Güney İtalya Kıyı Şeridi: Hayatı Akışına Bıraktıran Bir Yaz Rotası
Sabah alarmlarımızı, hiçbir zaman sonu gelmeyen “mutlaka yapılması gerekenler” listemizi bir kenara koyarsak, tatilimizden geriye ne kalır? Birçok destinasyon için bu sorunun cevabı “hiçbir şey” olabilir. Fakat kahkahalar eşliğinde içtiğiniz için sizi uyandıracak günün ilk kahvesi, duyduğunuz yorumlardansa sokağın başındaki kokuya güvenip deneyeceğiniz enfes yemek, haritayı kapatıp dalga seslerini dinleyerek bulacağınız o sahil, gerçek! Çünkü Güney İtalya, planlara değil; hayata güvenmemiz gerektiğini bize hatırlatıyor. Siz yalnızca yanınıza Silver Logolu Mastercard’ınızı alın, gerisini Akdeniz’in kavurucu güneşine, Güney İtalya’nın tuzlu rüzgârlarına bırakın.

Amerikalı yemek yazarı Matt Goulding, “Palermo’ya gereğinden fazla sert bir espresso içip enfes bir deniz ürünlü makarna yemek için gelir, bir sokağa yalnızca yasemin koktuğu için girersin.” diyor. İşte, bizim için de Güney İtalya tam olarak bu demek. Sonuçta Mastercard’ın fırsatlar dünyasıyla hayatı akışına bırakabilecek kadar ayrıcalıklıyız! Bir elimizde 150$ ve üzeri yurt dışı duty free harcamalarımızda geçerli %15 indirim, diğer elimizde ise 150$ ve üzeri yurt dışı restoran harcamalarımızda geçerli bir başka %15 indirim var. Biz, hayatın tadını çıkarmak üzere Güney İtalya’nın kıyı şeridinde yolculuğa çıkıyoruz. Geliyor musunuz?
Güney İtalya Rehberi
Amalfi Kıyıları

Tabii ki söz konusu Güney İtalya olduğunda kıyı şeridinin en popüler noktası Amalfi’ye uğramadan dönmüyoruz. Amalfi Kıyıları’na geldiğiniz zaman tekne kiralayarak bölgenin gizli koylarını ziyaret edebilir, sahilde gezinebilirsiniz. 9. yüzyıldan kalma Arap – Norman ve Barok mimarisinin muhteşem bir karışımını sunan Duomo di Amalfi’yi ziyaret edin ve mutlaka Amalfi Pastası olarak bilinen Sfogliatella’yı tadın.
Polignano a Mare

Güney İtalya’nın belki de en meşhur noktalarından birine gidiyoruz: Polignano a Mare! Burası o kadar büyülü bir yer ki sanki her detayı İtalya’nın en ikonik özelliklerini taşıyor gibi hissediyoruz. Buraya geldiğinizde, mutlaka kayalıkların arasına saklanan meşhur koyuna gitmeli; bütün gününüzü denizin kenarında dinlenerek geçirmelisiniz. Akşam vakti geldiğinde ise belki de İtalya’nın en meşhur restoranlarından biri olan Grotta Palazzese‘ye gidebilirsiniz. Üstelik, bu restoranın tadım menüleri farklı beslenme türlerini de kapsayacak şekilde çeşitli bir şekilde hazırlanıyor. Polignano a Mare ziyaretinizde taze midye ile hazırlanan Spaghetti con le cozze yemeyi de atlamayın.
Termoli

Şimdi de Travel + Leisure dergisinin İtalya’daki hak ettiği değeri görmediğini düşündüğü bir bölgesine doğru gidiyoruz: Termoli. Balıkçı kasabasının surların içinde, denizin ise dışarıda kaldığı bu kasaba, alışılmışın dışında bir deneyim sunuyor. Adriyatik Denizi’nin kıyısında kalan bu Orta Çağ’dan kalma balıkçı kasabası, alternatif destinasyonların peşine düşmeyi sevenlere hitap ediyor. Bu bölgenin meşhur balık çorbalarından Brodetto alla Termolese’yi mutlaka tatmalısınız.
Tropea

Gelelim, çizmenin burnuna; Kalabriya bölgesinde, Tiren Denizi’nin kıyılarında, Tropea’dayız! Muhteşem manzaraları ile büyüleyici bir romantizm sunan Tropea; dar sokakları ve beyaz kumlu plajlarıyla ünlü. Bu şehre geldiğinizde mutlaka bütün gününüzü plajlarda geçirmeli, akşamüstü dar taş sokaklarda bir gezintiye çıkmalısınız. Kasabanın simgelerinden biri olan, deniz kenarındaki kayalık üzerinde yer alan orta çağ manastırını ise mutlaka uzaktan seyretmelisiniz. Ayrıca Fileja Tropeana yemeniz gerektiğini de söyleyeleyim. Bölgenin en meşhur malzemesi olan “Tropea Kırmızı Soğanı” ile hazırlanan bu makarna, tasteatlas’ın da önerileri arasında yer alıyor.
Cefalù

Ana karadan ayrılıyor, soluğu Sicilya’da alıyoruz! Arap ve Norman etkisiyle şekillenen mimarisi, diğer birçok şehirden ayrılan kendine özgü diyalekti ile belki de İtalya’nın en otantik bölgelerinden birindeyiz. Sicilya’nın kuzey kıyısında yer alan bu bölge ile ilgili size bir sözümüz var: Kendinizi eski bir filmin başrolünde gibi hissedeceksiniz! Kasabanın simgesi olan La Rocca adı verilen büyük kayalıkta tırmanış yaparak unutulmaz manzaralara şahit olabilir, bütün günü adanın yerli halkı ile plajlarda geçirebilirsiniz. UNESCO Dünya Mirası Listesi tarafından korunan Duomo di Cefalù’yu ziyaret ettikten sonra burada mutlaka Pasta con le Sarde yemeli, Arancini di riso tatmalısınız. Kasabanın sokaklarında yürürken ise elinize çıtır çıtır Cannoli almayı unutmayın!
Güney İtalya’nın ruhunu yavaşça yakaladığınız seyahatleriniz boyunca Türkiye’den aldığınız Silver Logolu Mastercard’ınızı mutlaka yanınızda taşıyın. Çünkü Silver Logolu Mastercard’ın sunduğu fırsatlar kapsamında yurt dışındaki restoran ve kafelerde en az 150$ tutarındaki tek seferlik harcamalarınızda %15 oranında indirimden faydalanabilirsiniz.
Ayrıcalıklı bir şekilde hayatı akışına bırakıp gezmeye devam etmek üzere!
Kapak Fotoğrafı: Freysteinn G. Jonsson – unsplash.com
İlginizi çekebilir: Wander Magger’dan Avrupa Adaları

Wander Magger

İlk yorumu siz yazın!