Tarih içinde yoğun bir yolculuk yaptıran bu Viyana deneyimi yanında genç, yenilikçi, trendler yaratan çağdaş bir Viyana daha var. Viyana özellikle 1980ler’in sonundan itibaren hızla değişmeye başlayan ve üzerine yapışmış ‘yaşlı şehir’ algısını ortadan kaldıran bir metropol. Ünlü Avusturyalı Pop ikonu Falco’nun 1987 tarihli hit şarkısı ‘Vienna Calling’ gerçekleşiyor, Viyana her kesimden her yaştan insanı kendisine çağırıyor. 2015’de Mercer’in ‘Yaşam Kalitesi En Yüksek Şehirler’ araştırmasında birinci, Monocle Magazin’in sıralamasında ise ikinci sırada. Şehrin tarihi bölgesinde, hemen Stephenplatz’da yer alan ve 2014 yılında son haline gelen ‘Golden Quartet’ Londra’nın Bond, Paris’in ‘Avenue des Champ-Elysees’ ve Milan’ın ‘Via Monte Napoleone’ caddelerine rakip olacak kadar lüks bir alışveriş deneyimi sunuyor. 160’dan fazla sanat galerisi sadece modern değil çağdaş sanatın da merkezlerinden biri yapıyor şehri.

IMG_1090

Viyana… görkemli bir opera, el yapımı şık bir kutu içinde pralin veya bir kraliyet kafesinde altın yaldızlı fincanda melange… Avrupa’nın bu en tarihi ve görkemli başkentinde yaşam, farklı yüzleri, farklı stilleri ve trendleriyle; eski ve yeniyi bir arada sunmayı başaran yenilikçi boyutuyla çok katmanlı.

IMG_1144

Gotik kiliseleri, barok binaları, dünyanın en önde gelen müzeleri, kraliyet sarayları ve ünlü Avusturyalı yazar Stefan Zweig’ın deyimiyle tarihte birer ‘demokrasi kulübü’ işlevi gören yüzyıllık kafeleri ile Viyana tarihi bir müze şehir. Avrupa aristokrasinin en iyi temsilcilerinden biri olan Habsburg Hanedanı’nın izlerini takip ederek Hofburg, Belvedere ve Schönbrunn Sarayları’nda bu tarihi görkemi yaşamak; Museumsquartier’de Klimt, Schiele, Kokoschka başta olmak üzere 20. Yüzyıl başı Orta ve Doğu Avrupa Modernizmi’nin büyük isimlerini görmek; dünyanın klasik müzik başkentinde konserlere gitmek; Figlmüller’de schnitzel, Plachutta’da tagelspitz, Demel, Cafe Sacher, Cafe Mozart, Cafe Sperl veya Cafe Hawelka gibi dünya çapındaki pastane ve kafelerde Apfelstrüdel, Sacher Turta ve diğer klasik Viyana mutfağının lezzetlerini tatmak bugün dünyanın başka hiçbir şehrinde yaşanamayacak bir ‘aristokratik’ ve ‘nostaljik’ deneyim sunuyor. 

IMG_1128

Tarih içinde yoğun bir yolculuk yaptıran bu Viyana deneyimi yanında genç, yenilikçi, trendler yaratan çağdaş bir Viyana daha var. Viyana özellikle 1980ler’in sonundan itibaren hızla değişmeye başlayan ve üzerine yapışmış ‘yaşlı şehir’ algısını ortadan kaldıran bir metropol. Ünlü Avusturyalı Pop ikonu Falco’nun 1987 tarihli hit şarkısı ‘Vienna Calling’ gerçekleşiyor, Viyana her kesimden her yaştan insanı kendisine çağırıyor. 2015’de Mercer’in ‘Yaşam Kalitesi En Yüksek Şehirler’ araştırmasında birinci, Monocle Magazin’in sıralamasında ise ikinci sırada. Şehrin tarihi bölgesinde, hemen Stephenplatz’da yer alan ve 2014 yılında son haline gelen ‘Golden Quartet’ Londra’nın Bond, Paris’in ‘Avenue des Champ-Elysees’ ve Milan’ın ‘Via Monte Napoleone’ caddelerine rakip olacak kadar lüks bir alışveriş deneyimi sunuyor. 160’dan fazla sanat galerisi sadece modern değil çağdaş sanatın da merkezlerinden biri yapıyor şehri.

Tian Restaurant - Vienna

Tian Restaurant

Şehrin en şık restoranı olarak kabul edilen ve dünyanın en iyi 50 restoranı arasında yer alan iki Michelin yıldızına sahip Steirereck, şehrin diğer Michelin yıldızlı restoranları Mraz & Sohn, Silvio Nickol, son dönemin en önemli şefleri arasına giren Anton Pozeg’in Palais Hansen Kempinski’deki restoranı Edvard ve menüsüyle bir vejeteryan tapınağı olaran tanımlanan Tian ile birlikte birlikte Viyana’daki sofistike gastronomi  sahnesinin öncülüğünü yapıyor. Bu ağır topların yanında Sohyi Kim gibi şefler butik restoranlarında deneysel ve yaratıcı yemekleriyle Viyana gastronomi dünyasına dinamizm sosu katıyor. Julian Oberhofer ve Andreas Ebner kafe konseptinin ötesine geçip geri dönüşen malzemelerle ürettikleri mobilyalar ile dekore ettikleri Otto Bauer’de kendi bahçelerinde yetiştirdikleri ürünlerle deneysel yemekler ve kokteyller yapıyor.

IMG_1243

Evet, Viyana hala eğlence ve gece hayatı söz konusu olduğunda bir Londra, bir Amsterdam veya bir Berlin değil. Son yıllarda açılan gece klüplerine; Viyana balo geleneğini tekno müzik ile buluşturan ‘Viyana Tekno Balosu’ ile etkinliklerle zenginleşmesine rağmen Viyana gece yaşamında heyecan arayanlar için ciddi seçenek sunamıyor belki ama bu şehir, eskinin görkemi ve zerafetini geleneğine uygun bir şıklıkta günümüz trendlerinin dinamizmi ve yaratıcılığıyla ‘birleştirmeyi başarıyor; rafine ve kaliteli bir yaşamın ‘başkenti’ olarak bir değil birkaç kez ziyareti hakediyor. 

IMG_1125

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN