Herkesin vardır; kendini en çok güvende hissettiği, oradayken içinin ayrı bir mutlulukla dolduğu yer. Evet evet, aklınıza geliyor değil mi? Tam da oradan bahsediyorum. Bir gittiniz mi bir daha geri dönmek istemediğiniz, her köşesine ayrı aşık olduğunuz o yer. İşte Burgazada, benim için o yer. Bir haftalıkken getirmişler beni Burgaz’a, orada doğdum bile diyebilirim. Hep oraya ait hissettim zaten kendimi, küçüklüğümden beri herkese “Ben doğma büyüme adalıyım, Burgazadalı’yım.” derim, övüne övüne. Gurur duyuyorum şu devirde hala güzel ruhunu koruyan, saf ve masum kalabilen adamla ve adalılarla. İtiraf etmeliyim, bu yazı biraz Burgazada’nın bilinmeyenlerine doğru bir yolculuk olacak. Hazırsanız başlıyorum cennetin kapılarını aralamaya!

Baştan söyleyeyim, Burgazada’da gezilecek yerler, ne yenir ne içilir gibi soruları olanlar, sorularına ‘pat’ diye kısa ve öz cevaplar aramaya kalkışmamalı bu yazıda. Öyle herkesin bildiği yerlerden bahsetmeyeceğim, adı üstünde ‘herkesin bildiği yerleri’ öğrenmenin ne anlamı var? Ben size adamın ruhundan bahsetmek istiyorum, bilinmeyenlerinden. Asıl cevaplar da zaten orada ;)

Burgazada

Burgazada Ulaşım

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Hasan ilkay Özduman (@hasanilkay) on

Burgazada, adı üstünde ada olduğu için tabiki en kalabalık olduğu dönem yaz ayları. Ama bana sorarsanız, Burgaz her mevsim güzel! Hele sonbaharda bir başka. Tabi biraz ne aradığınıza da bağlı; yazın cıvıl cıvıl, hele hafta sonları fazlasıyla kalabalık, ama hafta içi sakin. Kışın in cin top oynar adada, adanın yerlilerini görürsünüz yalnızca. Yaz kış adada yaşayanlar, evi dört mevsim Burgaz olanlar var. Ben onlara “ilerideki halim” diyorum. ;)

Burgazada’ya ulaşım için çeşitli seçenekler var; deniz otobüsü (İDO), motor, vapur ve deniz taksi. Bana kalırsa en güzeli vapur. Biraz nostaljik, biraz hüzünlü ama her zaman özgür hissettirir insana. Ben daha vapura ilk adımımı attığımda adayı hissederim, bir bütündür çünkü onlar. Martılara atılan simitler, denize doğru sarkıtılan bacaklar, sıcacık çay. Burgazada’ya gidiş böyleyse, varınca neler olacak diye düşündürebilir sizi vapur yolculuğu! Motor ve deniz otobüsleri tahmin edersiniz ki vapura kıyasla daha hızlı gider. Deniz taksi ise diğerlerine göre çok daha pahalıdır ama en hızlısıdır kuşkusuz.

Motor ve vapur seferlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Burgazada Sakinleri (Adalılar)

Burgazada’nın güzel mekanlarına geçiş yapmadan önce, adalılardan bahsetmeliyim. Burgazada’nın sakinlerinden! Adayı ada yapan onlardır çünkü. Peki nasıl insanlardır Burgazlılar? Hoşgörülülerdir. Adada Müslümanlar, Museviler, Hıristiyanlar birlikte yaşar; çok da güzel, çok da barış içinde yaşar. Herkes bir başkasının yardımına koşmanın derdindedir, torba taşırken zorlanan bir büyükanne veya dede göremezsiniz sokakta. Lafın gelişi değil, tam anlamıyla ailedir Burgaz’da herkes. O kadar ki, küçükken markette çalışan birinin babaanneme “Anne” diye hitap ettiğini duyup çok şaşırmıştım, sonradan öğrendim ki saygıdan ve sevgidenmiş bu hitap şekli, kan bağından değil yani :)

Burgazada’da araba yoktur, en fazla polis arabası görebilirsiniz, o da bir tane. Çok az fayton vardır, onların da yakında kalkma ihtimali olduğundan bahsediliyor. Faytoncuları herkes tanır, cafe işletmecilerini, kasabı, manavı, kısacası herkes herkesi. Burada birbirinin abi’si, abla’sıdır herkes. Birine bir şey olsa, anında bilinir, kenetlenir Burgazada. Ayaküstü sohbetler havada uçuşur, birbirinin halini hatrını sormak olmazsa olmazlarındandır adanın. “İyi misin, her şey yolunda mı, yok değil mi bir numara?” Artık soruyor muyuz etrafımızdakilere bu soruları, bir durup düşünsenize. İşte bu yüzden, çok değerli ilişkiler vardır bu güzel adanın güzel insanlarının arasında.

Paranın lafı edilmez, herkes tanıdıktır nasıl olsa. “Sonra getirirsin”, kolayca çıkıverir ağızlardan. Güven vardır çünkü Burgaz’da; bağlılık, samimiyet.

Burgazada’da Ne Yapılır?

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Dilek Çolak (@pollyannayamektuplar) on

Burgazada’ya geldiniz, haliyle soracaksınız bana “Burgazada’da ne yapılır?” diye. Yaşanır Burgaz’da. Yaz kış hem de. Günü birlik geldiyseniz, bir gün yetmez bu adanın tadına varmaya, benden söylemesi. Küçücük olduğuna bakmayın, her köşesinde farklı bir hikaye yatar Burgaz’ın. Bir günde Sait Faik Müzesi‘ni gezebilirsiniz örneğin. Sait Faik’in hayatına tanıklık etmiş eşyalar, fotoğraflar, mektuplar, belgeler hep burada bulunuyor. Veya hemen gerisindeki kilisede mum yakabilirsiniz. Fakat söylemeliyim, yalnız bunlarla bitmez Burgazada.

Burgazada’daki iki deniz kulübünden birine girip (giriş üye olmayanlar için, fazla bir miktar olmamakla beraber, ücretli) tüm gün boyunca keyif yapmak bir seçenek. Kulüpte yapabileceğiniz sayısız aktivite oluyor; tavla veya bilardo oynayabilir, büfede yemek yiyebilir, havuza veya denize girebilir, deniz kenarında güneşlenebilir, spor salonunda egzersiz yapabilir veya spor sahasında basketbol, voleybol, futbol oynayabilirsiniz. Denize giden yolda bir de bar bulunuyor, yazları iki veya üç kere Happy Hour gerçekleşiyor bu bölümde.

Ben günü kulüpte geçirmek istemiyorum derseniz, bisiklet kiralayıp muhteşem bir manzarayla karşılaşacağınız Kalpazankaya’ya bisiklet turu yapmanızı öneririm. Yalnız dikkat edin, ada güneşi yakar, tam öğle saatlerinde çıkmayın tura. İlginizi çekiyorsa Bayraktepe yani adanın en tepe noktasına doğru trekking yapabilirsiniz. Tırmanmak istemezseniz, sahilden başlayarak yürüyüş yapabilir, hatta isterseniz ada etrafında bir tur bile atabilirsiniz!

Burgazada’da Yeme-İçme

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Antigoni Restaurant (@antigonirestaurant_burgazada) on

Gelelim en zevkli kısımlardan birine! Burgazada’da nerede ne yenir? Şimdiden söyleyeyim, boş karınla gelin adaya çünkü yemelere doyamayacaksınız. Kahvaltı için Ergün Patisserie’ye mutlaka uğramalısınız. Hele bir de çikolatalı ponçiklerden kalmışsa, şanslı gününüzdesiniz. Genellikle kalmamış oluyor, erkenden bitiyor, seveni çok! Öğle yemeği için Kardeşler Büfe’nin leziz dönerini tadabilirsiniz. Kardeşler’de yemek isimlerini görünce şaşırmayın, çoğu adalıların icadı! Bernacan vardır mesela, yanlış hatırlamıyorsam lavaşın içine sosis, mısır, kaşar koyuyorlar. Zamanında Berna ve Can diye iki arkadaş bulmuş, öyle de kalmış. Menüde bile var artık! Kardeşler’in biraz gerisinde lahmacun yiyebilir, Atatürk Büstü’nün karşısındaki köftecide lezzetli köfteler tadabilirsiniz. Bir diğer seçenek olarak da sahildeki restoranlardan birine gidebilirsiniz. Ama bana sorarsanız, oraları akşama saklayın!

Akşam oldu mu, Burgazada’da rakı vakti geldi demektir. Eski 80-90’ların şarkıları kahkahalarla birleşerek havaya karışır, kadeh tokuşturma seslerinin ardı kesilmez, yemekler biter, ada ayaklanır ve bir de bakarsınız herkes dans ediyor, eğleniyor! İşte böyle güzel bir yer burası. Eğlence, dostluk, kahkaha, neşeyle dolu bir rüya. Antigoni‘de bir akşam yemeği mutlaka yiyin derim, ama sahildeki tüm restoranlara kefilim. Hepsi bir başka.

Geldik olmazsa olmazlara. Adaya özgü gül dondurmayı Yunus Abi’den tatmalısınız. Ama Sinem Dondurma’dan da bir top yemeden adadan dönmeyin. Bayılacaksınız!

Burgazada notlarım şimdilik bu kadar, ama diyorum ya, adayla ilgili anlatacaklarım bitmez benim. Belki bir başka yazıda, yeniden! ;)

İlginizi çekebilir: Lisya Kalma’dan Büyükada Önerileri

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

FAVORİ YAZILAR