Birazdan anlatacağım hikâye aslında iki kurumsal kölenin çok sevdikleri elektronik müzik uğruna kalkıştıkları ve herkese tavsiye edecekleri çılgınlıktır, yüzlerce DJ’in 84 saat boyunca sahne aldığı BPM Portugal için hayatları boyunca adını duymadıkları bir Portekiz kasabasına yolculuğudur ve bir eşi daha bulunmaz delilikleridir…

BPM Festival 2008 yılından beri Meksika’da Playa Del Carmen’de düzenlenen ve 10 gün 10 gece süren bir elektronik müzik festivali, pardon deliliği :) 2008 yılında “B”artenders, “P”romoters, “M”usicians  için düzenlenen bu festivale şimdilerde 72 ülkeden binlerce insan akın ediyor. Dünya üzerindeki yüzlerce DJ’i 10 gün 10 gece ağırlayan bu festival, bu sene ilk kez Avrupa çıkarması yaptı ve Portekiz’e geldi. İşte tam 84 saat süren müziğin, dansın ve venue hopping sınırlarını zorlatan o BPM Portugal serüvenimizin detayları…

Portimao | Cloque

Festival Portekiz’de dedim yukarıda, aklınızdan “Acaba Porto’da mı Lizbon’da mı?” diye geçti biliyorum. Şaşırtmak istemem ama hayır. Elinize haritayı alıp Portekiz’i bulup en güneyine iniyorsunuz. Hah, tam orada Algarve’ı göreceksiniz, bir de orada en uçta Faro olacak sonra onun biraz sağına doğru en en en dipte minnak bir kasaba olacak, adı Portimao.

İşte festival tam burdaydı. Havaalanı filan yok buranın, en yakın havaalanı Faro’da; o da 80 km uzaklıkta. Merak etmeyin buraya İstanbul’dan direkt uçuşlar var aslında, fakat biz bir baktık ki, fiyatlar uçuk, LA’e mi uçuyoruz diyip hemen pas geçtik Faro’yu, Lizbon’a uçtuk. Sonra ne mi yaptık, tren filan o bavullarla çekilir çile değildi. Bir araç kiraladık, çıktık yola. Yer-yön mefhumu sıfır iki insan olarak bile rahat bir otoyoldaydı bu yolculuk çok da zorlandık diyemem. Akşam saat 8-9 sularında otelimize vardık.

Lisbon- Portimao Yolu

Portimao denen yer ufak demek az kalır, aslında minnoş bir kasaba. Bir bu kasaba, bir de bir minik koyun karşısındaki Lagoa; bu iki yerde festival. Gündüzleri en popüler etkinlikler Portimao’da yani otelimizin olduğu yerdeki beachlerdeyken, geceleri Lagoa’daki kongre merkezinde öyle etkinlikler var ki “Yok ben Portimao’dan ayrılmayayım, otele 2 adım yerlerde hayatımı sürdüreyim” demeye içiniz el verir mi bilemedim! :)

Portimao’daki bir beach party’de gün batımı | Mekan: No Solo Agua

Biz hayatta herhangi sevdiğimiz bir şeyi kaçırınca ağlayan iki insan olduğumuz için Lagoa bizim için zorunluydu. İlk gece buraya gitmek için taksi aradık ancak nüfusu taş çatlasa 500 olan kasabaya 1000lerce kişi doluşunca taksi bulmak ne mümkün… İşte o an kiraladığımız arabanın fayda eğrisindeki yeri en üstlere çıktı. Atladık arabamıza gittik, arabanın zorluğu yok değil. Birincisi bir kişi kesinlikle içemiyor ikincisi de sağ koltukta benim olmam olabilir şüphesiz ki: Cem Yılmaz skecindeki gibi bilmediği ülkede bile “Arabanın GPS’i mi daha iyi bilecek benim google maps’im mi!” diye kavga eden o kadın benim! :) Eğer isterseniz Portimao-Lagoa arası etkinliklerin organizatörleri shuttle hizmeti de veriyor ancak tam hatırlayamamakla birlikte bir kişi 1 günlük sınırsız kullanım 40 EUR civarındaydı. “Yahu akşam gidip sabaha karşı döneceğiz bir gidiş bir geliş için o ne parasıdır” demiyorsanız bu shuttleları tercih de edebilirsiniz.

Biz o akşam Lagoa’daki bu kongre merkezine geldik, kapıdaki kuyruk en son 92 yılında SSK hastanelerinin önünde filan oluşmuştur bence, yok böyle hınca hınç bir kalabalık. Bekledik tabii ki, kuyruğun sebebine gelince hayatımda gördüğüm en yüksek güvenlik önlemlerinin bulunduğu festival olabilir, zira kafatasımıza kadar aranıp içeri öyle alınıyorduk. İçeri girdik, bu merkezde yukarıda 1, aşağıda 3 olmak üzere toplamda 4 sahne var, ilk gecemizde 3’ünde etkinlik vardı. Yukarıdakinden başlayayım, daha kaliteli bir kalabalık olsun çok sert olmayan bir elektronik müzik de olsun diyorsanız sahneniz burası olmalı. Bizim için öyle oldu en azından zira aşağısı kelimenin tam anlamıyla “patlıyordu” ve yol yorgunu biz için pek sevimli sayılmazdı.

Sayısız DJ olan festivalde tek tek performansları anlatamayacağım tabii ki. Bence ilk gecemizin en iyi performansı Eats Everything‘dendi ve yazımın sonunda paylaştığım instagram linkindeki videoda göreceğiniz şarkı. Sanırım hayatımda çook önemli yere sahip parçalardan:)

Lagoa |  Kongre Merkezi

Sonraki günlere gelelim, her label‘ın her organizasyonun illaki bir sahnesi vardı, evet biz hepsine yetişemedik, siz umarım yetişirsiniz. Matthias Tanzman’lı Andrea Oliva’lı ANTS’den, Detlef& Latmun’lı Kaluki’ye, Nick Curly’nin klasikleşmiş event serisi TRUST’a, Jamie Jones’lu, Richy Ahmed’li Paradise’a kadar herkes ama herkes vardı.

Jamie Jones – No Solo Agua -PARADISE

Gerçekten line-up açısından hiç ama hiç eleştirilemeyecek bu festivalde tek ihtiyacınız olan şey enerji ve taban kuvveti. Bizim gibi deliyseniz her sahneye yetişceğiz diye ölüyorsanız, arabada zar zor elediğiniz bir DJ’den geri kalan zamanda 1 saatlik powernap yapmaya, günde en az 30.000 adım atmaya, ayaklarınızın aşırı boyutta şişmesine, uykusuzluğa hazır olun. Dahası son günlere doğru kulağınızda geçici işitme kaybı da oluşabilir bunun için de kulak içi koruyucu aparatları yanınıza almayı unutmayın. Bir de burası mevsimsel olarak Alaçatı ya da San Francisco’nun aynısı. Gündüzleri güneş varken sıcak ama bir rüzgar esti mi sanırsınız ekim ayındasınız. O yüzden altınıza şort üstünüzde hoodie gibi ilginç tarzda giyinişler sergilemek zorunda da kalabilirsiniz.

Uyarılarımı önden yaptım şimdi övgülerimde sıra: Bodrum’da bulamayacağınız ucuzluktaki ve cidden doğal seyrine bırakılmış püfür püfür beachlerindeki gündüz partileri hayatımın en mutlu anlarını bana vermiş olabilir. O minnoş kasabanın ucuzluğu bana her nereye gitsem vadettiği güzel müzik, o sahneden o sahneye sevimli koşuşturmalar, bizden başka bir tek Türk’ün olmadığı, kimsenin kimseyi yargılamadığı yerde hiçbir şeye umursamadan dans edişler… Her şeye ama her şeye değerdi. Ama size en önemli tavsiyem, yol arkadaşınızla ilgili olacak. Hayatta her şey sevdiklerinizle ve paylaşımınızın çok iyi olduğu insanlarla güzel… Sevdiğiniz şarkı çıktığında “Teletubbies” gibi sarılıp birlikte zıplayacağınız bir insan varsa işte tam o insanla gitmeniz gereken bir yer burası.

Blanco Beach | Elrow Etkinliğinden

Aşağıda festivale dair Youtube’da bulabileceğiniz en güzel performansları sıraladım. Orada olmayan, benim için özel 4 performansın videosuna ise buradan ulaşabilirsiniz.

 

Cuartero BPM 2017: 

Nathan Barato B2B Carlo Lio BPM 2017:

Skream BPM 2017: 

Radio Slave BPM 2017: 

 

Son, ufak ama önemli bir bilgi, BPM artık Meksika’da hiç yapılmayacak, 2018’de de 2. kez Portekiz’de düzenlenecek, daha sonraki seneler ise bambaşka sahillerde olacak. O yüzden Portekiz’deki bu şirin atmosferi tatmak için 2018’de gitme fikrini iyi düşünün, çıkın çıkın gidin derim :) Bir sorunuz, yardım ihtiyacınız olursa da Instagram hesabımdan bana hiç çekinmeden yazabilirsiniz.

 

Müziğin peşinden başka ülkelere gidene kadar haftalık konser ve etkinlik önerilerine ve müzikle ilgili daha fazlasına MÜZİK kategorimizdeki yazılardan ulaşabilirsiniz.

Fotoğraflar: instagram.com/thebpmfestival / instagram.com/yarcankadioglu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?