Aşk Şehirde: 8. Uluslararası 360 Dereceden Aşk Festivali

“Aşkı şerh etmek ve anlatmak için ne söylersem söyleyeyim…
Asıl aşka gelince o sözlerden mahcup olurum.” – Rumi.
Söylendikçe anlamsızlaşan, kimimizin kalbinde acı hisler kimimizde ise heyecan uyandıran kısacık bir sözcük, aşk. Kimyamızı değiştiren, doğru bildiğimiz ne varsa unutturan, zaman geçince küllenen ama hiç bitmeyen bir duygudan bahsediyorum, dünyanın en güçlü duygusundan. Yüzyıllarca üzerine yazılıp çizilmiş, filmler çekilmiş, hayatlar tüketilmiş. Yine de kimse vazgeçmiyor, herkes gerçek olanı, en saf aşkı bulmak için arıyor, her an her yerde arıyor. Şanslı olanlar buluyor, diğerleriyse yetiniyorlar, yalnızca yetinmekle kalıyorlar. Hep kadın-erkek arasındaki ilişkiyi düşünürüz aşk denince, aslında dünya aşktır, sevgidir. Dünyaya geliş sebebimiz ve hatta ondan sonrasının gayesi budur, benim 25 yıllık hayatımdan anladığım kadarıyla. Hatta insan içinde aşkla doğar, sevme sevilme ihtiyacıyla doğar, kimilerinin aşkı ilahi bir aşka dönüşür, kimileri bir insana kanalize eder, onun kalbine akıtır duygularını, bazıları arada kalır nereye akıtacağını bilemez böler içindekileri, bazılarıysa oradan oraya harcar doğru yeri bulamadığı için, yazık eder kalbine. Uzun bir girişle yazımın konusunu kendi dilimde özetledim ama Rumi’nin de dediği gibi, “Aşkı şerh etmek ve anlatmak için ne söylersem söyleyeyim, asıl aşka gelince o sözlerden mahcup olurum”.











