Gelin küçük bir mola verelim ve kendimizi üçüncü dalga kahve akımının içinde hem İstanbul’da hem de Ankara’da bulalım!

Üçüncü dalga kahve akımı sağolsun artık birçok sokakta, köşe başında, hatta hemen iki adım ötede bile kahve dükkanları görmemiz mümkün oldu. Tek derdimizin “Starbucks’ın klişeleşen lezzetleri” olduğu o zor zamanlarda imdadımıza yetişen bu akım, itiraf edelim, hepimizi oldukça memnun etti.

Öncelikle, üçüncü dalga kahve akımının ne olduğunu açıklığa kavuşturalım. Birinci Dalga 1900’lü yılların başında eve giren kahve markalarına, İkinci Dalga ise çok da geçmiş olmayan zamanlarda lugatımıza eklenen  latte’nin, espresso’nun hayatımıza girmesiyle kendine yer buluyor. Artık son zamanlarda ismi bolca geçen Üçüncü Dalga ise kahveye şarapvari bir yaklaşımla hakettiği değeri veriyor. Yani işin özünde kahve artık ticari bir mal değil, neredeyse bir zanaatkar elinden çıkmış bir ‘sanat’ parçası.

Şehir hayatından uzak kalmayanlar İstanbul’da bu akımın pek çok temsilcisine rastlayabilir. İstanbul’a son gidişimde neredeyse o an yanımda bulunan çoğu arkadaşımın isteği üzerine Moda’da bulunan Page Coffee and Gallery’e gittik. Ve ben bayıldım!

Bana kalırsa bu cafe’nin mottosu şu olmalı:
-Kahve içerken şaşırır mısınız?
+Evet, hem de nasıl!

Yerini sanırım Moda’da kime sorsanız gösterir, kendisi pek meşhur bir yermiş. İsminden de anlaşıldığı gibi aynı zamanda bir sanat galerisi olan Page Coffee’nin içinde çokça sanat eserine, tablolara rastlamak mümkün.

İşin üzücü kısmı şu ki, ne yazık ki ne içtiğimi hatırlamıyorum. Latte miydi acaba? Fakat çok lezzetliydi! Bence oraya kadar gitmişken menüde bulunan tüm kahve çeşitleri tek tek denenebilir (mideye dikkat). Bu arada Meinl Coffee kullanılıyor, oldukça hoş bir ayrıntı, bu da akıllarda olsun. İçerisi küçük ve çok sevimli, küçük bir not; tuvaletlerde sıvı sabunun hemen yanında mandalinalı kolonya var, çok tatlı bir jest!

Moda’ya kadar gitmişken uğramalı mısınız? Kesinlikle kaçırmayın derim.

 Page Cafe & Gallery Adres: Caferağa Mah. Moda Cad. No:121 Kadıköy / İstanbul

Ve gelelim Ankara’ya!

Ankara’da uzun yıllardır vakit geçirdiğim için buradaki kahveciye bir tık torpil geçeceğim, şimdiden söylüyorum.

Ankara kahvecimizin ismi KoffieBoon. Aslında Ankara’da iki farklı yerde daha varmış fakat ben her seferinde Filistin Caddesi üzerindeki yerine gittim. KoffieBoon küçücük, şirin bir dükkan. İçerinin tasarımında ise oldukça hoş detaylar ortaya çıkıyor, tam bir ‘kahveciye yakışır’ cinsten; masif ahşap masalar, zeminde kullanılan seramik, kullanılan objeler her şey bir bütün içerisinde.

Burada chemex ya da syphon kahveyi denemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Chemex için gerekli ekipmanları daha önceden alıp evdeki tüm ahaliye tek tek denetmem sonucu chemex’e daha önceden de aşinaydım fakat syphon kahveyi ilk kez burada denedim. Sonuç: Bence harika!

Kahvenin tadı bir yanda dursun, işin bir de sunum aşaması var ki beni en çok cezbeden bu oldu. Kimya dersinden fırlamışcasına özel olarak pişirilen ve ikram edilen kahve gerçekten denenmeye değer!

Bundan sonra İstanbul’da ya da Ankara’daysanız radarlarınız açık, bahaneleriniz hazır olsun: Kaliteli kahvenin peşinden gitmek istiyorum, lütfen beni biraz yalnız bırakın!

Herkese bol kahveli, bol akımlı günler!

Koffieboon Adres: Gaziosmanpaşa Mah. Filistin Cad. No:8D Çankaya / Ankara

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?