Eskiden internet arkadaşlığı bambaşka bir şeydi. Sosyal ağlar, özellikle forumlar, insanların ortak ilgi alanlarında saatlerce yazıp okuduğu, kendini özgürce ifade ettiği yerlerdi. Oradan kurulan dostlukların kıymeti de bir başkaydı. Eğer bu arkadaşlıkları gerçek yaşama taşıyıp hobilerinizi birleştirebilirsiniz ne şans! Bodrum’da mekan keşfi peşinde restoranlar denerken tam da bunu yaptık.

Fotoğraf: Ceren Muslu

Ben gururla söylüyorum: O dönemden pek çıkamadım. Hâlâ internette tanıştığım, sevebileceğimi ve iyi anlaşabileceğimi hissettiğim özellikle kadınlarla arkadaş olmayı çok seviyorum. İrem Bektaş da onlardan biri. (Siz de ona bayılıyorsunuz, biliyorum!)

İrem, kültürüne, mizahına, vizyonuna hayran olduğum bir kız. Bir de Bodrum’daki evlerine davet edecek kadar kibar davranınca, tabii ki büyük bir heyecanla atladım ve müthiş bir hafta geçirdik.

Not: Bir güzellik editörünün evine gitmek… ekonomik olarak biraz yıpratıcı olabilir! İrem sayesinde o kadar güzel ürünler denedim ki, döner dönmez koca bir alışveriş listesiyle kendimi mağazalarda buldum.

O kozmetik çantalarının yere serildiği, herkesin birbirinden bir şeyler denediği, kahkahalarla dolu kız akşamları yaşandı. İki makyaj malzemesi keşfetme delisi kızın, gece yemeğe çıkmadan önceki finishing touches anlarını izlemek isterseniz, videosu burada hatta.

Fotoğraf: Ceren Muslu

Bir haftada Bodrum’da epey güzel mekan keşfettik. Genelde “yazlık yer” dediğimiz, tatil zamanlarında kalabalıklaşan şehirlerde mekanların kalitesi hep tartışma konusu olur ya… Bizim bu seferki keşiflerimizi gönül rahatlığıyla önerebilirim.

Öncelikle, ben ateşli bir halk plajı savunucusuyum. Sahil, tüm halka ait bir alan; satın alınacak ya da ücretlendirilecek bir şey değil. Denize girmek hiçbir zaman “ayrıcalık” olamaz. Beach club’lara da başka bir mantıkla bakıp seviyorum (önerilerim gelecek!), ama bu tatilde çoğunlukla Gökova Plajı’na gittik. Hem su hem de sahil gayet güzeldi, üstelik çok keyifli günler geçirdik.

Fotoğraf: Ceren Muslu

Beach club’ları “bambaşka bir mantıkla” seviyorum demiştim ya… Sadece denize girmek değil; denize girerken müzik dinlemek, güzel yemekler yemek, içkinizi yudumlamak istiyorsanız kaliteli beach club’lar kesinlikle harika bir seçenek.

Son zamanlardaki en büyük sorunlardan biri ise, bazı işletmelerin müşterisine adeta “yukarıdan bakan” bir eda ile hizmet vermesi (!) Neyse ki bu konuda güzel bir istisna bulduk: Bodrum merkezde yıllardır sevilen Yula, Ortakent’e de açılmış ve ben çok sevdim. Mekanın işletmecilerinin iletişim tarzı ve çalışanların pozitifliği, orayı sanki yıllardır bildiğimiz bir yere dönüştürdü.

Bilirsiniz o hissi; sizi gerçekten misafir gibi ağırlayan yerlerdeki o rahatlık… İşte tam öyleydi. Yemekler gayet lezzetliydi, dekorasyonuna ise bayıldım. Üstelik İrem’in doğum gününü de burada kutladık — bir kez daha ışıldadığın yaşlar olsun, çiçeğim!

Fotoğraf: Ceren Muslu

O akşam, tamamen spontane gelişen bir date için kendimi Bitez’deki Vamos’ta buldum. Hikayeyi romantik bir şekilde bağlamak isterdim ama… Sanırım bu kız size romantik hikayeler uzun bir süre daha anlatamayacak gibi görünüyor.

Hayatımın bu noktasında —ve epey uzun süredir bu noktadayım— erkekler, benim için sadece başka keşiflerin bahanesi. Carrie Bradshaw’ın “Erkeklerden anlamıyor olabilirim ama ayakkabılar… ayakkabıları bilirim.” sözü gibi; benim de erkek seçimlerime değil ama mekan keşiflerime güvenebilirsiniz!

Fotoğraf: Ceren Muslu

Vamos, neşeli ama sakin; pek çok farklı etkinlik için tercih edilebilecek bir yer. Uğrak bir mekâna dönüşmesine hiç şaşırmadım. Hem date’ler hem de arkadaş buluşmaları için gayet uygun, üstelik mutfağı da hayal kırıklığına uğratmaz cinsten.

Ben viskili, tütsülü bir kokteyl aldım — tam kararında, çok lezzetliydi.

İkinci akşam ise tüm yazın favori keşfimize, yaz akşamlarının şahı bir etkinliğe gidiyoruz: Kız kıza fine dining date! Adresimiz, Khai Hotel’in kıyısındaki Opaque by the Sea. İrem burayı öyle leziz anlatmıştı ki, neredeyse sadece onun yazısını okuyup bir uçak bileti alabilirsiniz.

Fotoğraf: Ceren Muslu

Benim yorumuma gelirsek; “yemek yemek bir deneyim” diyoruz ya, işte o deneyimin tadını sonuna kadar çıkardım. Özellikle gün batımında giderseniz, manzara sizi alıp bambaşka bir yere götürüyor. Şef Nilay Lale cidden şov yapmış.

Fotoğraf: Ceren Muslu

Menüde farklı mutfaklardan klasik tabakların enfes ve özgün yorumları var; kulağa ilginç gelen ama damağınızda müthiş uyum sağlayan tatlar da. Açıkçası hayatımda yediğim en güzel Girit ezmesi ve mütebbeli burada tattım.

Favorilerimse tatlılar ve kokteyler oldu. Ben kurabiye canavarının bile gözünü korkutabilecek kadar tatlı düşkünü bir insanım ve tatlıda çıtam çok yüksektir. Beni tatlıyla etkilemek zordur. Ama denediğimiz Kireçte Bal Kabağı, Tahinli Parfe ve Viskili Tiramisu gerçekten bizi büyüledi.

Fotoğraf: Ceren Muslu

Kokteyller ise bambaşka bir dünya; mutlaka birkaç tane için yer ayırın derim. Bu karışımların büyük özen isteyen formüller olduğunu bir kez daha anladım ve o özenin burada kesinlikle gösterildiğini hissettim.

Frenchie Touch ise tam bir sürpriz kutusu gibiydi. İlk yudumda tatlılığıyla sarıyor, hemen ardından hafif bitter notalar ağızda dengeli ve sofistike bir lezzet bırakıyor. Kreması adeta damağınızda eriyor; yoğun ve aromatik. Bu kadeh, yaz boyunca özleyeceğim, damağımda kalacak bir deneyim oldu.

Anthaven Aspat Akyarlar ise yine uğramaya değer dediğim bir nokta oldu. İçerisinde farklı kafeler, restoranlar, butikler, marketler var.

Fotoğraf: Ceren Muslu

Biz şu meşhur Karabatak’ta bir kahve molası verdik. Fiyatlarını fazla buldum, çok fiyat performans diyemeyeceğim ama manzarası, sakinliği, kahvesinin kalitesi bizi pişman etmedi.

Kız arkadaşlık; kendini dürüstçe açmanın, kırılgan olmanın cesaretiyle birlikte o kırılganlığı anlayan ve kucaklayan kolları bulmak, birbirine destek olmak ve birlikte hem gülüp hem de ağlayabilmek demek.

Fotoğraf: Ceren Muslu

Gerçekten, bu anları anlamlı kılan mekanların şıklığı ya da manzarası değil; o anları paylaştığım dostluklar, samimiyet. Nereye gitsek neşeyi birbirimizde buluyoruz çünkü. Mekanlar yalnızca bizim hikayemize eşlik eden sessiz sahneler.

İrem çiçeğime, bana 2025 yazından geriye sıcacık gülümsemelerle dolu fotoğraflar bıraktığı için minnettarım. Her kadının yolunda böyle içten ve sevgi dolu dostluklar olsun.

Kapak Fotoğrafı: Ceren Muslu

İlginizi çekebilir: İrem Bektaş’tan Opaque by the Sea: Bodrum’da Sade Ama Derin Bir Sofra