkarıyor. Hareket, kaçınılmak olarak her an yanı başımızda fakat onu kavramaya, yakalamaya çalıştığımızda kavramını ve anlamını değiştiriyor, parçalıyor ve belki de yeniden yaratıyor. Bir koşturmacanın içerisinde gösterdiğimiz varlık emaresinin bile kendi içinde bir devinimi var. Bazen kelimelerle, bazen onları bir araya getirerek cümlelerle bazen de imgelerle o hareketin tanımını yapmaya ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü belki de o hareketin içimizde yarattığı değişimler ve dönüşümler; içinden geçtiğimiz zamanı, bulunduğumuz mekânı ve duygu dünyamızda yaşadığımız varlık karmaşalarını anlamamıza yardımcı olabilecek ipuçlarını içinde barındırır. O yüzden belki de fiziksel olarak hareket etmek tüm bu düşünceleri tekrar tekrar diriltmenin, yaşamanın ve insanın kendisine bir şey katmasının en etkili yollarından biri. Geçtiğimiz ay Sharm El Sheikh’e bir geziye gittim. Henüz kafamda düşünceler varlığını devam ettirirken de onun bana düşündürdüklerini sizinle paylaşmak istedim. Keyifli okumalar…
İnsan, yaşam içinde devinim halinde oradan oraya savrulurken bizden olan ve olmayan her şeye hem aşina hem de yabancı olabiliyor. İçinde yaşadığımız şehirler, bazen kalabalığıyla bazen tenhalığıyla bu his karmaşasının en temel sebeplerinden biri olabiliyor. Şehrin içinde kendimize yarattığımız, yaratabileceğimiz yalnızlık anları ve alanları; belki de en temel bir yerden dünyadaki yerimize ve diğer canlıların yaşamlarında kapladığımız alana dair bize bir şeyler fısıldar. Şanslıysak ve duyabilecek kadar kendi içimizde kalmaya cesaretliysek tabii. Çünkü çoğu zaman yalnız kalmaktan tenha hissetmekten imtina ederiz. Etrafımızdaki seslerin yaşamımızı kuşatmasını, kendi sesimizi dindirmesini isteriz. Kolay gelir böylesi. Fakat yine de bazen bir yerden yabancısı olduğunuz başka bir yere gittiğinizde o tenhalık ve yalnızlık hissinin kuşatıcılığına kaptırabiliyor insan kendini.

Sharm El – Sheikh’e yaptığım ziyaret tam da böyle bir hisle kapladı içimi. Vizesiz seyahat imkânı, ilk etapta davetin en cezbedici yanlarından biriydi. Rixos Radamis Sharm El – Sheikh’in daveti ile seyahati bir grup gazeteci ve basın mensubuyla gerçekleştirdik. Rixos Radamis Sharm El – Sheikh’te kaldığımız 2 gece 3 gün boyunca zamanımın çoğu otelin büyüklüğünü kavramakla geçti desem yanıltıcı bir şey söylemiş olmam. Üç ayrı otel bölgesinde konumlanan, toplam 1.642 oda ve süiti ile bölgenin en yüksek kapasiteli resort kompleksleri arasında yer alan otel; 35.000 m² büyüklüğündeki aquaparkı, 28 su kaydırağı ve 350 metre uzunluğundaki water coaster’ı ile geniş bir eğlence ve dinlenme alanı, 17 farklı restoran konseptiyle de geniş bir gastronomi çeşitliliği sunuyor. Daha önce Jennifer Lopez, Enrique Iglesias ve Lara Fabian gibi dünya yıldızlarının sahne aldığı 8.000 kapasiteli sahnesi ise uluslararası etkinlikler için güçlü bir alan sağlıyor.
Yılın büyük bölümünde güneşli olan iklimi, düşük nem oranı ve dört mevsime yayılan deniz turizmi potansiyeli sayesinde destinasyon; Kızıldeniz’in zengin su altı ekosistemi ve Sina Çölü’nde sunulan deneyim odaklı aktivitelerle oldukça farklı alanları ziyaretçilerine sunuyor. Ben de kaldığım kısa süre boyunca tüm bu deneyim olanaklarından faydalandım. Otelin büyüklüğünü ve barındırdığı kalabalığı düşünmeye çalıştıkça kendime güzel yalnızlık anları ve alanları yaratabildim. Kalabalığın içinde tenhalık hissi tam da bu noktada kavradı beni. Çıktığımız safari turu da bu hissi perçinledi. Çorak arazilerden geçerken orada bulunan insanların, canlıların ve doğanın yanından geçip gitmek, bir kez daha kendime bakabilmek için bir kapı araladı.
Yaşam, insana kendine dönebilsin diye yollar, mekanlar ve insan verir. Her yeni bir hareket başka bir hareketin başlangıcı olur. Tüm bu hareketin içinde başımıza gelebilecek en güzel şey; her an kendinle yeniden karşılaşmalar yaşamak ve başkalarına karışmak…
Kapak Fotoğrafı: Rixos Radamis Sharm El -Sheikh
İlginizi çekebilir: Ceren Muslu’dan Kahire

Enes Kudu 


Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!