Herkesten bir hafta sonu kaçamağı seçeneği olarak ismini en çok duyduğumuz, belki bu nedenle de en çok ertelediğimiz yer Bolu Yedigöller’di. Yaptığımız hatanın farkına vardık, nihayet göllerle arayı düzelttik!

Gerçi yine başka bir iş için gittiğimizde uğrayabildik Yedigöller’e, ama bu güzelliği anlatmadan geçmek olanaksızdı. Aslında öncelikle doğa güzelliklerine ne kadar aç olduğumuzdan bahsetmek lazım. İş koşturmacası, tüketim çılgınlığı derken aslında doğaya, ağaca, buluta, su birikintisine, doğada neşeli olmaya aç oluşumuzdan…

FullSizeRender (3)

Bu yüzdendir ki hem artan oksijen nedeniyle hem de Köroğlu Dağları’na tırmandıkça bizi saran muhteşem manzara nedeniyle daha Yedigöller’e varmadan mest olmuş, keşke daha çok olsa bu güzelliklerden, her yerde olsa diye düşünmeye başlamıştık.

Yedigöller’e gitmek için iki yol var, bunu belirtmek lazım. Bunlardan ilki Bolu merkezden, diğeri ise Mengen üzerinden. Biz, manzarası olağanüstü olan ve Bolu merkezden başlayan yolu kullandık, ancak Mengen yolunu kullananlar için güzel manzaradan pek de söz edilmediğini de eklemek istiyorum. Bu nedenle siz her ne kadar biraz virajlı, zaman zaman da bozuk olsa da Bolu yolunu tercih edin derim.

FullSizeRender (4)

Yedigöller’de Büyük, Derin, Kuru, Nazlı, Sazlı, Serin ve İnce olmak üzere, adı üzerinde, 7 göl bulunuyor. Eylül ayında merkez ne kadar sıcak olursa olsun göllerin çevresinin doğası gereği çok daha serin olduğunu, ama her birinin inanılmaz harika göründüğünü belirtmeliyim.

Neredeyse 45 dakikayı bulan yolculuğun sonunda sonbahar renklerini yavaş yavaş alan göller bizi hem şaşırtıp hem de çok etkiledi. Serin havanın da etkisiyle bu doğanın içinde adeta kayboluyoruz.

FullSizeRender

Yedigöller’de beni şaşırtan şeylerden biri de çoluk çocuk, kadın erkek hiçbir yaş sınırlaması olmaksızın kamp kurmak için orada bulunan kişilerdi. Isınmak için ateş yakmaya çalışan babalar ve henüz 3 ya da 5 yaşındaki çocuklarıyla çalı çırpı toplamaya çıkan anneler, müziğini açmış, sohbetin keyfine varan gençler…

FullSizeRender (2)

Tüm bu güzelliklerin ardından diyeceğim o ki, Bolu-Yedigöller hakikaten de güzel bir kaçamak imiş. Doğayı hissetmek, kendi içimize dönmek için bence dünya standartlarında bir ziyaret alanı… Kamp kurmak ilgisini çekenler ve hala keşfetmemiş olanlar içinse havalar çok da bozmadan ilk fırsatta değerlendirilecek bir güzellik.

FullSizeRender (5)

Herkese bol keşifler, mutlu günler!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN