Funda Karayel’in Rota Bilinmez adlı kitabı, birer geçiş noktası olmaktan çok, birer varoluş durağına dönüşen havalimanları üzerinden çağdaş bireyin aidiyet, yabancılaşma, özlem, kaçış ve dönüşüm temalarını incelikli ve duyarlı bir anlatımla örüyor. Deneme ve öykü arasında salınan bu metinler, kimi zaman bir günce kadar kişisel, kimi zamansa bir sosyolog not defteri kadar gözlemci. Ama en önemlisi bu kitap, bavuldan daha ağır bir iç dünyası olanlara hitap ediyor.

Fotoğraf: Funda Karayel

Karayel’in anlatıcısı, tıpkı bir Walter Benjamin flâneur’ü gibi havalimanı koridorlarında gezinirken sadece yolcuları gözlemlemiyor; kendi kırılmalarını, kaçışlarını ve defalarca iptal edilen iç hat seferlerini de yeniden tarifliyor. İstanbul Havalimanı onun için bir tür modern “gizli sığınak”; kaybolma haberleri bile artık polise sıradan gelmiş. Hatta bir polis, “Bazen sadece birileri gelip seni arasın diye kaçıyorsun herhalde,” diyerek okurun yüzünde minik bir gülümseme bırakıyor. Cevap mı? Belirsiz. Zaten kitabın güzelliği de orada: Cevaplarda değil, soruların etrafında dolaşırken açılan yeni manzaralarda.

Fotoğraf: Ebru Yılmaz

Karayel’in anlatımında en dikkat çeken unsurlardan biri, sıradan olayların içinden evrensel ve felsefi sorular çıkarma becerisi. Zagreb Havalimanı’nda bir yabancının yardımseverliğiyle yaşanan empati, Sicilya’daki çelişkili bir sohbetin ardındaki aidiyet krizi, Panama’da çocukluğa açılan bir cips paketi ya da Cannes Film Festivali dönüşü “Altın Palmiye”nin bile getiremediği iç huzursuzluk… ya da kitabın en tatlı bölümlerinden Panama Havalimanı’ndaki ayıcık şekerli karşılaşma. İki yabancı kadının birbirine cips ve şeker ikram ederek çocukluklarına doğru sessizce yolculuk etmesi, neredeyse bir “uçuş öncesi regresyon terapisi.” Öyle ki, anlatıcı bir noktada, “cips paketimin hışırtısı, ellerimin yağlı hissi ve ikram arabasının gelişiyle Panama’dan değil çocukluğumdan ayrılıyordum” diyecek kadar net bir dönüşüm yaşıyor. Bu sahneler, Karayel’in anlatım gücünü samimiyetle mizah arasında kurduğu dengede kanıtlıyor. Tüm bu anekdotlar, kişisel gibi görünen bir anlatının kolektif hafızaya açılmasını sağlıyor.

Fotoğraf: Ebru Yılmaz

Nietzsche, “Hayat bir sanattır” derken, yaşamın estetik bir bilinçle kurgulanması gerektiğine dikkat çeker. Karayel’in metinleri de tam olarak bu anlayışla yazılmış: Her öykü, bir yaşam kesitini sadece anlatmakla kalmıyor; onu estetikle, felsefeyle, edebiyatla, bazen de ironik bir tebessümle donatıyor. Sicilya Havalimanı’ndaki başka bir kadının “minimal yaşam” hakkındaki nutku, elindeki viski matarası ve altı bavulla birlikte öyle sevimli bir çelişki oluşturuyor ki, Karayel sadece gözlem yapmıyor, ince bir mizah duygusuyla her karakterin içine bir eleştiri kırıntısı yerleştiriyor. Camus’nün “gerçek hüzün” tanımı tam burada devreye giriyor: Yüzlerdeki maskeler, havalimanı oturma alanlarına serilmiş küçük hayat metaforları…

Fotoğraf: Ebru Yılmaz

Kitabın güçlü yanlarından biri de anlatıcının kırılganlıkla kurduğu barış. Her anlatı, yalnızca dışsal bir gözlem değil, aynı zamanda içsel bir yaraya dönüşüyor. Seul Havalimanı’nda yaşanan bir aşkı, Zürih’te çöpe atılan bir senaryoyu ya da Viyana’da sessizlikle kurulan bir dostluğu anlatırken, Karayel aslında her okuyucunun kendi “kaybolduğu” havalimanını da tarif ediyor. Bu anlamda kitap, yalnızca yazarın yolculuğu değil; okuyucunun da kendi iç yolculuğuna bir çağrı.

Fotoğraf: Ebru Yılmaz

Rota Bilinmez, uçak bileti olan herkesin okuyabileceği bir seyahat kitabı değil; daha çok, kendine bir yön arayanların, “ev” duygusunu yalnızca bir mekânda değil, bazen bir bakışta, bazen bir yabancının sessizliğinde bulabileceğini fark edenlerin kitabı. Her havalimanı öyküsünün sonunda, sadece bir uçuş değil, bir içsel sıçrama da gerçekleşiyor.

Fotoğraf: Ebru Yılmaz

Sonuç olarak, Funda Karayel’in Rota Bilinmezi, hem anlatım diliyle hem de düşünsel zenginliğiyle özgün bir okuma deneyimi ve yolculuk vadediyor. Kitap, her okuyucusunu bir terminalde karşılayıp, bilinmez bir rotaya uğurluyor; dönüş biletini ise kendimizde aramak zorundayız.

Kapak Fotoğrafı: Funda Karayel – Rota Bilinmez

İlginizi çekebilir: Zülal Yılmaz’dan Faust’un Sonsuz Arayışı: Karakterin Zaaflarından Hayata Doğru Bakış