90’larda, modadan müziğe, sinemadan alışkanlıklarımıza, her şeyin olduğu gibi, dizilerin de tadı bir başkaydı. Ailece ekranın başına geçip son dakikasına kadar dikkatle izlediğimiz, oyuncularla bütünleşip onların dertlerine ortak olduğumuz diziler, öylesine sıcacıktı ki, şimdi bile geriye dönüp baktığımızda her biri içimizi ısıtıyor. Süper Baba, Çiçek Taksi, Ruhsar, Çılgın Bediş, Mahallenin Muhtarları… Saymakla bitmez!

Gelin, 1992 yılında hayatımıza giren Mahallenin Muhtarları ile başlayalım bu nostaljik yolculuğa. Her detayıyla adeta samimiyetin tanımı niteliğinde olan bu dizi, ekranlarda gösterilmeye başladığı ilk günden itibaren herkesin vazgeçilmezi olmuştu. Dizide “Temel” rolünde olan Erkan Can, ilk beş sezon muhtarın kızı Fadime’ye, diğer beş sezon ise Şirin’e aşıktı. Ve kabul edelim, bu diziden sonra Erkan Can hepimiz için Temel olarak kaldı! Süper Baba, Mahallenin Muhtarları’ndan sonra içimizi sımsıcak yapan bir başka diziydi. Dizi boyunca hepimiz, Şevket Altuğ’un canlandırdığı Fikret karakteri ve üç kızının içtenlik dolu hikayelerine bazen gülüp, bazen hüzünlenerek tanıklık ettik. Çengelköy çevresinde geçen dizinin başlangıç müziği olan “Bana Bir Masal Anlat Baba” veya “Çengelköy Olur Masal” şarkısı, eminiz hepimizin hafızalarında yer etmiştir. Süper Baba, 4 sezon sonunda ekranlara veda etse de, 90’lar dizileri dendiğinde hala ilk aklımıza gelenler arasında.

1995 yılında ise hayatımıza, aslında bir tiyatro olarak başlayan ve sahnelerin kamerayla kaydedilmesi ile dizi haline getirilen Bir Demet Tiyatro girdi. 8 sezon boyunca devam eden diziyi izlerken her ne kadar kahkahalara boğulmuş olsak da, bir yandan hepimiz verilmek istenen sosyal mesajların bir hayli farkındaydık, şüphesiz. Dolayısıyla kelimenin tam anlamı ile güldürürken düşündüren dizi, yalnızca iyi kurgusuyla değil, Mükremin ve Lütfiye Çıtır, Tirbuşon, Fadıl Fıdıllıoğlu gibi efsane karakterleriyle de döneminin en iyileri arasındaydı. 1995 yılı, ekranlara aynı zamanda Çiçek Taksi‘yi de kazandırmıştı. İstanbul’da bir taksi durağında yaşananların anlatıldığı dizinin, “Çiçek taksi durağı burası / taksinin rengi buğday sarısı” şeklinde başlayan jenerik müziğini hepimiz hatırlarız. Şeker Kazım, Artist Celal, Kenan, Ekrem gibi renkli karakterleri unutmak mümkün mü? 1996’yı geldiğimizde ise, Çılgın Bediş dizisi ve tabii ki dizinin unutulmaz çifti Yonca Evcimik ile Cenk Torun çıkıyor karşımıza. Bediş karakterine can veren Evcimik ve çok iyi anlaştığı lise arkadaşlarının maceralarını severek izlerdik.

İlk olarak 1997 yılında ekranlarda gösterilmeye başlanan Ruhsar, belki de tüm bu dizilerin en farklısıydı. Yukarıdaki aile ve arkadaşlık temalı dizilerden farklı olarak bu dizi, Mazhar adlı bir adamla evlenen Ruhsar adlı kadının evliliklerinden hemen sonra vefat etmesini ve ruhunun kocasını ziyaret etmeye başlamasını konu alıyordu. Ama yalnızca yağmur yağdığında! Eminiz, şimdi hepimiz Ruhsar’ı izlerken içimizden yağmur yağsın da Ruhsar gelsin diye dua ettiğimizi hatırlamışızdır. Hande Ataizi ve Cem Davran’ın başrollerde olduğu Ruhsar ile ilgili, “Ruhuna sağlık Ruhsar’cığım ölmemiş, elalem utansın o beni terk etmemiş” desek, başka söze gerek kalmaz bizce, sizce?

90’lı yılların dizilerinin sıcacık atmosferlerini hatırladıktan sonra, sizleri güzel bir haber ile buluşturmak istiyoruz. Gayrettepe Petra’da yer alan Reebok Pop Up Store, o yılların içtenliğini geri getiriyor. 3 Nisan‘da Kişiye Özel Sneaker workshop’ları 13.00 – 17.00 saatleri arasında sizleri bekliyor.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN