Tasarım eğitimini Hollanda’daki The Design Academy’de tamamlayan Mânâ, ürünlerinin büyük bir kısmını Karaköy’de kurduğu kendi stüdyosunda hazırlıyor. Porselen ürünleri ile kişilerin duyularına hitap eden görsel bir dil sergileyen tasarımcının en büyük ilham kaynağı alışılmadık renk kombinasyonları.

Şu anda masanızda neler var?

Nerede olursam olayım bulunduğum mekandan eksik etmemeye çalıştığım çiçekler ve en sevdiğim acı yeşil renkli yıldız çiçekleri, sütlük olarak kullandığım porselen Arıkuşu, yeni kaşıklarımız, ahşap mobilyalarımız için ustaların hediye ettiği iyi cilalanmış bir ahşap plaketin yanı sıra Mac ve milimetrik çalıştığım için her daim cetveller.

 

Masanızı nereden aldınız?

Masamın tablasını Hollanda’dan almıştım, dönüş yaptığımda kitaplarımla birlikte İstanbul’a geldi.

Neleri – kimleri takip ediyorsunuz?

The Gentlewoman ve Blossom dergileri elime ulaştığında her işimi bırakır, sayfalarında bir müddet kaybolurum.

Neyi/nereyi siz tasarlamış olmak isterdiniz?

Dolmabahçe Sarayı’nın porselen ve gümüşlerini tasarlamış olmak müthiş olurdu.

İlerde neyi/nereyi tasarlamak istersiniz?

İstanbul’daki bir tasarım müzesi için tasarım yapmak isterim. Kafesindeki masa ürünlerinden, giriş biletlerine kadar her detayını düşünmek isterdim.

Tasarım açısından en beğendiğiniz şehir hangisi?

Favori şehirlerim Viyana, Firenze, Amsterdam ve Brüksel. Viyana’daki Sanat Tarihi Müzesi’nde özellikle 12. yüzyıla ait tablolarla karşı karşıya kalmak insanı cidden heyecanlandırıyor. Onun yanı sıra şehirdeki Doğa Tarihi Müzesi, Belvedere, Albertina, The MAK, Firenze’nin Uffizi Galerisi, Accademia ile Hollanda ve Belçika’nın Sanat Tarihi müzelerine hayranım.

GALERİ

6 fotoğraf

İşinizle ilgili en çok neyi seviyorsunuz?

Çokça eskiz yapmak, uzun saatler büyük sergi mekanlarını gezmek ve sohbet etmek.

Sizce “ilham” ne demek?

Hareketlilik, gün içerisinde sergilenen jestler ve hayat dolu insanlar bana ilham verir.

Ajandanızda bu hafta/ay için neler var?

Perili Köşk’teki Segment #3, Karaköy Elipsis Galeri’de Metehan Özcan ve Pilevneli Project’teki İsimsiz II ile Manolo Valdés’in önümüzdeki ay Pera Müzesi’nde yer alacak sergisini ziyaret etmek istiyorum. Her ay olduğu gibi yine okumak istediğim birçok roman var ama Umberto Eco’nun Çirkinliğin Tarihi’ni de bir fırsat yaratıp detaylı incelemeliyim.

Pazar kahvaltısında sizi nerelerde görebiliriz?

Olabildiğince ferah ve manzarası geniş yerleri tercih ediyorum. Boğaz şeridinde gittiğimiz birçok yer var ama onların başında Bebek’te Aşşk Kahve ve Ortaköy’deki House Café ile Karaköy’de Namlı Gurme ve İstanbul Modern’in kafesini sayabilirim.

İstanbul’da özellikle ilham veren semtler hangileri ve bu semtlerde hangi cafe/restoranlarda oturuyorsunuz?

En sevdiğim yerler Boğaz şeridi, Karaköy sahili ve Yeşilköy. Balıkçı Kahraman, Arnavutköy Balıkçısı, Zuma, Bebek’te Baylan Pastanesi, Taksim’de NuPera, Karaköy’de ise Tarihi Karaköy Balıkçısı Grifin, Liman Lokantası, Yeşilköy’de Eleos ve Yüksel Balık.

www.manayildiz.com

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?