Fransızların sade ama çok şey anlatan ifadesi “A table, on mange”; sofraya oturmanın sadece bir eylem değil, bir ritüel, bir ritim değistirme daveti olduğunu hatırlatır. İtalyanlar ise aynı fikri “convivialità” kelimesiyle anlatır: Bir arada olmanın, paylaşmanın, sohbetin ve yavaşlamanın güzelliği. Her iki kültürde de sofra, sadece yemek yenilen bir yer değil; kalplerin açıldığı, hikâyelerin aktığı bir yaşam alanıdır. Masaya oturmak; gün içinde savrulan düşünceleri kenara bırakmak, telefonu sessize almak, göz göze gelmek ve yemeği sadece tat olarak değil, bir anı olarak deneyimlemektir. “A table, on mange” etkinlik markası da tam buradan hareketle insanları birbirinden güzel sofraların etrafında topluyor.

7a18eb4b-a542-4ba2-9390-59ed8ab3a870
A Table On Mange | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Çocukluğumdan beri sofralara ayrı bir tutkum vardır. Uzun İtalyan masaları hep büyülemiştir beni. (Ferzan Özpetek filmlerindeki uzun masa sahneleri gibi) Sevdiklerimi bir sofra etrafında toplamak benim için bir seremonidir adeta. Menü kadar sunum, sofra düzeni, hatta kimi zaman sofradaki minik detaylar bir anda sofrayı çevreleyenlere büyülü ve gizemli bir güç katar. İşte o tılsımın, o güzel enerjinin sevdiklerimde yansımasını görmek beni hep çok mutlu etmiştir. İtalyancada masa kelimesi ‘il tavolo’ maschile yani erkek bir kelimeyken sofra kelimesi ‘la tavola’ femminile yani dişi bir kelimeye dönüşür. Bence sofra, aynı italyan dilindeki gibi dişi kavramını ifade edebilecek kadar cezbedici olmalıdır.

4fc3aa6b-3628-4226-8f3b-898bd27217c2
A Table On Mange | Fotoğraf: Damla Anol Erol

A Table On Mange da bu tutkuyla kurulmuş bir marka. Kurucusu Melissa Santalu, mimarlık eğitimi için gittiği Montpellier’de kendi mutfağında küçük buluşmalar düzenlemeye başladığında, aslında farkında olmadan bir ritüelin ilk adımını atıyordu. Bitirme projesi döneminde, birçok mimarlık öğrencisinin yaşadığı o bunaltıcı yaratıcılık baskısından kaçarken sığındığı yer mutfak oldu. Evinde kurduğu sofralar, zamanla Melissa’nın hem nefes aldığı hem de başkalarına nefes olan bir paylaşım alanına dönüştü. Tek bir masanın etrafında toplanan farklı insanlar, farklı sohbetler, ortak bir yemek hafızası…

ef29072c-11b3-472c-ac10-08c91102c716
Alaf x A Table On Mange | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Bu samimiyet büyüdü. Montpellier’den İstanbul’a uzandı. Bugün A Table On Mange, hem Fransa’da hem İstanbul’un farklı mekânlarında, her defasında başka bir menü, başka bir hikâye ve aynı sıcaklıkla düzenlenen özel yemek akşamlarıyla yolculuğuna devam ediyor. Aynı gustoya sahip arkadaşları Hilal Uğur, Rina Tercan ve Sabrina Semerciyan’ın desteğiyle ekip de büyüyor ve her geçen gün daha fazla insanı bir araya toplamayı başarıyorlar.

9d9b4a46-fcbf-4ed3-be2b-f733657dae52
Alaf x A Table On Mange | Fotoğraf: Damla Anol Erol

NOMAD TABLE — Alaf x A Table 

Benim katıldığım etkinlik, NOMAD TABLE başlığıyla Alaf Kuruçeşme’de gerçekleşti. Menü Şef Murat Deniz Temel imzası taşıyordu. Anadolu’nun üzümüne, toprağına, göçebe kültürüne saygı duyan bu konsept; Melissa’nın Paris’ten taşıdığı o masa kültürüyle öylesine doğal bir uyum yakaladı ki, sofradaki her tabak bir hikâye anlatıyor gibiydi.

1fdf5449-04d9-4bdc-beb4-4dbc5a6683de
Alaf x A Table On Mange | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Anadolu’nun toprağını, ateşini ve yeşilini modern bir yorumla tek bir akışta buluşturan rafine bir yolculuktu. Ekşi mayalı ekmekle sunulan Anamur ayran tereyağı ve kurutulmuş isotlu dana kol, başlangıçta sıcak ve tanıdık bir Anadolu dokusu yaratırken; sultani bezelye–üzüm yaprağı sorbeti ve pişi üzerindeki tartar, sofraya ferahlık ve Akdeniz canlılığı kattı.

Yabani mantarlı bulgur dövmesi ve geleneksel kapama, yemeği köklerine bağlayan derin, isli bir katman yaratırken; ana yemekte sunulan minekop ya da kuzu, deneyimi kişisel bir dengeyle tamamladı. Biber çikolatayla kapanan gece, üç yerli üzüm eşleşmesiyle bütünleşerek hem yöresel hem çağdaş bir gastronomi hikâyesine dönüştü. Sofrada sadece rafine tabaklar değil; boğazın eşsiz güzelliği eşliğinde yolculuk, kökler, hafıza, toprak ve sohbet vardı.

4064dab5-59f7-49b5-9a65-90b82f8d44bc
Biber Çikolata | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Bir masanın etrafında oturup tanımadığınız insanlarla aynı yemeği paylaşmanın, bir akşam boyunca ortak bir hikâyenin parçası hâline gelmenin yarattığı o özel atmosfer… A Table On Mange tam olarak bunu vaat ediyor. Ve bu sıcaklık, markayı bir “etkinlik” olmaktan çıkarıp yaşayan, büyüyen bir sofra kültürüne dönüştürüyor. Deneyimleyebilmeniz ümidiyle…

Kapak Fotoğrafı: Damla Anol Erol

İlginizi çekebilir: Tuba Nil Dengiz’den Folia’dan Telezzüz’e: Sanatın Tabağa Dönüşen Yolculuğu