Bazı günler vardır ya hani; herkesten ve her şeyden uzaklaşmak istediğimiz.. Ruhumuza iyi geldiğini bildiğimiz semtlerden birinde ya yalnızlığı tercih ederiz böyle günlerde ya da birkaç sevgili dostu yanımıza alıp düşeriz yollara.. Sıcacık bir cafede oturup çayımızı, kahvemizi yudumlarken zamanın nasıl geçtiğini anlamadan birşeyler okuduğumuz günler vardır ya hani; Çukurcuma’nın bohem ruhuna has mimarisiyle Ayhan Işık Sokak’ın köşesine konumlanmış Corinne Hotel ile işte böyle bir günde tanıştım.

Güneşli bir Pazar günü keyifle düştüm Çukurcuma yollarına.. Nihai amacım Corinne Hotel’e ulaşmaksa da Çukurcuma halkı beni başka sokaklara götürdü her adımımda. Kahvede oturan amcaların sıcaklığı, vintage dükkanlar ve antikacıların çekiciliği, galerilerin gizemi, her sokakta karşıma çıkan esnafın neşesi derken bir bakmışım bambaşka sokaklarda geziyorum. Kaybolmuş olmanın verdiği güzel bir his var içimde. Bir yandan fotoğraf çekerek bir yandan yokuşları ine çıka varıyorum Ayhan Işık Sokak’a. Ve karşımda tüm ihtişamıyla Corinne Hotel beliriyor.

Dün ile bugünün harmanı adeta.. Daha ilk anda sizi alıp çok uzaklara, yıllar öncesine götürüyor. 100 yıllık tarihi geçmişi olan bir binanın yaşattığı hisler de bir başka oluyor takdir edersiniz ki. Modern mimari etkisiyle sonradan yaratılmış semtlerdeki yeni binalar sarmışken dört bir yanımızı, 1 asırlık ömrüne rağmen heybetinden hiçbir şey kaybetmemiş Corinne Hotel, yaşlı ve tonton ama bir o kadar da elegan bir giyim tarzına sahip ve aydın görüşlü bir büyükanne hissi yaşatıyor bende ve daha içeri girmeden içimi ısıtıyor.

Corinne Pencere

Yavaşça içeri süzülüyorum ve otelin hemen giriş katında yer alan Fransız bir stile sahip cafe beni karşılıyor. Dekorasyona hakim kırmızının cazibesi ve kahverenginin sıcaklığı ile uzunca oturacağımı hissettiğim için midir bilinmez mekana geniş açıyla hakim olacağım bir keyif masasına oturuyorum :) Corinne’in atmosferi bir anda kahve tutkumu bastırıp şarap tutkumu tetikliyor. Kendimi hiç aklımda yokken peynir tabağı ve roze şarabımı söylerken buluyorum.

Corinne Peynir ve Sarap

Peşpeşe melodileri havada uçuşan Françoise Hardy’den Comment Te Dire Adieu, Andy Williams’tan Corcovado ise Corinne’in huzurlu ortamınına huzur katıyor. Tam bu anlarda Corinne Hotel’in tarihi yolculuğuna çıkıyorum. Meğer Osmanlı – Cumhuriyet döneminin en iyi mimarlarından kabul edilen Mimar Kemaleddin Bey tarafından 1913 yılında bir han olarak tasarlanmış sevgili Corinne Hotel. Adını ise Cumhuriyet döneminde Çukurcuma’da yaşayan ve milli mücadeleye destek veren İtalyan bir opera sanatçısı olan Madam Corinne’den almış. 2013 yılına geldiğimizde görüyoruz ki, 1 asırlık yaşanmışlıklara duyulan saygı ile geri dönüşümlü malzemelerle restore edilmiş ve geçmiş dönemin izlerini taşıyan 39 muhteşem odalı bir butik otel olmuş.

Corinne Dis Oturma

Bir kahve söylüyorum ve dolanmaya başlıyorum ortalıkta. Biraz fotoğraf çekiyorum, biraz da masalarda oturan çoğunluğu turistlerden oluşan otel misafirlerini gözlemliyorum. Aslında bir yandan İstanbul’un en kalabalık semtlerinden birindeyken, diğer yandan Corinne Hotel’e sığınarak karmaşadan çok uzak huzurlu bir Pazar geçiriyor adeta herkes.. Güleryüzle siparişlerini alan ve servis yapan çalışanlar da bu büyüyü bozmayarak devam ediyorlar günün akışına.

Zaman akıp gitmiş, hava kararmış, saat kaç olmuş haberim yok. Kapanmadan yetişmem gereken serginin telaşıyla bir o kadar da gidiyor olmanın hüznüyle birlikte ayrılıyorum Corinne Hotel’den.

Bir başka kaybolduğum günde yine görüşmek dileğiyle..

Corinne Hotel Çukurcuma Adres: Turnacıbaşı Caddesi Ayhan Işık Sokak No.41 34433 Beyoğlu İstanbul – 0212 293 9494

Fotoğraflar: İpek Çakmak, www.corinnehotel.com

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?