Aynı adlı best-seller romandan sinemaya uyarlanan The Girl on the Train (Trendeki Kız) bu hafta vizyonda, Emily Blunt 10 performansıyla #themaggerda!

the-girl-on-the-train-credit-dreamworks

Dünyaca ünlü best-seller’ın kahramanı “Trendeki Kız” Rachel Watson’ın hikayesi, bu hafta vizyonun öne çıkanı… Herkes gibi, her gün işe giderken aynı tren hattını kullanan bu kadın bir gün, her gün önünden geçerken penceresinden içeri baktığı bir dairede yaşanan korkunç olaylara tanık oluyor. Ardından gizemli fiziksel ve ruhsal belirtiler onu bu olayın ertesinde kaybolan kadının Megan Hipwell’in peşine düşmeye itiyor. Bir solukta okunan roman, The Help ile hatırladığımız Tate Taylor’ın yönetmenliğinde sinemaya uyarlandı.

8n95_tp_00009r_0

The Girl on the Train (Trendeki Kız) vizyondayken, filmin başrol oyuncusu Emily Blunt’ın filmografisini hatırlamak istedik:

***

En İyi Emily Blunt Filmleri

My Summer of Love | 2004, Pawel Pawlikowski

Yorkshire’ın huzur veren kırlarında geçen “My Summer of Love”, farklı sınıflardan ve farklı geleneklerden gelen iki genç kızın yaz aşkını, kendilerini ve cinselliği keşfedişlerini anlatıyor. Emily Blunt ve Natalie Press’in rol aldığı film, sıradan bir yaz aşkıyla yetinmeyecekler için ideal.

The Devil Wears Prada | 2006, David Frankel

İş arayan, New York’a yeni gelmiş, saf ve moda ile ilgili hiçbir bilgisi olmayan bir genç kadının kendini şehrin en büyük moda dergisinin editörünün asistanı olarak bulması sonucu iş ve özel hayatında yaşadığı zorlukları, ikilemleri ve değişiklikleri konu alan “Devil Wears Prada”, Lauren Weisberger’in aynı adlı romanından uyarlanmıştı. Özellikle moda editörü Miranda Priestly karakteriyle öne çıkan filmde gözler, bu zalim kadını canlandıran Meryl Streep’in üzerindeydi. Filmde ayrıca Anne Hathaway, Emily Blunt ve Staney Tucci rol alıyordu.

Sunshine Cleaning | 2008, Christine Jeffs

Küçük oğlunu özel okula yollamak için paraya ihtiyacı olan bekar bir anne ve dengesiz kız kardeşi… Para kazanma ihtiyaçları ve önlerine çıkan işaretler onları bir temizlik şirketi kurmaya itiyor. Adı “Günışığı Temizlik Şirketi” olsa da, uzmanlaştıkları alansa biraz sıra dışı: Biyoatıkları toplamak ya da cinayet, suç mahallerini temizleyerek! İki kardeşin ilişkisine odaklanan bu eğlenceli ve hüzünlü bağımsız yapımda başrolleri Amy Adams, Emily Blunt ve Alan Arkin paylaşmıştış

The Young Victoria | 2009, Jean-Marc Vallée

Bizi İngiliz kraliyet tarihinin en önemli dönemlerinden biri olan Victoria döneminin başlangıcına doğru bir yolculuğa çıkaran 2009 yapımı filmin yönetmen koltuğunda ilk İngilizce filmini çeken Quebecli yönetmen Jean-Marc Vallée oturuyordu. Kraliçe Victoria ve Prens Albert’ın İngiltere’yi şekillendiren ve geliştiren birlikteliğine, projelerine ve en önemlisi aşklarına odaklanan filmde başrolleri Emily Blunt ve Rupert Friend paylaşıyordu.

Your Sister’s Sister | 2011, Lynn Shelton

Emily Blunt’ı 2010’ların başında, bağımsız Amerikan sinemasının tanıdık yüzleri Mark Duplass ve Rosemarie DeWitt ile Your Sister’s Sister’da izlemiştik. Film, kardeşini kaybeden arkadaşı Jack’i teselli için adadaki evlerine davet eden Iris ve bu tatil sırasında Jack’in yakınlaştığı kardeşi Hannah’nın ilişkilerine odaklanıyordu.

Salmon Fishing in the Yemen | 2011, Lasse Hallström

Paul Torday’ın romanından uyarlanan Salmon Fishing in the Yemen, imkansız bir hayali gerçekleştirmek, çölün ortasında somon avlamak için Yemenli bir şeyhe danışmanlıkla görevlendirilen Dr. Alfred Jones’un komik ve duygusal hikayesini anlatıyordu. Başrol oyuncuları Ewan McGregor ve Emily Blunt’a birer Altın Küre adaylığı kazandıran bu mütevazı komedinin yönetmen koltuğunda Chocolat, What’s Eating Gilbert Grape ve The Cider House Rules gibi filmleriyle tanıdığımız İsveç kökenli yönetmen Lasse Hallström oturuyordu.

Looper | 2012, Rian Johnson

2006 yılında ilk filmi Looper’la yaratıcılığını kanıtlayan genç yönetmen Rian Johson’ın ikinci filmi 2074 yılında geçen bir bilimkurgu olmuştu. Bu senaryoda bir çete, hedeflediği insanları öldürmek için onları geçmişe yolluyor, burada bekleyen bir katil de işi bitiriyordu. Looper’ı ilginç hale getiren ise bu katil olan Joe’nun, gelecekte aynı teknikle geçmişe yollanacak ve kendi gençliği tarafından öldürülecek olmasıydı. Nefes kesen bir aksiyon ve yaratıcı bir bilimkurgu vadeden filmde Joseph Gordon-Levitt, Bruce Willis ve Emily Blunt rol alıyordu.

Into the Woods | 2014, Rob Marshall

Rob Marshall’ın birçok Grimm masalının bir araya gelmesiyle kurgulanmış müzikali Into the Woods, başta cadı rolündeki Meryl Streep olmak üzere birçok ünlü oyuncuyu da bir araya getirmişti: Başrollerde Emily Blunt ve James Corden yer almış, aynı zamanda Anna Kendrick’ten Johnny Depp’e, Christine Baranski’den Tracey Ullman’a birçok yıldızı izlemiştik. Diğer yandan sanatsal dallardaki ve görsellikteki başarısı filmin olumlu eleştiriler almasına yetmemişti.

Edge of Tomorrow | 2014, Doug Liman

Tom Cruise’u yıllar sonra yenilikçi bir rolde ve şaşırtıcı bir filmde izlememize olanak sağlayan Edge of Tomorrow, Hiroshi Sakurazaka’nın romanından uyarlanmıştı. Uzaylılarla savaşırken hayatını kaybeden bir askerin her öldüğünde aynı güne ve aynı ana dönerek aynı şeyleri yeniden yaşamaya başladığı film, teknik mükemmelliğiyle dikkat çekiyordu. Filmde Tom Cruise’a Emily Blunt, Brendan Gleeson ve Bill Paxton eşlik etmişti.

Sicario | 2015, Denis Villeneuve

2010 yılında Incendies filmi ile Kanada’ya Oscar adaylığı, kendine ise dünya çapında ün kazandıran Denis Villeneuve, 2013 yılında iki İngilizce film birden, Prisoners ve Enemy’i çekerek sinemasını daha geniş kitlelere yaymıştı. Yönetmenin bir sonraki filmi Sicario ise ABD-Meksika sınırındaki bir uyuşturucu operasyonunda görevlendirilen idealist bir FBI ajanını canlandırıyordu. Film, nefes kesen açılış sahnesi ve oyuncuları Emily Blunt, Josh Brolin ve Benicio Del Toro’nun performansının yanı sıra Roger Deakins’in görüntüleri ile de büyülüyordu.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN