Dilşah Demir, 76. Berlin Film Festivali’nin Forum bölümünde dünya prömiyerini, Türkiye prömiyerini ise 45. İstanbul Film Festivali’nde yapan Banu Sıvacı imzalı “Günyüzü” filmi ve Bahçe Galata‘da sahnelenen “Leziz” oyunu ile kariyerinin üretken dönemlerinden birini geçiriyor. Bir yanda “Günyüzü” ile sinema perdesinde, diğer yanda “Leziz” ile sahnede farklı hikâyelerin içinde yer alan Dilşah Demir ile kariyerinin bugünkü durduğu yerden geriye ve ileriye bakarak; üretim pratiklerini, oyunculuk anlayışını ve onu besleyen deneyimleri konuştuk.

facetune_11-03-2025-01-33-09
Dilşah Demir | Fotoğraf: Dilşah Demir

Bu yıl oyuncu kadrosunda yer aldığınız “Günyüzü” filmi dünya prömiyerini 76. Berlin Film Festivali’nin Forum bölümünde, Türkiye prömiyerini ise 45. İstanbul Film Festivali’nde gerçekleştirdi. 2025 yılında prömiyerini yaptığınız “Leziz” oyunu da sahnelenmeye devam ediyor. Sizin için nasıl bir yıl oluyor?

Uzun zamandır hayalini kurduğum şeylerin gerçekleştiğini gördüğüm bir sene oluyor. Berlin ve İstanbul gibi uluslararası festivallerde yer almak bana büyük bir mutluluk verdi. Diğer yandan, oyunculuk olarak sınandığımı hissediyorum. “Leziz” oyununda seyirciyle neredeyse burun burunayız, fiziksel olarak çok yakınız. Bu durum ciddi bir odaklanma gerektiriyor. Sahnede odağı kaybetmemek için de tamamen partnerime tutunuyorum, ondan güç alıyorum.

Her yeni iş, kariyer yolculuğunda bir adımı, bir basamağı temsil eder. Bu yıl seyirciyle buluşan işlerinize baktığınızda, kariyerinizin nasıl bir döneminde olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Bu yıl benim için her anlamda çok yönlü bir dönem oluyor. Bir yandan “Günyüzü” ile sinemada ve Leziz ile tiyatro sahnesindeyken; diğer yandan ana akımda “Kral Kaybederse”, Netflix’te ise “Ayrılık da Sevdaya Dahil” gibi çok farklı dinamikleri olan setlerdeydim. Artık ‘Bu rolü kendim için nasıl eğlenceli bir hale getirebilirim?’ sorusunun peşine düşüyorum. Yine de yalan yok, hâlâ kendimi kanıtlama telaşı içine girdiğim anlar oluyor. Umarım önümüzdeki projelerde bu telaş, yerini tamamen keşfetmeye bırakır. 

facetune_11-03-2025-01-01-17
Dilşah Demir | Fotoğraf: Dilşah Demir

​​​​​​​Kadir Has Üniversitesi’ndeki Film ve Drama yüksek lisans sürecinizde edindiğiniz kuramsal bilgiler ve Çıplak Ayaklar Kumpanyası’nda aldığınız modern dans eğitimi, bir karaktere hazırlanırken oyunculuğunuza fiziksel ve zihinsel olarak nasıl bir farkındalık sunuyor?

Aldığım eğitimler, özellikle modern dansın üzerimde çokça etkisi oldu. Oyuncu ne kadar çok şey bilse de eyleme geçmedikten sonra bir farkındalığa varamayacağı inancındayım.

Biraz “Leziz” oyunundan bahsedelim. Metinle temasınız ne zaman ve nasıl oldu? İlk okuduğunuzda neler düşündünüz?

Yönetmenimiz Anılcan Beydilli, 2025’in yazında beni arayıp uzun zamandır bu oyunu yapmayı hayal ettiğini, sahnede Ceren Taşçı ile bizi yan yana gördüğünü söyledi. Yaşam Özlem Gülseven’in kaleme aldığı metni bir çırpıda okudum ve hemen provaya girmek istedim. Benim için bir tiyatro metninden ziyade, atmosferi çok güçlü bir film senaryosu gibiydi. Bugün oyunu izlemeye gelen seyircilerden de sıklıkla ‘Kendimi bir filmin içindeymiş gibi hissettim’ yorumunu duyuyoruz. Bu sinematografik algının seyirciye de aynen geçmesi beni çok mutlu ediyor.

Ceren Taşçı ile sahne uyumunuz oyunun akıcılığını artırıyor. Oyunun prova süreçlerinde nasıl bir çalışma yöntemiyle bu uyumu yakaladınız? Provalar sizin açınızdan nasıl geçti?

Tüm ekip ve danışmanlarımız ile metin üzerinde bolca doğaçlama yaparak kolektif bir süreç işlettik. Ceren ile sahnedeki uyumumuzun bu özgür alandan beslendiğini düşünüyorum. Birlikte eğleniyor olmamız, sahne üstünde birbirimize duyduğumuz güveni artırdı. Provalar benim için hem keyifli geçti hem de yeni bir şey üretmenin gerginliğini barındırdı. “Leziz”, bu ülkede işini en doğru şekilde yaptığına inandığım insanların kurduğu Bahçe Galata’nın oyunu. Bu çatının altında olmak bana çok şey öğretti diyebilirim.

gybg6377
Dilşah Demir “Leziz” Oyununda | Fotoğraf: Bahçe Galata

​​​​​​​Kendine, kendin olabildiğin korunaklı bir alan yaratmaya çalışmak hayatın neredeyse her alanında mücadele gerektiriyor. Sizce “Leziz” oyunu bu mücadeleye dair neler söylüyor?

Oyun, hayatta kendimiz kalabilmek için ne kadar büyük ödünler verdiğimizi ve sürekli bir tetikte olma haliyle sınanmamızı anlatıyor.

Yönetmen Banu Sıvacı, “Günyüzü” filmine dair; “Günyüzü tüm dünyanın kız çocuklarına adandı,” diyor. Filmin tüm dünya kız çocuklarına adanmış olması, Seher karakterini canlandırırken size nasıl bir sorumluluk yükledi?

Açıkçası oyuncu olarak set anında o kadar büyük bir misyonla hareket edemiyorum. Benim sorumluluğum o an sadece önümdeki sahneye, Seher’in o anki duygusuna ve dürüstlüğüne sadık kalmak oluyor. Bahsettiğiniz o büyük ve anlamlı sorumluluğu ise oynarken değil, film bitip de perdede bir izleyici gibi izlediğimde hissettim. Bu arada filmimiz Avrupa’da şimdiden birçok festivale seçildi bile. Merak edenler tüm duyuruları “Günyüzü“nün Instagram sayfasından takip edebilir. 

screenshot_20260601_163009_instagram
“Günyüzü” Film Afişi | Görsel: Günyüzü

Film; yas, toplumsal baskı, suskunluk, barınma ve örtbas edilen gerçeklerin etrafında tüm karakterler için bir yüzleşme alanı yaratıyor. Seher, bu kasabada örtbas edilen gerçeklerin ve yaşananların neresinde duruyor? Sizce Seher hikâye için neyi temsil ediyor?

Seher; eşi Ayhan ve onun kardeşi Suna’nın yüzüne kim olduklarını tüm gerçekliğiyle söyleyen tek kişi. Bu durum onun gücünü gösteriyor. Karakteri çalışırken; kendini tam olarak tanımayan, varlığını başkaları üzerinden inşa eden bir kadın gördüm. Seher kendi içindeki boşluğu dolduramadığı için sürekli etrafındakileri hizaya sokmaya, başkalarının hayatını yönetmeye çalışan o çok tanıdık insan modelini temsil ediyor.

“Leziz”de ‘ev’ bir savunma hattıyken, “Günyüzü”nde bir hesaplaşma ve yüzleşme mekânı olarak varlığını dayatıyor. Sizin için ‘ev’ ve ‘aidiyet’ kavramları ne ifade ediyor?

Evi bir savunma hattı ya da hesaplaşma mekânı olarak konumlandırmak yerine; kendimi regüle ettiğim, yenilendiğim ve ürettiğim bir alan olarak görmeyi tercih ediyorum. Ev benim için düzeni kurduğum, izlediğim, yazdığım ve zihnimi dinlendirdiğim bir şarj istasyonu. Aidiyet tanımım ise tamamen ilişkisel ve taşınabilir: Eşimin ve hayvanlarımın olduğu her yer benim yuvam.

Her yeni proje, insana geriye dönüp bakma imkânı sunar. Kariyer yolculuğunuza baktığınızda, şu an oyunculukta kendinizi konumlandırmaya çalıştığınız yeri nasıl tanımlarsınız? Yolculuğunuzun dönüm noktaları neler oldu?

Şu an, geçmişte aldığım eğitimlerin ve biriktirdiklerimin sahnede ve setlerde bana alan açtığını, kendimi daha rahat ifade edebildiğimi hissettiğim bir dönemdeyim. Benim için en büyük dönüm noktası ise sosyal medyada ‘Hassas İçerik’ adlı hesabı açıp kendi içeriklerimi üretmemle başladı. Toplumsal pürüzleri mizahla ve komediye dayalı pozitif bir yaklaşımla izleyiciyle buluşturmak, bana oyuncu olarak bambaşka bir özgürlük alanı açtı.

facetune_11-03-2025-01-22-17
Dilşah Demir | Fotoğraf: Dilşah Demir

​​​​​​​​​​​​​​Gelecekte inşa etmek istediğiniz kariyerinize dair kendinize birkaç cümle kuracak olsanız neler söylerdiniz?

Çoğu şeyi kontrol etme refleksini artık yavaş yavaş bırak, en azından bunun için çabalamaya devam et. Hayatın kendi içindeki o doğal akışı oyunculuğuna taşımayı unutma; kontrol mekanizmanı bu alanda da sal gitsin.

Kapak Fotoğrafı: Dilşah Demir

İlginizi çekebilir: Enes Kudu’dan Ceren Taşçı ile Röportaj