Günümüzü Maiizen’in yaratıcısı ve tasarımcısı Ceren Gürkan ile geçirdik, onun ve markasının hikayesini keşfettik!

cerencam

Bize biraz kendinden bahseder misin? El yapımı aydınlatmalar tasarlamaya nasıl başladın?

Kendimi bildim bileli sanatın her formuna; özellikle resme ve heykele ilgim var, küçük yaşlardan beri resim yapıyorum, fotoğraf çekiyorum. Mimar Sinan Üniversitesi Seramik ve Cam Tasarımı Bölümü’nde okumaya başladıktan sonra ise hayatıma çamur ve cam girdi. Aslında, doğadan ve günlük yaşamdan ilham alan, işlevsel olduğu kadar estetik de görünen objeler yaratmanın peşindeydim. Bu objelerin kişiye özel olmasını, heykelsi formlar taşımasını istiyordum. Okul bittikten sonra, bir sıcak cam fabrikasında çalışmaya başladım. Büyük projeler için aydınlatma tasarlarken ışığa form vermenin ne kadar büyülü olduğunu gördüm ve asıl malzememin cam olduğunu fark ettim. Camın yanına, ahşap, ip, seramik gibi doğal malzemeler de ekleyerek kendi koleksiyonum üzerine çalışmaya başladım.

Peki neden Maiizen? Markanın ismi ve felsefesi nereden geliyor? 

Maiizen 2014 yılında doğdu. “Mai” eski dilde mavi demek. “Zen”i zaten biliyoruz. Mavi rengin rahatlatıcı, güven veren, romantik etkisini zenin dengesiyle birleştirdik; Maiizen olduk. Işık hayatımızın kaynağı. O kadar kuvvetli ki, onunla şarj oluyoruz. Kısacası, ışık bir ihtiyaç. Maiizen bu ihtiyacı, ışığı doğadan ve günlük yaşamdan aşina olduğumuz formlara sokarak, gördüğümüzde bizi rahatlatıp mutlu eden objelerle birleştirerek gideriyor. Haliyle ortaya; fonksiyonelliğin görsellikle el ele gittiği, farklı duyguları ifade eden, aynı zamanda onları yansıtan, ilişki kurulabilen ürünler çıkıyor. Tam da bu sebepten, her tasarımın bambaşka bir hikayesi var. Tasarım ve üretim de bir doğum aslında ve biz bu doğum hikayelerini anlatmayı çok seviyoruz.

maiizen

Element Aydınlatma

İlhamını nereden alıyorsun?

Maiizen’in ilham kaynağı doğanın kendisi. Bu yüzden, tasarımlarımızın kolay kolay eskimeyen, zamansız bir çizgisi var. Bununla birlikte, günlük yaşamdan da esinleniyoruz; bu da bizi zinde, yenilikçi ve minimal kılıyor. Maiizen aynı anda hem başka bir zamana ait hem de çağdaş hissettirebiliyor. Tabii bir de ışığın (ve onun formunun) uyarıcı etkisiyle içgüdüleri harekete geçirip zihni aydınlatma, hayal gücünü besleme durumu var; bu da Maiizen’in gizli gücü. Aydınlatmanın böylesi iki ayrı boyutunun oluşu, beni yeni fikirler üretmek, yeni ürünler tasarlamak için çok motive ediyor.

İşinin en sevdiğin yanı ne?

Kullandığım malzemelerin doğası gereği ortaya çıkan özgünlük, bir ürünün diğerinden daima farklı olması… Ve ışığın bin bir halini görmek! Ben sıkılgan biriyim, değişimden besleniyorum. İşim bana bu imkanı sunuyor. Birbirimizi dinamik kılıyoruz.

maiizen2

Moi Masa Aydınlatması

Yaratıcılığını neler besliyor?

Doğa ve günlük yaşam. Aslında, gözümün gördüğü her şey.

Tarzını 3 kelimeyle anlatmanı istesek.

Natürel, minimal, heykelsi

Seni en çok etkileyen insanlar kimler?

James Mallord William Turner, Alberto Giacometti, Auguste Rodin, Wim Wenders, Cai Guo-Qiang.

Hayattaki motton nedir?

Işık renktir.

Hipicon’da en çok beğendiğin 5 tasarım ürün hangileri?

_Humble Brush

_Trigg 2’li Saksı, Umbra

_Diagonal Sehpa, Som Interior

_Bordo Lava Kolye, Yuka

_Kundak Edisyonlu Baskı, Erhan Cihangiroğlu

 

Teşekkürler!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN