Çalışırken hafta içi bir şey yapmak zor, tabii bir de benim gibi yılın belirli zamanları sabah hava karanlıkken evden çıkıyor, akşam karanlıkken dönüyorsanız; bir de cumartesi sabahtan akşama kadar derse girmeye başladıysanız pazar paha biçilmez hale geliyor günyüzü görmek için. Dedik ki Balat deyip duruyorlar, n’oluyor burada bir de biz bakalım. Alalım fotoğraf makinelerimizi en kötü birkaç fotoğraf çeker, yürüyüp döneriz.

balat1

Evet Balat renklenmiş, iki cadde baştan başa henüz Karaköy kadar olmasa, hatta orada yaşayan halkın varlığından dolayı olamayacak olsa da; her yere kahveciler, butik kafeler açılır olmuş. İçimden hayır Karaköy gibi olmasın, deyip dursam da tüm gün güzel kahve kokusunun çekiciliğine yine alıkoyamıyorum. Çok güzel bir kafe görüyoruz cadde başında Kadraj diye, sonra tekrar uğrarız deyip başlıyoruz dolaşmaya.

Rengarenk daracık evler, camlardan sarkan çamaşırlar; burada eski İstanbul’un kokusu hep var. Eski mahalle kültürünün izleriyle AVM’de değil de sokaklarda rahat rahat koşuşturan çocuklarla umut da hala vardır belki kimbilir. Sonra bir esnaf lokantasına girip karnımızı doyurduktan sonra ilk gördüğümüz yere dönüp oturuyoruz bir kahve içelim diye.

IMG_20151122_171726 (2)

İçerisi o kadar güzel ki, deseler ki bir yer açsan nasıl olsun istersin, bunu hayal bile edemeyebilirim. Duvarlarda kült filmlerin afişleri, tavanlardan sarkan anı dolu fotoğraflar, her yerde antik fotoğraf makineleri; diyorum ki “diyorum ya istifa edeceğim birgün diye, işte bunu yapmak istiyorum tam olarak!“ Neyse biz duvardaki her filmi birbirimize sora sora hatırlaya hatırlaya konuşaduralım, saat ilerleyince kalkıyoruz. Hesabı öderken kendime engel olamayıp bu fotoğrafları siz mi çektiniz diye soruveriyorum. Diyor ki ‘biraz vaktiniz var mı, çay koyayım size?’ Diyoruz var tabii, oturuyoruz üçümüz çay içiyoruz o da anlatıyor durmadan. Bizim gibi kurumsallıktan nefret edip istifayı basıp kendini nasıl Saraybosna’da yaşarken bulduğunu, bu sürede 35 ülke gezdiğini ve oralardaki anılarını… İstediği işi yapmanın tatminiyle fotoğraf ve sinemayla geçirdiği hayatını… İstanbul’a döndükten sonra Kadraj’ı açmaya nasıl karar verdiklerini… Diyorum ki boşverin Karaköy’ü, o kalabalığı. Gidin bir hafta sonunuzu henüz tekdüzeleşmeden geçirin burada. Sonra da Balat Kadraj’da mutlaka bir kahve için, Salih ile de muhabbet etmeden dönmeyin!

Kadraj Kafe Adres: Ayvansaray Mah. Kürkçü Çeşmesi Sok. No:10A Fatih / İstanbul

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?