İstanbul, hep demişimdir, gerek konser organizasyonları gerek sinema, tiyatro ve görsel sanatları olsun en az Avrupa metropolleri kadar başarılı. Boşu boşuna İstanbul’un gece hayatı Londra, New York, Berlin gibi demiyorlar. Tam %100 olmasa da bizim şehrimizde de çok güzel mekanlar, lokal ve uluslararası festivaller, etkinlikler ve uluslararası üne sahip çok büyük isimlerin konserleri oluyor. Bunun dışında sanatla ilgili daha farklı oluşumlar da var.

DO LOGO

Bir kültür-sanat blogger’ı olarak size, bize ait bu farklı oluşumlardan biri olan Dinleme Odasını tanıtmak istedim. Dinleme Odası projesi, her ay belirli bir albümü dinlemek üzerine kurulmuş bir etkinlik serisi aslında. Yaptıkları ve sundukları iş çok niş ama hitap ettiği kitle olarak da bir o kadar besleyici.

Müzik sadece dinlemek veya önermek değil onlar için. Müzik onlar için kapak tasarımlarından tutun da şarkı isimlerine kadar tartışılan, sözlerine kadar konuşulan, farklı fikirleri paylaştıkları ve bunları biz müzikseverlerle paylaştıkları bir oluşum.

10414374_656483747801523_2976308544926224167_n

Dinleme Odası projesi aslında son dönemlerde albüm yapmak yerine tek tek şarkı yayınlarız diyen müzisyenlerin artmasından hoşlanmamalarından doğmuş bir proje. Her ay Galatasaray KontraPlak mağazasında gerçekleşiyor. Minik ama bir sürü plakların satıldığı çok şirin bir yer.

Bu projenin 4 kurucusu var. Onlara da bu güzel oluşumdan dolayı teşekkür ederek isimlerini sizlerle paylaşmak isterim. İsimlerinin üstlerine tıkladığınızda kendilerine ait web sitelerine ulaşmış olacak, ne kadar müzik ile ilgili derin bilgiye sahip olduklarını ve müziğe nasıl gönül verdiklerini göreceksiniz:

Zülal Kalkandelen (Vegan Logic)

Ezgi Aktaş (Alternatif İstanbul)

Rahşan Koçoğlu (Unblugged)

Okay Aydın (Kontra Plak)

Ayrıca bu web sitelerinden müzik dünyası ile ilgili son güncel bilgilere de ulaşabilirsiniz.

10626547_643502059099692_2625233940149718579_n

Dinleme Odası sistemi şöyle işliyor: Her ay bir albüm belirleniyor. Biz davet edildiğimiz gece LAMB’in “Backspace UnWind” isimli albümünü baştan sona orada beraber oturduğumuz 30 kişi ile birlikte dinledik. Albümde en beğendiğim şarkı olan “We Fall In Love” şarkısını da paylaşmak isterim.

Daha sonra da ortak bir değerlendirme süreci başlıyor ki benim için en keyifli yeri de o bölümdü. Ben de sıra bana gelince naçizane fikirlerimi belirttim. Çok farklı açılardan yaklaşan, sanatçının veya grubun her işini takip eden fanatik derecede dinleyicilerin yorumlarını dinlemek de farklı bir deneyimdi benim için. Hani film festivallerinde film izledikten sonra film üzerine yapılan konuşmaların keyfi vardır ya, onu müzikte yaratmaya çalışmışlar.

Siz de bağımsız oluşumlardan keyif alabilirim ve farklı bir şehir aktivitesine katılayım diyorsanız ufak ikramlarla beraber size güzel 1.5 saat geçirtecek Dinleme Odası’na uğrayın derim.

http://www.facebook.com/dinlemeodasi
http://twitter.com/dinlemeodasi

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN