theMagger.com’da Odea ile Yatırım köşemizi Ekonomist Dr. Emrah Ahi’ye bırakıyoruz: Finansal piyasalar her gün milyonlarca veri, haber ve beklenti arasından tek bir şey üretir; fiyat. Ama bu fiyat çoğu zaman sadece bilançolardan, faiz oranlarından veya makro verilerden ibaret değildir; aynı zamanda kollektif insan psikolojisinin, korkuların ve coşkuların bir yansımasıdır. Bir gün “faiz indirimi beklentisi” hisse senetlerini coştururken, başka bir gün aynı beklenti “ekonomi yavaşlıyor mu?” endişesiyle satış getirebilir. Bazen kötü veri iyi haber olur, bazen iyi veri kötü haber. Peki, piyasaların bu kadar değişken davranmasının arkasında ne vardır? Cevap çoğu zaman tek bir kavramda gizlidir: Piyasa ruh hali.

Ekonomist Dr. Emrah Ahi | Fotoğraf: Odea

Yatırımcıların risk almaya istekli olduğu dönemlere finans jargonunda risk-on, riskten kaçınma eğiliminin güçlendiği dönemlere ise risk-off denir. Bu iki kavram, piyasaların sadece neye baktığını değil, aynı zamanda nasıl hissettiğini de anlatır. Bunu günlük hayattan bir örnekle düşünelim. Hava güneşliyken insanlar daha rahat plan yapar; dışarı çıkar, seyahate gider, yeni aktiviteler dener. Ancak gökyüzü bir anda kararırsa, herkes önce güvenli bir yere dönmek ister. Finansal piyasalarda da durum benzerdir. Hava açıkken yatırımcılar daha fazla risk alır; bulutlar toplandığında ise sermaye daha güvenli limanlara çekilir.

Ünlü yatırımcı Howard Marks’ın bir benzetmesini ödünç alalım: Piyasalar bir sarkaç gibi salınır. Bir uçta açgözlülük, diğer uçta korku vardır. Sarkaç hiçbir zaman tam ortada durmaz; sürekli iki uç arasında gidip gelir. Risk-on, sarkacın açgözlülük tarafına yatması; risk-off ise korku tarafına savrulmasıdır. Yatırımcının işi sarkacı durdurmak değil, nerede olduğunu fark edebilmektir.

Risk-On / Risk-Off Nedir? | Fotoğraf: Kamil Pietrzak – unsplash.com

Risk-On: Piyasalarda Güneşli Hava

Risk-on dönemleri, yatırımcıların “gelecek daha iyi olabilir” düşüncesiyle hareket ettiği dönemlerdir. Bu ortamda piyasanın temel sorusu şudur: “Ne kadar kazanabilirim?”

Risk-on dönemlerinde piyasanın davranışı genellikle coşkuludur. Yatırımcılar olumsuz haberleri görmezden gelmeye, olumlu haberleri ise büyütmeye eğilimlidir. Çünkü piyasa o anda tehdide değil, fırsata odaklanır. Hisse senetleri, gelişen ülke varlıkları, endüstriyel metaller, teknoloji ve büyüme hisseleri ve kripto varlıklar bu ortamda daha iyi performans gösterebilir.

Bu dönemin en tipik özelliklerinden biri, risk primlerinin düşmesidir. Yani yatırımcılar daha riskli varlıkları almak için eskisi kadar yüksek ek getiri talep etmez. Şirket tahvillerinde spread’ler daralır, gelişen ülke para birimleri değer kazanabilir, hisse senedi piyasalarında volatilite gerileyebilir. Piyasa adeta “biraz daha risk alabilirim.” der.

Ancak burada kritik bir nokta vardır: Risk-on her zaman sağlıklı bir iyimserlik anlamına gelmeyebilir. Bazen piyasalar gerçekten güçlü büyüme, sağlam bilançolar ve makul değerlemeler nedeniyle risk alır. Bazen de sadece bol likidite, düşük faiz ve “treni kaçırma korkusu” ile yukarı gidebilir.

Risk-On / Risk-Off Nedir? | Fotoğraf: Getty Images – unsplash.com

Risk-Off: Fırtına Çıkarken Güvenli Limana Sığınmak

Risk-off dönemleri ise yatırımcıların “önce sermayemi koruyayım” dediği dönemlerdir. Bu ortamda piyasanın temel sorusu değişir: “Ne kadar kazanabilirim?” yerine “Ne kadar kaybedebilirim?” sorusu öne çıkar.

Risk-off havasında yatırımcılar riskli varlıklardan çıkarak daha güvenli kabul edilen varlıklara yönelir. Hisse senetlerinde ve gelişen ülke varlıklarında satışlar görülebilir. Buna karşılık ABD tahvilleri, dolar veya altın talep görebilir. Güvenli liman olarak adlandırılan varlıklardaki ayrışmayı başka bir yazımızda ele almıştık. 

Risk-off dönemlerinin ortak özelliği, belirsizlik priminin yükselmesidir. Volatilite artar, likidite azalır, yatırımcılar daha seçici hale gelir. Piyasa derinliği düştükçe küçük haberler büyük fiyat hareketleri yaratabilir. Böyle zamanlarda fiyatlar sadece temel değerleri değil, aynı zamanda yatırımcıların stres seviyesini de yansıtır.

Aynı Haber, Farklı Reaksiyon: Rejim Meselesi

Piyasaları anlamanın en zor tarafı, verilerin her zaman aynı şekilde fiyatlanmamasıdır. Çünkü piyasalar sadece veriye değil, o verinin geldiği ruh haline tepki verir.

Örneğin güçlü bir istihdam verisi düşünelim. Risk-on ortamında bu veri “ekonomi güçlü, şirket kârları artabilir” şeklinde okunabilir ve hisse senetleri yükselebilir. Ancak enflasyon endişesinin baskın olduğu bir dönemde aynı güçlü istihdam verisi “merkez bankası faizleri daha uzun süre yüksek tutacak” şeklinde yorumlanabilir ve hisse senetleri düşebilir.

Risk-On / Risk-Off Nedir? | Fotoğraf: Getty Images – unsplash.com

Risk-On / Risk-Off Nasıl Okunur?

Piyasa ruh halini anlamaya çalışırken tek bir göstergeye veya tek bir fiyat hareketine fazla anlam yüklememek gerekir. Risk-on ve risk-off kavramları, hangi varlığın alınması ya da satılması gerektiğini söyleyen mekanik sinyaller değildir. Daha çok, piyasalarda hâkim olan duyguyu ve fiyatlamaya yön veren ana hikâyeyi anlamaya yardımcı olan kavramsal bir çerçevedir.

Bu çerçeveyi bir “piyasa termometresi” gibi düşünebiliriz. Termometre tek başına teşhis koymaz ancak olağan dışı bir durum olup olmadığına dair ilk ipucunu verir. Risk-on / risk-off okuması da piyasaların daha çok fırsatlara mı yoksa tehditlere mi odaklandığını anlamaya çalışır.

Burada önemli olan, fiyat hareketlerinin ne kadar yaygın ve tutarlı olduğudur. Bazen sadece birkaç varlıkta belirgin hareketler görülür; bazen ise farklı piyasaların birbirini teyit ettiği daha geniş bir tablo oluşur. Piyasa ruh hali çoğu zaman tek bir göstergeden değil, farklı göstergelerin birlikte anlattığı hikâyeden okunur.

Bir diğer önemli nokta, haber akışının nasıl yorumlandığıdır. Aynı ekonomik veri, farklı dönemlerde farklı anlamlar taşıyabilir. Bir dönemde olumlu algılanan bir gelişme, başka bir dönemde belirsizlik kaynağı olarak görülebilir. Bu nedenle sadece haberin kendisine değil, piyasanın o habere verdiği tepkinin niteliğine de bakmak gerekir.

Sonuç olarak risk-on / risk-off okuması, yatırım kararı vermek için tek başına kullanılacak bir yöntem değildir. Piyasaların içinde bulunduğu psikolojik zemini, beklenti değişimlerini ve hâkim anlatıyı anlamaya yardımcı olan bir bakış açısıdır. Mesele piyasaya kesin bir yön biçmek değil; piyasaların o an hangi ruh haliyle hareket ettiğini daha bilinçli şekilde okuyabilmektir.

Risk-On / Risk-Off Nedir? | Fotoğraf: Getty Images – unsplash.com

Yatırımcı İçin Neden Önemli?

Risk-on / risk-off kavramını anlamak, yatırımcıya üç önemli avantaj sağlar.

Birincisi, portföyün hangi piyasa ortamına duyarlı olduğunu anlamaya yardımcı olur. Eğer portföyünüz tamamen hisse senedi, teknoloji, gelişen ülke varlıkları veya yüksek beta taşıyan fonlardan oluşuyorsa, risk-on dönemlerinde güçlü performans gösterebilir. Ancak risk-off dönemlerinde aynı portföyün dalgalanması yüksek olabilir. 

İkincisi, yatırımcıyı haber akışına aşırı tepki vermekten korur. Günlük fiyat hareketlerinin önemli bir kısmı, piyasanın anlık ruh halinden kaynaklanır. Bir gün büyük görünen risk, ertesi hafta unutulabilir. Ya da piyasanın görmezden geldiği bir risk, bir anda fiyatlamanın merkezine oturabilir. Risk-on / risk-off okuması, yatırımcıya “bu hareket kalıcı bir trend mi, yoksa duygu değişimi mi?” sorusunu sordurur.

Üçüncüsü, risk yönetimini daha bilinçli hale getirir. Risk-off sinyalleri güçlenirken portföydeki nakit oranı, sektör dağılımı, vade ve kur riski veya koruma amaçlı stratejilerin yeniden gözden geçirilmesi gündeme gelebilir. Risk-on dönemlerinde ise daha fazla büyüme ve getiri potansiyeli taşıyan varlıklara kontrollü biçimde alan açılabilir.

Kapak Fotoğrafı: Loic Leray – unsplash.com

Bu içerik theMagger.com ve Odea iş birliğinde hazırlanmıştır.

“Risk-on ve Risk-off Nedir?” yazımızda güncel finans konuları hakkında bilgi vermeyi amaçlıyoruz. Sitemizdeki bütün içerikler bilgilendirme amacıyla yazılmıştır. İçeriklerdeki bilgiler konusunda konunun uzmanlarına danışmanızı ve önerileri uygulamadan önce bir uzman görüşü almanızı tavsiye ederiz. Yatırım hakkında detaylı bilgiye Odeabank’ın web sitesinden ulaşabilirsiniz.

***

UYARI NOTU:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Yatırım yapmadan önce kendi risk ve getiri tercihlerinizi öğrenmeli ve her halükarda söz konusu faaliyetler için yetkili bir kuruluşu ile çalışmanızı ve diğer kaynaklardan faydalanmanızı öneririz. Zira sadece buradaki bilgilerle yatırım yolculuğunuza başlamanız beklediğiniz sonuçları doğurmayabilir. Beklentileriniz kapsamında bir getiri elde edemeyebileceğiniz gibi, risk algınızın üzerinde bir kayıp yaşayabilirsiniz. Buradaki yazılarda yer alan bilgiler, ulaşılabilen ilk kaynaklardan iyi niyetle ve doğruluğu, geçerliliği, etkinliği velhasıl her ne şekil, suret ve nam altında olursa olsun herhangi bir karara dayanak oluşturması hususunda herhangi bir teminat, garanti oluşturmadan, yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla derlenmiştir. İşbu yazılardaki yorumlardan; eksik bilgi ve/veya güncellenme gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan ve burada yer alan bilgiler dayanarak alınacak yatırım ya da benzeri kararların sonuçlarından Odea Bank A.Ş. ve çalışanları sorumlu değildir.

İlginizi çekebilir: Odea’dan Yatırımcı İçin Risk Yönetimi Rehberi