İtalya’nın doğusunda, Adriyatik kıyılarıyla Apenin Dağları arasında uzanan Abruzzo, ülkenin en az bilinen ama en etkileyici bölgelerinden biri. “Avrupa’nın en yeşil bölgelerinden biri” olarak anılan bu coğrafya; milli parkları, dağları, vadileri ve zamana direnen orta çağ kasabalarıyla öne çıkıyor. Turistik kalabalıklardan uzak olması ise Abruzzo’yu daha da özel kılıyor. Burada İtalya’yı biraz daha “gerçek”, biraz daha filtresiz yaşıyorsunuz.

Atri | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Zamanın İçinde Kalan Bir Kasaba

Adriyatik Denizi’ne sadece birkaç kilometre mesafede, deniz seviyesinden yaklaşık 450 metre yüksekte konumlanan Atri, üç bin yıllık geçmişiyle Abruzzo’nun en karakteristik kasabalarından biri.

img_5710-2
Atri | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Siculi ve Piceni halklarından Roma İmparatorluğu’na, oradan Orta Çağ soylularına uzanan çok katmanlı bir tarih… Bir dönem Roma’nın güçlü müttefiklerinden biri olan Atri, kendi parasını basabilen, ticari ve siyasi açıdan önemli bir merkez haline gelmiş. Hatta bazı kaynaklara göre Adriyatik Denizi adını bu kasabadan alıyor.

img_5889
Atri | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Orta Çağ’da Acquaviva ailesinin yönetimiyle birlikte şehir sanatsal ve kültürel açıdan yeniden canlanmış. Bugün ise bu tarih, Atri’nin sokaklarında hâlâ hissediliyor. Atri küçük bir kasaba olabilir ama içinde barındırdığı detaylar oldukça etkileyici. Kasabanın kalbinde yer alan katedral, Romanesk ve Gotik mimarinin güçlü bir birleşimi. 13. yüzyılda inşa edilen bu yapı, özellikle iç mekândaki freskleriyle dikkat çekiyor. Kasabanın ana meydanı olan Piazza Duomo, Atri’nin sosyal yaşamının merkezi. Burada zaman biraz daha yavaş akıyor.

img_5732
Piazza Duomo | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Acquaviva Dükleri Sarayı, Roma kalıntıları üzerine inşa edilmiş etkileyici bir yapı. Günümüzde hem belediye binası hem de müze olarak kullanılıyor. 1881 yılında açılan Teatro Comunale ise küçük ama zarif yapısıyla dikkat çekiyor. Akustiği o kadar iyi ki “bonboniera” olarak anılıyor.

img_5618-2
Teatro Comunale | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Kasabanın hemen dışında yer alan Calanchi oluşumları ise doğanın en etkileyici sürprizlerinden biri. Rüzgâr ve suyun binlerce yıl boyunca şekillendirdiği bu toprak yapıları, neredeyse ay yüzeyini andırıyor.

Bir Film Sahnesinin İçinde Gibi…

Atri’de kaldığımız villa şehir merkezine biraz uzak, doğayla iç içe bir konumdaydı. Önümüzde uzanan uçsuz bucaksız yemyeşil bir vadi vardı; hemen ilerisinde merkeze doğru giden ana yolu görebiliyorduk. Manzara gerçekten muazzamdı.

img_5907-3
Atri | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Şehir merkezine indiğimizde ise atmosfer tamamen değişti. Kendimi bir anda bir film sahnesinin içine girmiş gibi hissettim. Arabamızı park ettikten sonra ilk dikkatimi çeken şey, insanların sohbet ettiği küçük bir kafeydi. Hemen biraz ilerisinde küçücük bir manav, onun yanında bir kasap… Birkaç dükkândan oluşan, kendi halinde olmasına rağmen karakteri çok güçlü bir kasaba. Daracık sokaklarında yürümek inanılmaz keyifliydi. Özellikle yaşlı nüfusun yoğunluğu dikkat çekiyordu. Bu da kasabaya ayrı bir sakinlik katıyordu. Kalabalık yoktu, telaş yoktu. Kasabanın meydanı ise gerçekten büyüleyiciydi. Piazza Duomo, Atri’nin kalbi gibi… O meydanda oturup bir aperitivo eşliğinde etrafı izlemek, insanları, gelip geçenleri gözlemlemek başlı başına bir deneyimdi. Meydanın hemen yanında tiyatro binası, kilise ve tam karşısında ise harika bir restoran bulunuyordu. Bir akşam yemeğimizi de tam burada, La Campana D’Oro’da yedik. Hem pizzası hem de yerel lezzetleriyle, bulunduğumuz kasabanın ruhunu en iyi hissettiğimiz anlardan biriydi. Küçük pastaneler, butik dükkânlar… Atri, detaylarında saklı bir güzelliğe sahip.

img_5716-2
Atri | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Atri’de geçirdiğim süre boyunca beni en çok etkileyen detaylardan biri de mutfak oldu. Abruzzo mutfağı, doğayla kurduğu güçlü bağ sayesinde oldukça karakteristik. Özellikle etler… Yediğimiz etlerin lezzeti gerçekten dikkat çekiciydi. Bunun en büyük sebebi ise büyük ihtimalle hayvanların doğal ortamda, serbest şekilde beslenmesi. Bu doğallık, tabağa birebir yansıyor. Bölgenin en bilinen lezzetlerinden biri olan arrosticini, odun ateşinde pişirilen kuzu şişleriyle oldukça sade ve etkileyici bir yemek.

img_5995
La Campana D’Oro | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Atri’de ayrıca meyan kökü (liquirizia) oldukça yaygın. Hem saf haliyle hem de likör formunda karşınıza çıkıyor. Yemek sonrası sunulan yerel likörler; genziana, centerba ve meyan kökü bazlı olanlar bölgenin bitki örtüsünü adeta bir içeceğe dönüştürüyor. Tatlı tarafında ise Atri’ye özgü pan ducale, badem ve çikolatanın yoğun aromasıyla öne çıkan geleneksel bir lezzet.

img_5747-3
Atri | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Atri, Abruzzo’nun en saf ve en dokunulmamış yüzünü yansıtan bir kasaba. Gösterişten uzak fakat derinlikli atmosferiyle, burada geçirilen her an insana yavaşlamayı ve gerçekten hissetmeyi hatırlatıyor. Abruzzo’yu anlamak için en doğru duraklardan biri.

Kapak Fotoğrafı: Damla Anol Erol

İlginizi çekebilir: Damla Anol Erol’dan Montaione