Hiç şüphe yok ki Muslera, namıdiğer “Nando” ister Galtasaraylı olsun ister başka bir takımı tutsun hemen herkesin gönlünü kazanmış Türk futbolu için çok değerli isimlerden biri. Galatasaraylı olarak kaptanımıza özel bir köşe ayırmak istedim. Yalnızca bir kaleci olmanın ötesinde, sarsılmaz bir duruş… Florya’nın son kaptanına veda ederken onun kişiliğini, kariyerini, duruşunu inceleyelim. 

art-cimbom-galatasaray-kupabeyigalatasaray-muslera-ziraatturkiyekupasi-wallpaper
Fernando Muslera | Fotoğraf: Pinterest

Kendimi bildim bileli sarı-kırmızı renklerimizin altında görmeye aşina olduğum bu ismi, futbolla ilgilenen-ilgilenmeyen herkesin adını bildiğini tahmin ediyorum. Fernando Muslera’nın sahadaki duruşu kadar, saha dışındaki kimliği, karakteri ve özel hayatı da onu Galatasaray taraftarının ve tüm futbol camiasının gözünde eşsiz kılan detaylar arasında yer alıyor. Tam adıyla Néstor Fernando Muslera Micol, 16 Haziran 1986’da Arjantin’in canlı şehri Buenos Aires’te dünyaya gözlerini açsa da kökleri Uruguay’a uzanıyor. Ailesinin Uruguaylı olması sebebiyle bu ülkenin vatandaşlığını taşıması, futbol kariyerindeki tercihlerini de belirleyen önemli bir faktör olmuş. Futbola olan tutkusu daha çocuk yaşlarda filizlenen Muslera, ilk profesyonel adımlarını memleketi Uruguay’ın köklü kulüplerinden Montevideo Wanderers’ta attı. Kısa süreli Nacional macerasının ardından, sergilediği üstün yetenekle hızla Avrupa kulüplerinin radarına girdi ve bu da onu Galatasaray’a getiren yolculuğun başlangıcı oldu.

356084
Düğün | Fotoğraf: Pinterest

Muslera, sadece bir futbolcu olarak değil, aynı zamanda örnek bir aile babası olarak da tanınıyor. 2016 yılında Uruguaylı model Patricia Callero ile hayatını birleştiren Muslera’nın bu evlilikten üç çocuğu dünyaya geldi. Sosyal medya paylaşımlarında ve kamuoyundaki duruşunda ailesine olan derin bağlılığını her fırsatta sergileyen Muslera, futbolun getirdiği şöhrete rağmen her zaman mütevazı yaşam tarzını benimsedi. Aile odaklı yapısıyla sadece kendi taraftarlarının değil, geniş kitlelerin takdirini kazandı. Galatasaray’a ilk geldiği andan itibaren gösterdiği adaptasyon süreci ve kulübe olan bağlılığıyla o, kısa sürede “yabancı” olmaktan çıktı, “aileden biri” haline geldi. Bu durum, onun sadece sahadaki performansıyla değil, kişisel değerleriyle de ne denli büyük bir etki bıraktığının en güçlü göstergesi oldu. Galatasaray için verdiği son röportajda da bahsettiği gibi kolundaki “Türk bayrağı” dövemsiyle, ülkemizi ikinci evi olarak gördüğü sözleriyle içimizden biri. Muslera, sadece Galatasaraylı değil, Türkiye’nin kalecisi…

arkadaslar-muslera-icin-bir-takip-begeni-bunlari-bulamzsiniz-bu-yuzden-begenin
Muslera Ailesi | Fotoğraf: Pinterest

Muslera’nın kariyerinde belki de en dokunaklı anlardan biri, 2020 yılında Rizespor maçında yaşadığı ve parmaklarının kırılmasıyla sonuçlanan talihsiz sakatlıktı. Bu zorlu dönemde eşi Patricia Callero’nun yaptığı anlamlı jest, Muslera’nın sadece bir futbolcu değil, aynı zamanda derin bir aile bağının ve aidiyetin temsilcisi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Patricia, eşinin iyileşme sürecinde ona destek olmak ve moral vermek amacıyla, özel olarak bir eldiven dikti. Bu eldiven, sadece fiziksel bir koruyucu olmanın ötesine geçti; sevginin, dayanışmanın ve aile olmanın en saf halinin bir sembolüne dönüştü. Bu olay, o dönemki Galatasaray giyim sponsorunun dahi ilgisini çekerek üretimde yeniliğe sürükledi.

fernando-muslera-patricia-callero%e2%9d%a4_%f0%9f%94%a5%f0%9f%92%9b%e2%9d%a4
Bayrak Dövmesi | Fotoğraf: Pinterest

Muslera, Galatasaray camiası için de sadece bir kaleci değil; bir abi, bir baba, bir kaptan gibi oldu. Takım arkadaşlarına her zaman kol kanat geren, genç oyunculara akıl hocalığı yapan ve zor zamanlarda takımın moralini yüksek tutan bir figür oldu. Tıpkı eşinin ona diktiği eldiven gibi, Muslera da Galatasaray’a ve taraftarlarına bir nevi koruyucu eldiven oldu; onları sıkıntılardan, zorluklardan ve mağlubiyetlerden korumaya çalıştı. Bu karşılıklı aidiyet ve sevgi, onun “aileden biri” olarak anılmasının en büyük nedenlerinden biriydi.

1-383
Şampiyonluk | Fotoğraf: Pinterest

Bir Efsane Olmaya Giden Yol

Bütün kariyerini detaylıca anlatmaya sayfalar yetmese de Fernando Muslera’nın kariyer yolculuğu, Uruguay’dan Avrupa’ya, oradan da Galatasaray’ın efsanevi kalesine uzanan destansı bir serüven. İlk adımlarını Montevideo Wanderers ve Nacional’da atan Muslera, 2007’de Lazio’ya transfer oldu. İlk zamanlardaki zorluklara rağmen, 2009 Coppa Italia finalinde penaltı kurtarışlarıyla takımını zafere taşıdı ve Lazio’nun birinci kalecisi oldu. Bu performansıyla IFFHS tarafından 2010’un en iyi yedinci kalecisi seçildi.

2-312
Fernando Muslera | Fotoğraf: Pinterest

2011 yazında 6.750.000 euro bonservis bedeliyle Galatasaray’a transfer olan Muslera, kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu. Galatasaray formasıyla ilk sezonunda 8 deplasman maçında gol yememe serisi yakaladı. 8 Nisan 2012’de Manisaspor’a karşı penaltıdan attığı golle kariyerindeki ilk golünü kaydetti ve Galatasaray tarihinde penaltı golü atan ikinci kaleci oldu. Aynı maçta 19 maçla normal ligde gol yememe rekorunu kırarak tarihe geçti. Galatasaray’daki ilk sezonunda şampiyonluk yaşayan Muslera, 2012-13 sezonunda da Süper Kupa zaferiyle başladı. Şampiyonlar Ligi’nde Nani’nin penaltısını kurtararak tüm Avrupa’nın dikkatini çekti ve sezon sonunda ikinci kez şampiyonluk sevinci yaşadı.

3-293
Şampiyonluk | Fotoğraf: Pinterest

2020’deki ciddi sakatlığına rağmen, 2021 Ocak ayında sahaya dönen Muslera, Arda Turan’ın kaptanlık pazubandını devretmesiyle sezona kaptan olarak başladı. Lig tarihinde üst üste 10. sezonuna ulaşarak ve tek bir takımla 300 Süper Lig maçına çıkan ilk yabancı futbolcu olarak rekorlara imza attı. 2021’de sözleşmesini uzatması ve maaşında indirime gitmesi, kulübe olan bağlılığının somut bir kanıtıydı.

thumbs_b_c_d54040cf6f824b241167370e0b8ecd0a
25. Şampiyonluk | Fotoğraf: Anadolu Ajansı

Fernando Muslera, 24 Mayıs 2025’te Konyaspor maçında Galatasaray formasıyla Süper Lig’de en çok forma giyen futbolcu unvanını Bülent Korkmaz’ı geride bırakarak kulüp tarihine adını kazıdı. Son olarak, 18 Mayıs 2025’te Kayserispor’a karşı kariyerindeki 2. penaltı golünü atarak ve 2024-25 sezonunda yeni bir şampiyonlukla ‘Türk Futbolunda En Fazla Kupa Kazanan Yabancı Futbolcu’ ünvanını kazanarak jübile yapmanın eşiğine geldi.

30 Mayıs 2025’te, İstanbul Başakşehir maçının Galatasaray’daki son maçı olacağını açıklayan Muslera, 14 yıllık eşsiz kariyerine ve Galatasaray efsanesine noktayı koyuyor. Onun vedası, sadece bir kalecinin ayrılığı değil, bir devrin kapanışı, bir efsanenin uğurlanışı ve Türk futbolu için unutulmaz bir mirasın tescili anlamını taşıyor.

ekran-resmi-2025-05-30-19-34-34
Fernando Muslera | Fotoğraf: Gündem Artvin

Bir Efsaneyi Uğurlarken

Onun ışığını Florya’nın çimlerine Temmuz 2011’de genç bir delikanlı olarak adım attığında, böylesine büyük bir hikâye yazacağını tahmin eden tek bir isim vardı: Fatih Terim.

4-235
Fatih Terim | Fotoğraf: Pinterest

Fatih Terim, Muslera için kaleme aldığı veda satırlarında bir hocadan çok daha fazlası olarak konuştu. Onu “evlat” diye anarken, Muslera’nın sadece bir futbolcu değil, Galatasaray ruhunun yaşayan temsilcisi olduğunu vurguladı. “Torunlarımın idolü oldun,” dediği yerde, aslında Muslera’nın sadece saha içindeki başarılarıyla değil, duruşuyla, karakteriyle nasıl bir rol model olduğunu da anlatıyordu.

On dört yıl. Dile kolay. Bir futbolcu için belki birkaç sezonluk başarılar yeterlidir anılarda kalmaya. Ama Muslera, Florya’nın ilk gününden itibaren sadece maç kazandırmadı; gönüller kazandı. Şampiyonluklar, kurtarışlar, kaptanlık bandı… Tüm bunlar bir yana, esas kalıcı olan şey, onun Galatasaray ailesine kattığı samimiyet, sadakat ve sevgi oldu. Fatih Terim’in dediği gibi, “Sevgi tüm mesafeleri eritir.” Ve Muslera, bu sevgiyi hem sahada hem saha dışında defalarca kez gösterdi.

gs
Veda | Fotoğraf: Pinterest

Bugün Fernando Muslera’ya veda ediyoruz ama onun Galatasaray tarihindeki yeri silinmeyecek. 120 yıllık koca bir çınarın gövdesine kazınmış ismi, nice kuşaklara ilham verecek. Florya’daki ilk kaptandan son kaptana uzanan çizgide, onun adı artık bir kilometre taşıdır. Yeni hayatında atacağın her adımda bu büyük ailenin sevgisini yanında hissedeceksin, Muslera. Her şey için teşekkürler. Yolun açık, kalbin bizimle olsun. Sen beş yıldızlı Galatasaray’ın beş yıldızlı gururusun. O yıldızların en büyük mimarlarından biri olarak, adın hep altın harflerle yazılacak.

Kapak Fotoğrafı: Fernando Muslera

İlginizi çekebilir: Beyza Nur Aydın’dan Moda ve Sporun Birleşim Noktası