Yaz mevsiminin bir kısmını geride bırakırken eylül ve ekim aylarında başlayacak 2023-2024 yeni tiyatro sezonu öncesi de güzel haberler gelmeye başladı. Maddi açıdan kültür sanata ulaşmak geçmiş yıllardaki kadar kolay olmasa da ve her geçen gün artan vergi oranları özel tiyatroların yaşamını sürdürmesini zorlaştırsa da sezon içinde prömiyerini yapacak olan oyunlar, seyirciyi yarınlar için umutlandırmaya yetiyor. Usta isimleri, unutulmaz eserleri ve uyarlamaları izleyeceğimiz yeni sezon öncesi ben de ufak bir derleme yaparak bizi nelerin beklediğini araştırdım. Her biri heyecan uyandıran ve sahnede izlemek için sabırsızlandığımız oyunlara gelin birlikte bakalım.

2023-2024 Tiyatro Sezonu

Cırcır Böcekleri İtler ve Biz

circir-bocekleri-i%cc%87tler-ve-biz
Cırcır Böcekleri İtler ve Biz | Fotoğraf Kaynağı: Art 12

Sanatın birçok alanında yenilikçi yaklaşımlarla projeler üretmek için Buğra Gülsoy ve Serhat Teoman tarafından kurulan Art 12’nin ilk projesi Cırcır Böcekleri İtler ve Biz, yeni sezonun merakla beklenen işleri arasında bulunuyor. Buğra Gülsoy ve Serhat Teoman’ı yaklaşık 10 yılın ardından yeniden birlikte tiyatro sahnesine çıkarması açısından da önem arz eden oyun, Sam Shepard’ın True West oyununa Mert Öner’in yönetmenliğiyle yepyeni bir bakış açısı getirecek. Biri kentli, eğitimli bir senarist diğeri ormanlara sığınan, özgür ruhlu bir hırsız olan iki kardeşin birbirlerini keşfetme ve birbirlerine dönüşme hikayesini konu alan oyun, 18 Eylül’de Zorlu PSM’de prömiyerini gerçekleştirecek. Oyunda Serhat Teoman ve Buğra Gülsoy’a ise Burak Sarımola ve Ayşe Lebriz Berkem eşlik edecek.

Drakula

okan-bayulgen-2
Okan Bayülgen | Fotoğraf Kaynağı: İKSV

Son yıllarda Amadeus ve Richard oyunlarıyla seyircinin yoğun ilgi gösterdiği projelere imza atan Okan Bayülgen’in yeni sezonda sahneye konulacak oyunu Drakula olacak. İngiliz yazar ve akademisyen Sir Malcolm Stanley Bradbury’nin, “Şimdiye kadar yazılmış en güçlü korku hikayelerinden biri” diye tanımladığı ve korku edebiyatının başyapıtlarından biri sayılan Bram Stoker imzalı gotik korku romanı Drakula’yı yeni bir uyarlama ile bugünden bakışla sahneye taşıyacak olan oyun müzikli olacak ve tabii ki Bayülgen’in performansıyla her zamanki gibi çok konuşulacağa benziyor.

Kel Şarkıcı

kel-sarkici-3
Kel Şarkıcı | Fotoğraf Kaynağı: Oyun Atölyesi

Son olarak 2003 yılında Dolu Düşün Boş Konuş oyunu ile aynı sahneyi paylaşan Zuhal Olcay ve Haluk Bilginer’i 20 yıl sonra sahnede tekrar bir araya getirecek olan Kel Şarkıcı, sezonun kapalı gişe oynayacak oyunları arasında olacak hiç kuşku yok ki. Absürt tiyatronun en önemli yazarlarından Fransız Eugène Ionesco tarafından 1950’de yazılıp 1957’de tekrar ele alınan ve o tarihten bugüne dünyanın her yerinde her dönemde oynanan eserin Oyun Atölyesi’ndeki rejisinde Muharrem Özcan olacak. Oyun II. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda yeni arayışların içinden çıkan anti tiyatronun, yani geleneksel tiyatronun hiçbir unsurunu barındırmayan tiyatronun ilk örneği olarak biliniyor.

Otomatik Portakal

otomatik-portakal-2
Otomatik Portakal | Fotoğraf Kaynağı: Tatbikat Sahnesi

Erdal Beşikçioğlu’nun genel sanat yönetmeni olduğu Tatbikat Sahnesi’nin yeni sezonda seyircisiyle buluşacak ilk yeni oyunu Anthony Burgess’in kült eseri Otomatik Portakal’ın rap müzikali olarak sahneye taşınacak versiyonu olacak. Elvin Beşikçioğlu ve Erdal Beşikçioğlu’nun birlikte uyarlayıp yönetmenliğini üstlendiği oyun, dansın ve rap müziği edebiyatla buluşturarak tiyatro sahnesinde provokatif bir rap müzikaline dönüşecek. Şanışer, Sokrat St, Ados, Kamufle, Redo ve Müjde Kızılkan gibi rap ve alternatif pop müzik sanatçılarını 18 kişilik koroyla sahnede buluşacağı oyunda müzisyenler, oyunculuk ve dans performanslarının yanında Otomatik Portakal için besteledikleri yepyeni şarkılarıyla da rap müziği deneyimi yaşatacaklar. Oyunun prömiyeri ise 28 Eylül’de Zorlu PSM’de gerçekleşecek.

İyilik ve kötülük kavramlarını, şiddet, suç ve ceza düzleminde değerlendirirken bir suçlunun devlet eliyle ıslah edilme biçimi ve bunun sonuçlarını tartışan, Tatbikat Sahnesi’nin yeni oyunu Otomatik Portakal; uyumsuz varoluşlarını düzen karşıtı bir yıkımda arayan, baskıcı toplumsal kontrole boyun eğmeyen, var olan tüm dillerden sıyrılarak öğretilmiş tüm kuralları reddeden Alex ve çetesinin ‘şiddete övgü’ niteliğindeki başkaldırışlarının hikayesinde tüm bu soruları, rap müziğinin provokatif diliyle yeniden soracak: Eee ne olacak şimdi ha?

**Bonus**— Café Müller

cafe-muller
Café Müller | Fotoğraf Kaynağı: İKSV

Tiyatro sezonunun ilk aylarında yeni oyunlar kadar beklediğimiz bir diğer etkinlik ise yerli ve yabancı birbirinden özel prodüksiyonları seyirciyle buluşturacak olan ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından gerçekleştirilen 27. İstanbul Tiyatro Festivali olacak. 25 Ekim-25 Kasım 2023 tarihleri arasında tiyatroseverleri buluşturacak festivalin açılışı ise Pina Bausch’un ölümsüz başyapıtı Café Müller ile yapılacak. Dansı, 20. yüzyılda devrimci bir yaklaşımla yeniden tanımlayan ve dans tiyatrosunun yeni bir tür olarak kabul görmesini sağlayan Pina Bausch’un başyapıtı Café Müller, sanatçının topluluğu Tanztheater Wuppertal’ın güncel kadrosu ve ilk günkü çarpıcılığıyla ülkemizde ilk kez ve sadece 25-26 Ekim tarihlerinde üç kez sahnelenecek. Pina Bausch, topluluğu Tanztheater Wuppertal ile 1998’de Cam Temizleyicisi ve 2000’de Masurca Fogo’yu İstanbul Tiyatro Festivali’nde sahnelemiş; ardından 2003 yılında İKSV ve İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımı olan, İstanbul üzerine özel projesi Nefes’i üretip sahnelemişti. Bausch’un tüm dünyada halen izleyicileri derinden etkileyen eserlerini repertuvarında koruyan ve bu mirası büyük bir adanmışlıkla yaşatan Tanztheater Wuppertal, 20 yıl sonra bu kez Café Müller ile İstanbul Tiyatro Festivali’nin konuğu olacak. Festival dışında izleme olanağının olmayacağı oyunun kaçırılmaması önerisiyle. Şimdiden keyifli bir tiyatro sezonu dilerim.

Kapak Fotoğrafı: unsplash.com/@gwenking

İlginizi çekebilir: Eda Geven’den KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu