“Aşkı şerh etmek ve anlatmak için ne söylersem söyleyeyim…
Asıl aşka gelince o sözlerden mahcup olurum.” – Rumi.

Söylendikçe anlamsızlaşan, kimimizin kalbinde acı hisler kimimizde ise heyecan uyandıran kısacık bir sözcük, aşk. Kimyamızı değiştiren, doğru bildiğimiz ne varsa unutturan, zaman geçince küllenen ama hiç bitmeyen bir duygudan bahsediyorum, dünyanın en güçlü duygusundan. Yüzyıllarca üzerine yazılıp çizilmiş, filmler çekilmiş, hayatlar tüketilmiş. Yine de kimse vazgeçmiyor, herkes gerçek olanı, en saf aşkı bulmak için arıyor, her an her yerde arıyor. Şanslı olanlar buluyor, diğerleriyse yetiniyorlar, yalnızca yetinmekle kalıyorlar. Hep kadın-erkek arasındaki ilişkiyi düşünürüz aşk denince, aslında dünya aşktır, sevgidir. Dünyaya geliş sebebimiz ve hatta ondan sonrasının gayesi budur, benim 25 yıllık hayatımdan anladığım kadarıyla. Hatta insan içinde aşkla doğar, sevme sevilme ihtiyacıyla doğar, kimilerinin aşkı ilahi bir aşka dönüşür, kimileri bir insana kanalize eder, onun kalbine akıtır duygularını, bazıları arada kalır nereye akıtacağını bilemez böler içindekileri, bazılarıysa oradan oraya harcar doğru yeri bulamadığı için, yazık eder kalbine. Uzun bir girişle yazımın konusunu kendi dilimde özetledim ama Rumi’nin de dediği gibi, “Aşkı şerh etmek ve anlatmak için ne söylersem söyleyeyim, asıl aşka gelince o sözlerden mahcup olurum”.

78-2

Şubat ayında bu yıl 8. si düzenlenen bir festival geliyor şehrimize, “360 Derece Aşk Festivali”. 9-29 Şubat tarihleri arasında şehrin çeşitli yerlerinde düzenlenen etkinliklerle aşk konuşulacak, aşk dinlenecek, aşk izlenecek. Üstelik bu yıl ki festivalin farklı bir yönü de var diğer senelerden; festivale Audrey Hepburn’ün oğlu Sean Hepburn Ferrer katılıyor, kendisi aslında bir yapımcı ve Los Angeles’ta şirketi var. “Dünyaya daha iyi günler gösterebilmenin mümkün olduğuna, güzellikleri gösterebildiğiniz takdirde, umut ve barışın geleceğine” inanmış Hepburn ve festivale destek vermeye karar vermiş. Şubat ayında düzenlenmesi elbette ki aklımıza 14 Şubat Sevgililer Günü’nü getiriyor ister istemez, ancak sevginin ve aşkın tek güne, kadın-erkek ilişkisine indirgenmediği, basitleştirilmediği bir oluşumla bir bakıma tepki gibi geliyor bu festival. Kırmızı kalpleri, gülleri, pırlantaları değil, çocuk sevgisini, doğa aşkını, ilahi aşkı, sanat aşkını kısaca aşkın tüm hallerini “Aşık Dünya”yı simgelesin isteniyor “aşk” kelimesi.

80-4

Festivalin küratörü Işık Gençoğlu festival manifestosunda amaçlarını şöyle dile getirmiş;

“…Bakılmayan o yeri biz anlatalım, bilinmeyeni biz görünür kılalım diye.
“Bu da mümkünmüş” dedirtebilmek için.
Salt maddede değil, manevi değerlerde de “aşkı” dile getirmek.
Cinsiyetler arası değil, kalpler arası aşkı görünür kılmak.
Dünyayı AŞK’a getirmek…”

84-3

Programda en çok dikkatimi çekenler Pera Palace Hotel’de (mekan başlı başına bir gitme sebebi) düzenlenecek olan Sean Hepburn Ferrer ve Elif Dağdeviren sohbeti, Galata Mevlevihanesi’ndeki İlahi Aşk Gecesi, Borusan Oto Domabahçe Sahne’de ön kayıtla katılabilinen Hacı Bektaş-i Veli üzerine Metin Bobaroğlu ile sohbet, artık Meşrutiyet Caddesi’ndeki yeni restoranıyla bize komşu olan Sahrap Soysal’dan Pera Palaca Hotel’de Aşk ve Lezzet Gecesi, 14 Şubat’ta gündüz yapılacak olan Dilek Balonları Etkinliği ve Mercan Dede ile Hayko Cepkin’den Aşk Gecesi konseri. Bunların dışında programın tümüne buradan linkinden ulaşabilirsiniz.

Aşkın her türünü tatmanız ve hayatınızı anlamlandırmanız dileğiyle…

http://www.love-360.com/

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

FAVORİ YAZILAR