Güzellik sektörü, bir yandan tüketim çılgınlığı ve büyük bir atık yığını oluşturduğunu düşündüğümüz bu dönemlerde, diğer yandan bir süredir daha sürdürülebilir bir güzellik anlayışının peşinde. Artık geleneksel içeriklerin ötesine geçiyor ve beklenmedik bir kaynağa yöneliyor: atıklar. Gıda endüstrisinin artık işe yaramaz olarak görülen yan ürünleri, çevre bilincine sahip ürünlere olan talebin artmasıyla birlikte yüksek performanslı cilt bakım içeriklerine dönüştürülüyor. 

Fotoğraf Kaynağı: cosmeticsdesign-europe.com

Son yıllarda güzellik dünyasında sıkça duyduğumuz kavramlardan biri: İleri dönüşüm (upcycling). Peki bu ne anlama geliyor? İleri dönüşüm, geri dönüşümden bir adım daha yaratıcı. Atık ya da artık olarak görülen bir materyal, daha yüksek değerli ve işlevsel bir ürüne dönüştürülüyor. Yani atıklar sadece geri kazandırılmakla kalmıyor, aynı zamanda katma değerli hale getiriliyor. Kahve telvesinden yüz peelingi, üzüm çekirdeğinden yaşlanma karşıtı serum… Bu sadece çevre dostu değil, aynı zamanda oldukça yenilikçi!

Günümüzde bir güzellik markasının çevre dostu olduğunu söylemesi yeterli değil; bu sözü tutması bekleniyor. Bu anlamda da sürdürülebilir güzellik sadece geri dönüştürülebilir ambalaj kullanmaktan ibaret olmaktan çıkıyor. Nasıl kaynak sağlandığı, formüllerin nasıl oluşturulduğu ve bilinçli tüketimi nasıl teşvik ettikleri de tüketici tarafında sorgulanıyor. 

pljpdp_01
Fotoğraf: kravebeauty.com

Dünyada her yıl tonlarca gıda atığı ve sanayi artığı çöpe gidiyor ancak bazı markalar bu “çöp” olarak görülen malzemeleri yüksek performanslı cilt bakım içeriklerine dönüştürüyor. Hem atık miktarı azalıyor hem de doğal kaynaklar korunuyor. Örneğin, KraveBeauty’nin yeni Plumptuous Lip Jelly ürünü, yüzde 55 oranında geri dönüştürülmüş içeriklerden oluşuyor ve Fransız erik çekirdeklerinden elde edilen erik yağı da bu içerikler arasında. Böylelikle yeni kaynakları sürekli olarak çıkarmak yerine, diğer sektörlerin yan ürünlerini yeniden değerlendirerek atığı ve çevresel etkiyi azaltmış oluyor.

upcircle_february-8_smaller
Fotoğraf: upcirclebeauty.com

UpCircle Beauty ise, formüllerinde zengin kaynaklı geri dönüştürülmüş içeriklere yer veriyor. Yaban mersini özü, chai baharatları ve papatya sapları da dahil olmak üzere 55’ten fazla gıda endüstrisi yan ürününü kullanıyor. En popüler ürünlerinden biri olan Kaolin Clay Face Mask, dünyanın en büyük zeytinyağı ihracatçılarından biri olan İspanya’nın Endülüs bölgesinden elde edilen organik, geri dönüştürülmüş zeytin çekirdeklerini içeriyor.

1_premiercru_lacreme_caudalie_packshot
Fotoğraf: en.caudalie.com

Fransız markası Caudalie, şarap üretiminde ortaya çıkan üzüm çekirdeği ve asma parçalarını cilt bakım ürünlerinde değerlendiriyor. En yeni projeleri ise parfümeri endüstrisinin artığı olan gül ağacı kalıntılarını yaşlanma karşıtı ürünlerinde kullanmak.

Tekstil ürünlerini üretirken plastikten ve zararlı kimyasallardan uzak, tamamen bitkisel boyama tekniği kullanan Aizome markası ise belki son yılların en büyük inovasyonlarından birini gerçekleştirerek ortaya çıkan edüstriyel atıkları cilt bakım ürününe dönüştüren ilk marka. Tamamen şifalı bitkilerden yapılan ve sentetik kimyasallar içermeyen bu endüstriyel yan ürün, kanıtlanmış antienflamatuar ve antibakteriyel faydaları olan doğal bileşikler içeriyor. Bağımsız laboratuvar testlerinde, topikal sağlık standartlarını karşılayarak AIZOME Wastecare™ cilt bakımı olarak sertifikalandırılmış.

31141322096720
Fotoğraf: aizome-textiles.com

Tüm bu gelişmelerden sonra görüyoruz ki, sürdürülebilirlik artık “biz doğa dostu bir markayız” demekle bitmiyor. Tüketicinin büyük bir kısmı, söz değil aksiyon beklerken markalar da somut işlerle ileri dönüşüm konusundaki kararlılıklarını kanıtlamaya çalışıyor.

Sürdürülebilir Ürün Arayışında Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Sürdürülebilir ve çevreye zararlı olmayan doğal içerik şeklinde pazarlanan ürünler sanıldığı kadar zararsız olmayabiliyor. Özellikle kullandığınız üründe esansiyel yağlar bulunuyorsa, doğal olmalarına karşın doğayı ve özellikle denizleri fazlasıyla kirletebiliyor. Kullanılan gerçekten doğal ve çevreye zararı olmayan içerikler ise üretim aşamalarında kirlilik yaratabiliyor. Burada içerik okumak ve tercih edilecek markanın formülleri ve üretim teknikleri ile ilgili bilgi almak önemli bir nokta oluyor. 

Türkiye’de Güzellik Sektörü Sürdürülebilirlik Konusunda Nerede? 

Türkiye’de güzellik sektörü sürdürülebilirlik konusunda henüz emekleme döneminde diyebiliriz ama umut ışığı da yok değil. Özellikle son birkaç yılda yerli markalar, içerik seçiminden ambalaj tercihlerine kadar daha çevreci adımlar atmaya başladı. Bitkisel ve doğal içeriklere yönelim artarken, yeniden doldurulabilir ambalaj sistemleri ve cam ambalaj kullanımı gibi sürdürülebilir uygulamalar da yavaş yavaş yaygınlaşıyor. 

soapy_co_milk_deodorant_520tl
Fotoğraf: soapycosmetics.com

Soapy Co. endüstriyel üretimin çevre üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak amacıyla üretim ve kargolama süreçlerini ZeroWaste (sıfır atık) kapsamında gerçekleştiriyor. Karbon ayak izini azaltan hammaddeleri de formüllerinde kullanmaya özen gösteriyorlar. Sürdürülebilir bir güzellik için cildimize ve gezegenimize toksik olduğu kanıtlanan kimyasal içerikleri de kullanmıyor.

Homemade Aromaterapi ise doğayı korumak adına atıklarını ayrı tutarak, doğru şekilde geri dönüştürüldüğünü takip ediyor. Üretim esnasında ortaya çıkan atık yağları ayrı bir şekilde biriktiriyor. Diğer yandan cam geri dönüşüm kampanyası ile müşterilerini de bu katkıya davet ediyor.

doga-icin
Fotoğraf: homemadearomaterapi.com

Antalya’dan doğan Talya Bitkisel ise kayısı çekirdeklerini atık olmaktan çıkararak yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmeyi hedefleyen bir projeyle kayısı çekirdeklerinden elde edilen yağ ve dört farklı mikron boyutunda peeling ürünü geliştirdi. Bu proje ile “Upcycle” kategorisinde birincilik ödülüne layık görülerek Türkiye’de ileri dönüşümün kozmetik sektöründe nasıl uygulanabileceğine dair önemli bir örnek oluşturuyor.

img_2475-3
Fotoğraf: www.instagram.com/irembektass/

Tüm bu girişimler aslında bizi “lüks” kavramını yeniden düşünmeye de teşvik ediyor. Güncel durumda kozmetik için bu kelime etik değerleri, çevreye saygıyı ve inovatif içerikleri ifade ediyor. İleri dönüşüm ise güzellik dünyasının en heyecan verici devrimlerinden biri olarak tam karşımızda duruyor. Makrodan mikroya inerken tüketiciler olarak bize basitçe bir krem kavanozunu takı kutusu, minik bir saksı ya da mumluk gibi kullanmak gibi basit eylemlerle ileri dönüşüme destek vermek düşüyor.

Kapak Fotoğrafı Kaynağı: femalemag.com.

İlginizi çekebilir: Gastro Magger’dan Atıklardan Atıştırmalıklara