İstanbul’un kalabalığından ve sürekli aynı çemberde dolandığımı fark ettiğimden beri ayda en az bir kere farklı bir yere gitmeye çalışıyorum. Bir cumartesi sabahı ‘bugün ne yapsak? ‘ diye düşünürken kebap derdine düşüp kendimizi Bursa’da buluveriyoruz. Deniz otobüsleri ile Bursa’ya ulaşım nasıl olsa çok kolaylaşmış durumda. Hemen bir gece de konaklama ayarlıyoruz. Çoktandır gitmek isteyip de vakit bulamadığımız Cumalıkızık pazar kahvaltısı için rotamız oluyor.

Processed with VSCO

Cumalıkızık Bursa merkezden kalkan minibüslerle 25-30 dakika uzaklıkta. Cumalıkızık köyü Uludağ’ın eteklerine kurulmuş 5 tane kızık köyünden biri. Kızık adı Uludağ’ın etekleriyle vadi arasında kalan yere veriliyor. Bir rivayete göre, cuma namazı için bu köyde toplanıldığından beri köyün adı ‘Cumalı’ olarak kalmış. Köy 2014 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde ve tarihi dokusu hiç bozulmamış. Osmanlı Dönemi’ne ait, 1300’lü yıllardan kalma rengarenk taş-kerpiç evler, mis gibi kestane ağaçları, arnavut kaldırımları, köye girildiği andan itibaren yüzlerde bir gülümseme oluşturuyor. Köyde birçok dar sokak var, hatta Türkiye’nin en dar sokağı olan ‘Cin Sokağı’ da Cumalıkızık’ta yer alıyor.

IMG_20161011_150833

Köy kahvaltısı yapmak istiyorsanız Bursa’ya uğradığınızda ilk tercihiniz olarak yer almalı. Reçelseverler birçok çeşidi burada bulabilirler. Bunun dışında butik hediye dükkanları, şirin çay bahçeleri, kafeler var. Ayrıca girişten itibaren buranın yerlileri yöresel eşyalar dışında kendi bahçelerinde yetiştirdikleri sebze meyvelerden de satıyorlar, almadan dönmeyin!

IMG_20161011_152803

Bir gününüzü Cumalıkızık’a ayırın; doğasıyla huzur bulacağınızdan emin olabilirsiniz.

Not: Yaz aylarında bir de Ahududu Festivali yapılmaya başlanmış, kaçırmayın derim. :)

IMG_20161011_150548

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN