ENKA Sanat: Müzik ve Tiyatronun Birlikteliğinden Çok Daha Fazlası
ENKA Sanat, tiyatro ile müziğin keyifili birlikteliğine kaldığı yerden devam ediyor. Hatta bu kez bir basamak daha yukarı çıkartıyor, bu birlikteliğe söyleşi, anlatılar ve belgeselleri de ortak ediyor. Bize de, 17 Şubat-28 Nisan tarihleri arasında konserler, oyunlar ve sohbetlerle en önde yerimizi almak düşüyor.

Sanat denilince hep bir adım öne çıkan ENKA Sanat, baharı oyunlar, konserler, dinletiler ve belgesellerle dolu dolu karşılamaya hazırlanıyor. 17 Şubat’ta başlayacak programda tiyatro, müzik, panel, sohbet.. sanat dair her şey sahneye taşınıyor. 28 Nisan’a kadar hepimiz 30’u aşkın sanatçıyla ENKA Oditoryumunda renkli bir yolculuğa davetliyiz. O zaman bu daveti fazla bekletmeyelim, gelin programın üzerinden birlikte geçelim.
ENKA Sanat Baharı 2026
Bir Hikaye, Bir Türkü-Yekta Kopan & Çoşkun Karademir
17 Şubat Salı, 20.30
Yazan: Özlem Belkıs
Söyleşen: Yekta Kopan Çalan ve Söyleyen: Coşkun Karademir
Böyle bir programa çok yakışacak bir buluşmayla açılış gerçekleşecek. Sanata ve edebiyata tutkusuyla hayran olduğum Yekta Kopan, Anadolu’nun sazını, sözünü dünya sahnelerine taşımış müzisyen Coşkun Karademir ile bir araya gelecek ve ortak hafızamız yeniden can bulacak. Özlem Belkıs’ın kaleminde sanatı, edebiyatı ve müziği aynı potada sunduğu ve türkülerin, deyişlerin ve ezgilerin izinde ilerleyen, umut ve dostluk dolu bu söyleşi-konserde onlarla birlikte söylemeye hazır olun.
Mahsus Mahal: Ruhi Su’ya Saygı- Güvenç Dağüstün & Eylem Pelit ve Derya Alabora
24 Şubat Salı, 20.30
Vokal: Güvenç Dağüstün Bas gitar: Eylem Pelit Anlatıcı: Derya Alabora
Ruhi Su’nun sanatsal, kültürel ve insani mirasına güçlü isimlerle hep birlikte sahip çıkacağız. Güvenç Dağüstün eserleri opera kökenli derinlikle seslendirirken; bas gitarist ve besteci Eylem Pelit, tüm müzikal düzenlemelerini üstlendiği eserleri ilk kez sadece elektrik bas eşliğinde sahneye taşıyacak. Ruhi Su’nun oğlu Ilgın Su’nun katkılarıyla özel olarak hazırladığı eserlerin hikâyeleri Derya Alabora’nın sözü ve sesiyle içimize işleyecek. Ekrana gelecek belgeler ise bu anlatıyı görsel bir hafıza katmanıyla tamamlayacak. Sizce de günümüz deyimiyle “ efsane” bir deneyim olmayacak mı?
En Sevdiğinden Başla, Tiyatro Hemhal
26 Şubat Perşembe, 20.30
Yazan: Selen Örcan, Hakan Emre Ünal, Nezaket Erden Yönetmen: Hakan Emre Ünal
Oynayanlar: Barkın Sarp, Elif Aydın, Hakan Emre Ünal, Mert Yılmaz Yıldırım, Nezaket Erden, Sudem Tiryakigil
Tiyatro denince bende her zaman özel bir yeri olan Nezaket Erden ve Hakan Emre Ünal, sahnede ilk kez birlikte oynadığı muhteşem bir oyunla bizi karşılıyor. Sahnede iki genç sanatçı var; hayata, birbirlerine ve kendilerine karşı verdikleri mücadeleyi anlatırken ilişkiler konusunu da masaya yatırıyorlar. Beraberinde yaratma, üretme çabalarında seçimlere dair yüzleşmeler bu ilişkinin baş köşesine oturuyor. Oyunun sonunda sadece sorgulamalarınız değil başarılı bir ekibin oyunculuğu ve uyumuna alkışınız da devam edecek.
Şebbaz, Tiyatro Hayali

3 Mart Salı, 20.30
Yazan: Ahmet Sami Özbudak Yönetmn: Emrah Eren
Oynayanlar: Erdem Akakçe & Fatih Koyunoğlu Hayali: Aytek Önal
Ne sahnelerse güzel sahneler dediğim Tiyatro Hayali, son oyunu Şebbaz’la da yine geleneği bozmayacağa benziyor. Her şey dönemin nüfuzlu isimlerinden Muhterem Bey’in torununun sünnet töreninde, yıllardır küs olan iki şebbaz Turna ile Mehmet’in imzasını taşıyan “Ejderha ve Balık” oyununun sahnelenmesiyle başlıyor. Ortaya bir takım sırlar çıkıyor, kaçış başlıyor ve sonrasında buyrun cenaze namazına! Bakalım şebbazımızı oyun sonunda neler bekliyor.
Sesler, Salih Bademci
10 Mart Salı, 20.30
Yazan: Kerem Kurdoğlu, Yönetmen: Mehmet Birkiye
Oynayan: Salih Bademci
Sesler, bizim pusulamız olsun, gelin hep birlikte kendi iç yolculuğumuza çıkalım. Kendi sesimizi duyalım, duygularımızı anlamlandıralım. Sesin hafızamızda bıraktığı izleri takip edelim, geçmiş, şimdi ve gelecek ekseninde ağlamak, gülmek susmak gibi tüm insani duyguları Salih Bademci’nin anlatımıyla hep birlikte yaşayalım. O zaman, böyle bir yolcuğa var mısınız sorumuzun cevabı belli: Buyrun Sesler’e.
Jan Dark’ın Öteki Ölümü, Tiyatroadam
24 Mart Salı, 20.30
Yazan: Stefan Tsanev, Yöneten: Deniz Özmen
Oynayanlar: Berk Yaygın, Deniz Özmen, Pelin Abay
Bu sezon ismini sıklıkla duyduğumuz bu oyunla hep birlikte Fransa’ya, 1431 yılına gideceğiz. Tanrı’nın Fransız halkına gönderdiği Kutsal Bakire Jan Dark, İngilizlerle kahramanca savaşmış, fakat gel gör ki kimselere yaranamamıştır. Yakılmadan önceki gece zindanda Jan Dark’ın iki ziyaretçisi vardır: Ezber bozan, sıra dışı bir Tanrı ve onu yakacak olan cellat… Biri onu söylediklerini ve yaptıklarını inkâr ederek kurtulmaya, diğeri söylediklerinin arkasında durarak ölmeye teşvik eder. Oyun sonunda, ya hiçbir şey ve hiç kimse göründüğü gibi değilse?
Ferhangi Bir Yaşam

27 Mart Cuma, 20.30
Yönetmen: Selçuk Metin Yapımcı: Porte Film Senaryo: Zeynep Miraç
Görüntü Yönetmeni: Emre Okur Müzik: Cem Öget Seslendiren: Nihal Yalçın
Dünya Tiyatro Gününe işte böyle bir belgesel yakışır! Büyük usta Ferhan Şensoy’un tiyatro anlayışına olduğu kadar karakterine, dünya görüşüne ve yazar kimliğine odaklanan belgeselde tiyatroya adanmışlığının altı çiziliyor. Onu farklı kılan unsurlar, çocukluğundan başlayarak özellikle Galatasaray Lisesi’nde şekillenen kişiliğini, Fransa ve Kanada deneyimlerinin ardından Türkiye’ye dönüp hayalindeki oyunları sahneye koymasını, yepyeni bir üslup geliştirmesi, Nöbetçi Tiyatro ile yeni oyuncular yetiştirmesini, kaleme aldığı oyunları, kitapları, sonraki kuşaklarda bıraktığı izleri belgeselde gözleriniz dolarak izleyeceksiniz. Sonunda da benim gibi’ iyi ki bu sahnelerden Ferhan Şensoy geçmiş’ diyeceksiniz.
FORA, Luz Creative
30 Mart Pazartesi, 20.30
Yazan: Hikmet Hükümenoğlu Yöneten: Mert Öner
Oynayanlar: Aslı İnandık, Eray Karadeniz, Kubilay Aka, Şenay Gürler, Şerif Erol, Şükran Ovalı
Edebiyatın güçlü kalemlerinden Hikmet Hükümenoğlu’nun ilk defa yazdığı tiyatro oyunu Fora ile aile bağlarına ve kuşak çatışmasına hiç düşmeyen bir tempoyla sahne üzerinden bakacağız. Bildiğimiz tiyatro oyunlarından farklı olarak, hikaye anlatıcılığına dayanan rejisiyle, sahne ve seyirci arasındaki mesafe ortadan kalkacak. Tüm gerilim ve çözülmelere bizzat şahit yazılacağız. Üstüne de tanıdık çatışmalardan evrensel temalar çerçevesinde nasibimizi almak da cabası olacak.
9/8’lik Kıyamet, Mek’an Sahne
1 Nisan Çarşamba, 20.30
Yazan: Şâmil Yılmaz, Yöneten: Sezen Keser
Oynayan: Oğulcan Arman Uslu
ENKA Sanat programının yıldızı olacak 9/8’lik Kıyamet, yakın gelecekte, iklim krizinin vurduğu bir dünyada geçiyor. Yeni göçebe topluluk Parazitler’in hikâye anlatıcılarından Diyar, her akşam ateş başında toplanan topluluğa darbukası eşliğinde kıyametin ilk günlerini aktaracak. İstanbul’daki açlık, isyan ve yangınlar var, hikayenin merkezinde de açlık. Diyar’la birlikte sevinecek, umutlanacak, kaçacak, ağlayacak ve sonunda hepimiz aynı soruya cevap bulmaya çalışacağız: “Dünya elimizden kayıp giderken biz kimin elini tutacak, kimlerle yan yana yürüyeceğiz?
Alacakaranlıktan Işığa / İki Piyano Resitali-Emre Elivar & Başar Can Kıvrak

7 Nisan Salı, 20.30
Piyano: Emre Elivar Piyano Başar Can Kıvrak
Tiyatro oyunlarına müzikle ara veriyoruz ama bu ara çok özel olacak çünkü sahnede iki piyanolu bir klasik müzik şöleni var. Brahms’ın yoğun, dramatik dokusuyla açılacak program, romantizmin alacakaranlığından yola çıkarak Ravel’in renklerle parlayan empresyonist dünyasına uzanacak. İki piyano için Sonat, Alman romantizminin tutkulu ve felsefi ruhunu, geniş form anlayışını ve zengin kontrpuntal işçiliğini yansıtırken; Ravel’in Rapsodie espagnole’u İspanyol ezgilerinin ritmik coşkusunu Fransız zarafetiyle buluşturacak. Bizim de müzik keyfimiz doruğa ulaşacak.
Büyük Buluşma-Veriko Tchumburidze & Esen Kivrak & Öykü Canpolat & Dorukhan Doruk & Gökhan Aybulus
14 Nisan Salı, 20.30
Keman: Veriko Tchumburıdze Keman: Esen Kıvrak Viyola: Öykü Canpolat Çello: Dorukhan Doruk Piyano: Gökhan Aybulus
Klasik müzik dünyasının önde gelen beş değerli sanatçısı ilk kez aynı sahnede bir araya gelince adı üstünde gerçekten büyük bir buluşma gerçekleşecek. Bu çok özel gecede, oda müziği repertuvarının zirvesinde yer alan iki büyük eser, Johannes Brahms ve Antonín Dvořák’ın piyanolu beşlileri seslendirilecek. Her iki yapıt da gerek duygusal yoğunlukları gerekse yapısal zenginlikleriyle hem yorumculara hem de biz dinleyicilere unutulmaz bir müzikal deneyim sunacak. Bu buluşmaya kayıtsız kalmamak gerek.
Elma, Labrador, Çimen, Tiyatro İN
28 Nisan Salı, 20.30
Yazan: Matthew Seager Yöneten: Onur Ünsal
Oynayanlar: Engin Hepileri, Nergis Öztürk
ENKA Sanat programının kapanışı da alkışlarımızı sonuna kadar hak eden bir oyunla yapılıyor. Evli bir çiftin başına gelen sağlık problemiyle değişen ama her geçen gün birbirlerine kenetlendiği ilişkilerini bize anlatacak. Hatırlamanın ve unutmanın sınırında, birlikte yaşlanmanın incelikleri, hafızanın kırılganlığı ve aşkın kalıcılığında bir ömür boyu süren sevginin gücünü bizler de iliklerimize kadar hissedeceğiz. Bu his, oyundan sonra bile uzun bir süre bizimle olacak.
ENKA Sanat’ın etkinlikleri bunlarla sınırlı değil elbet. Genç yetenekleri dinleyeceğimiz Gala Konseri, Bir Dönemin Üstünden Türk Tiyatrosunu Okumak başlıklı panel, 23 Nisan’a özel Mitolojik Hikayeler kukla çocuk gösterisi de programın bir başka güzel etkinlikleri arasında.
Sanat uzun, hayat kısa ise, ENKA Sanat’ın programını hemen takvime işlemek yakışır. O zaman, müzik, edebiyat, tiyatro, belgeselle işlenmiş yoğun sanat yolculuğu için şimdiden hazırlığa başlamak, pusulamızı sanat ve istikametimizi ENKA oditoryumuna çevirmek gerek. Sonunda beğenimize hitap edecek çok fazla seçenek var çünkü. İyi seyirler, iyi eğlenceler!
*ENKA Sanat’ın programına buradan ulaşabilirsiniz.
Kapak Fotoğrafı: ENKA Sanat
İlginizi çekebilir: Eda Geven’den Gurur ve Önyargı* (*gibi bir şey)

Eda Geven 














Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!