Deniz Salaçin Erciyas ile: SuCo’dan Kız Çocuklarının Hayallerine Dokunan Proje
Bu satırları yazarken gerçekten çok heyecanlıyım! Çünkü birazdan sizlerle, hem anlamlı hem de ilham verici bir projeyi paylaşacağım. Hepimizin severek takip ettiği, daha önce röportaj yapma şansı da bulduğum sanatçı Deniz Salaçin Erciyas — nam-ı diğer Raptiye — bu kez SuCo markası iş birliğiyle kız çocukları yararına harika bir projeye imza attı. Koruncuk Vakfı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel olarak hayata geçirilen bu anlamlı iş birliği, bir yandan sürdürülebilir bir dünya için farkındalık yaratmayı, diğer yandan kız çocuklarının nitelikli eğitime erişimini desteklemeyi amaçlıyor. Ben de bu kampanyaya küçük de olsa bir katkım olsun istedim ve Raptiye’ye özel tasarımlarıyla ilgili bize biraz bilgi vermesini rica ettim. Hazırsanız, gelin bu özel kampanyanın detaylarına birlikte göz atalım!
Koruncuk Vakfı, akademik başarı kriteri gözetmeksizin, örgün eğitime devam eden ortaokul ve lise seviyesindeki kız çocuklarına destek veriyor. Vakıf, bu çocukların haklarının farkında olan, kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler olarak; güvenli, sevgi dolu ve destekleyici bir ortamda yetişmeleri için çalışmalarını sürdürüyor. Ancak günümüzdeki ekonomik şartlar, birçok kız çocuğunun eğitimine devam etmesini zorlaştırıyor. Eğitim hakkına erişim yalnızca okulda bulunmakla sınırlı değil; barınma, giyim, hijyen koşulları, psikolojik destek ve sosyal-kültürel gelişim gibi pek çok temel ihtiyacın da karşılanması gerekiyor.
Bu doğrultuda hayata geçirilen proje, hem sürdürülebilir bir yaşam için farkındalık oluşturmayı hem de kız çocuklarının kaliteli eğitime ulaşmalarını desteklemeyi amaçlıyor. 23 Nisan’a özel olarak, Deniz Salaçin Erciyas’ın kız çocuklarının hayallerinden esinlenerek tasarladığı özel desenler, SuCo ürünlerine iki farklı renk alternatifiyle yansıtıldı.
Satışa sunulan her özel tasarım SuCo, yalnızca çevre dostu bir ürün olmanın ötesinde, aynı zamanda kız çocuklarının eğitimine katkı sunan anlamlı bir destek haline geliyor. Bu ürünlerden elde edilen gelirin bir bölümü, 10-18 yaş arasındaki kız çocuklarının temel ihtiyaçları ve eğitime erişimleri için Koruncuk Vakfı’na bağışlanacak.
Sizler de bu projeye destek vermek ve kız çocuklarının hayallerini gerçekleştirmelerine katkı sağlamak isterseniz bu linkten ürünleri satınalabilirsiniz.
Lafı uzatmadan bu tasarımların hikâyesine geçmek istiyorum:
SuCo ile Koruncuk Vakfı için 23 Nisan’da başlatacağınız bu özel proje nasıl doğdu? Projenin detaylarını anlatabilir misiniz?
Son senelerde önceliğim, sosyal sorumluluk konusunda daha aktif olmak ve gönüllü olarak vakıflarla çalışmaktı. Koruncuk Vakfı ile yaptığımız toplantı sonrasında, bu projemizi yine sürdürülebilir bir Türk markası olan SuCo ile birleştirmek hayaliyle yola çıktım.
SuCo’nun da benzer hedeflere sahip olduğu birçok sivil toplum kuruluşuyla ortak proje yürüttüğünü ve bu konuda hassas olduğunu biliyorum. Yaptığımız görüşmeler sonucu, projeye olumlu bakmalarının ardından birlikte kolları sıvadık.
23 Nisan için özel olarak tasarladığım SuCo mataraları satın alarak hem bilinçli tüketimi ve sürdürülebilir bir yaşamı teşvik edebilir hem de kız çocuklarının eğitimine katkıda bulunabilirsiniz.
Sizin bu projede yer almanızı sağlayan şey neydi? Sizi en çok ne heyecanlandırdı?
Konu kız çocuklarının okuması olunca ciddi bir sorumluluk hissettim üzerimde. Eğitim, şu an ülkemizin en çok üzerinde durması gereken konu. Her çocuğun eşit, mutlu ve güvenli bir dünyada büyümesi için el ele vermemiz gerektiğini ve üzerimize düşeni yapmamız gerektiğini düşünüyorum.
Bir diğer heyecanım ise yine bu önemli konuyu sürdürülebilir bir ürün üzerinde ifade edebilmem ve 2 farklı sosyal sorumluluk konusunu tek bir projede birleştirebilmek oldu.
Bu proje özelinde çalıştığınız tasarımlarınız ne anlatıyor? Sizin tasarımlarınızın arkasında genelde sıkı bir hikâye olur. Buradaki tasarımların hikâyelerini merak ediyorum.
23 Nisan, yaşımız kaç olursa olsun hala içimizdeki o çocuksu tarafı hatırlamamızı sağlayan ve coşkuyla kutlanılan en güzel bayram benim için. SuCo mataraların üzerine çalıştığım tasarım bu şekilde ortaya çıktı aslında. Saçları uçuşan içinde sevgi ve heyecan barındıran bir kız çocuğu hayal ettim. Belki bu içimdeki o çocuk Deniz’di aslında.
Sürdürülebilir bir ürün üzerinde sanat üretmek nasıl bir deneyimdi? Normalden farklı olarak nelere dikkat ettiniz?
Yaptığım tasarımın sadece estetik bir ifade olmaktan çıkıp daha büyük bir amaca hizmet ettiğini bilmek çok daha tatmin edici ve öğretici oldu benim için. Çevre bilinci, döngüsel ekonomi ve sosyal sorumluluk temaları ön plandaydı.
SuCo ile benim tasarımımın birleşmesi için sürdürülebilir sanat diyebiliriz. Verdiğimiz mesaj bir farkındalık aracı haline büründü. Bu da bizler için umut verici deneyim oldu.
Bu gibi projeler toplumsal konulara nasıl bir katkı sağlıyor? Bu projelerin önemi hakkındaki yorumunuzu öğrenebilir miyim?
Bence bu tür projeler, “Ben ne yapabilirim ki?” diyen herkese ilham veriyor. Küçük görünen bir adımın, aslında ne kadar güzel bir etki yaratabileceğini gösteriyor.
Tasarladığım bir görselin bir çocuğun hayatında umut olabileceğini bilmek, çizgilerimi çok daha anlamlı kılıyor. Bu bence çok kıymetli. Çünkü sanat sadece bir mesaj vermekle kalmıyor, aynı zamanda harekete de geçiriyor. Çocukların güvenli, eşit ve umut dolu bir dünyada büyüyebilmeleri için hepimize bir rol düşüyor. Sanat da burada çok güçlü bir araç. Görsellikle büyük bir meseleyi anlatabiliyor, kalplere ulaşabiliyor. Bu proje de işte tam olarak bunu yapıyor: Bir çocuğun eğitimine katkı sağlarken, bir yandan da daha sürdürülebilir bir yaşam için farkındalık yaratıyor.
Ben yazılarımı genelde güzel dileklerle tamamlıyorum. Ve inanılmaz bir şekilde bu dileklerim de bir süre sonra gerçekleşiyor Bu sefer sizden de bu proje özelinde güzel bir dilek rica edeyim. Bu sohbeti bu dilekle kapatalım, ne dersiniz?
Çocuklarımızın özgür ve demokratik bir ülkede, hayallerini gerçekleştirecekleri ve potansiyellerinin farkında olacakları bir yaşam sürmelerini diliyorum.
Ben de bu vesileyle Raptiye’ye, yani sevgili Deniz Hanım’a bize vakit ayırdığı için gönülden teşekkür ediyorum. Geleneği bozmayalım ve bir dilekle bitirelim: Dilerim ki her kız çocuğu, hayallerini gerçekleştirebileceği bir ortamda büyüsün; kendi değerini kendisi belirlesin ve tüm potansiyelini özgürce ortaya koyabilsin!
Kapak Fotoğrafı: Deniz Salaçin Erciyas
İlginizi çekebilir: Nuray İmre’den Prof. Dr. Hüsamettin Kocan ile: Hüsame Köklü Kadın Eğitim Merkezi Üzerine

Esra Saruhan 









Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!