Dünya üzerinde artık neredeyse her meslekten insan vücudunda dövme taşıyor ve bu dövmelerin kişiler için özel anlamları var.

Derimize boya ve iğne ile, tuvale işlenen bir resim inceliğinde aktarılan dövmeleri, bir de sanatçıdan dinleyelim. Ben sordum, Freak Tattoo ve Design Studio’nun sahibi Serdar Aydoğdu; asistanı ve iki kedisiyle birlikte cevapladı.

DövmeHayatının yarısını dövmecilik mesleğine vermiş Serdar Aydoğdu, asistanı Kıvılcım Kenger ve iki kedisi ile birlikteyiz. Öncelikle 6-7 Eylül’de düzenlenen İstanbul Tattoo Convention’da düzenlenen yarışmada, En İyi Renkli Dövme dalında aldığın birincilik ödülü için seni tebrik ediyorum.

Teşekkürler…

Yoğun programın arasında vakit ayırdığın için de ayrıca ben teşekkür ediyorum. Yeni dükkan, yeni ofis, yeni işler, dekorasyon vs. derken bayağı meşgulsün, daha fazla meşgul etmemek için hemen sorulara geçiyorum. Kaç yıldır bu mesleği yapıyorsun?

Kaç yıldır yapıyorum.. Lise 3’ten sonra başladım. Yani 17 sene olmuş olabilir.

Nasıl başladın peki mesleğe? Zaten lisede çiziyordum bir de bunu paraya dökeyim mi dedin?

Lisede resim yarışmalarının ve resimle ilgili ne kadar faaliyet varsa hepsinin içindeydim. Lise bittikten sonra da yapacağım mesleğin keyif alarak yapacağım ve çizerek yapacağım bir meslek olması gerektiği üzerine çok düşünüyordum. O sırada dövme mesleğiyle tanışıp, bir ara grafikerlik yapıp başladım bu yolculuğa. Gerçekten de keyif aldığım bir mesleğim var.

Dövmeci kelimesinden rahatsız oluyor musun? Sanki yaptığın işin içinde bir sanat yokmuş da tamamen ticaretten ibaretmiş gibi geliyor mu, basitleştiriyor mu sence? 

Bu tabii ki biraz rahatsız edici ama sonuçta bu yine insanların bir şekilde taktığı bir isim. Bu mesleği tarif etmek için kullanılabilecek en iyi kelime aslında. Ama artık son yıllarda yurt dışında olduğu gibi ülkemizde de sanatsal yönleri keşfedilip ön plana çıkartıldı. Bu isimler yine insanların takdiri olan bir şey, sonuçta sanat da yapsan yine insanların onu alıp seni sanatçı statüsüne yükseltmesi gerekiyor. Yani kendi kendine ben dövme sanatçısıyım diye gezmek saçma olur. Tıpkı şarkı söyleyen herkesin kendini ses sanatçısı sanması gibi. Sanatçı dediğin adam üreten adamdır, üretmek zorundadır. Bir şekli alıp da fotokopi makinası gibi aynısını yapmak değildir olay, yorum katıp tarzını konuşturabilmektir.

Mesleğe başladığın zamanla bu zamanı kıyaslarsan neler değişti?

En başta aldığımız boyalar ve kullandığımız malzemeler artık çok daha profesyonel. Eskiden yurt dışı tabanlı bir iş olduğu için neyin ne olduğunu çok fazla bilmiyorduk. Sektörün burada gelişmesiyle birlikte bizim jenerasyon da gelişti artık malzeme aldığında marka üzerine gidebiliyorsun ya da istediğin kalitede malzeme alabiliyorsun. Aynı zamanda pek çok insan ne yapması gerektiğini biliyor. Malzeme alırken nereye yönelmemiz gerektiğini biliyoruz.

Bildiğim kadarıyla Sağlık Bakanlığı’nın son yıllarda yaptığı atılımlar var ama bu konuda. Dövme Sanatçılarına sertifika vermek, boyaların standartlarını düzenlemek. Hijyenik ortam denetimleri yapmak vs. Bunların sektöre gözle görülür katkısı oluyor mu?

Son yıllarda güzel atılımlar yapılıyor aslında. Her ne kadar Güzellik Salonu bölümü ile birleştirilmiş olsa da Artık Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın dövme ile ilgili bir alanı var. Sertifika işine gelince bence biraz daha titiz olunması gerekiyor bu konuda, artık neredeyse parası olan herkese verilmeye başlandı. Aslında bir geçiş dönemindeyiz diyebiliriz. Güzel şeyler olacak ama bu geçiş süreci de haliyle biraz sıkıntılı. Avrupa’dan aldığımız belli başlı kuralları uygulamaya çalışıyoruz ama belli başlı konularda Türk kafasıyla hareket ettiğimiz için sıkıntılar yaşıyoruz illa ki.

Kaç tane dövmen var?

Dokuz.

İçlerinden en sevdiğin hangisi?

Uzaylı kuru kafalı robot.

Türkiye’de bu meslek için bir gelecek var mı sence? Yoksa bir anda popüler olup herkesin yapmaya başladığı ve sonra balon gibi patlayacak bir sektör mü yoksa köklü bir meslek halini alır mı?

Sektör geçmişe nazaran çok ilerleme kaydetti. Yok olup gideceğini sanmıyorum. Nasıl giysilerimizi sürekli değiştiriyorsak dönem dönem tarzlar nasıl değişiyorsa, dövme de öyle bir şey. Derimiz de değiştiremediğimiz bir giysi sonuçta. Onu modifiye ederek bir şeyler yapıyoruz sonuçta. Bence eskimenin tam aksine zamanla daha uçuk bir hal alacaktır. Geleceği olan ve çok güzel yerlere gelecek bir meslek. Ama ileride getirisi ne olur, özellikle şu anda ülkenin içinde bulunduğu ekonomik yapı olmasa da, siyasi yapı neler getirir bu meslek için bilemiyorum.

Bu meslekte şimdiye kadar başına gelen en saçma olay nedir? Yani stand-up komedi yapsam şunu anlatırım dediğin bir anın var mı? Bir kızın minicik bir yıldız için feryat figan çığlık attığına şahit olmuştum eski dükkanında.  Ondan daha sıra dışı olanı var mı?

O artık bana normal geliyor. Ayılanlar bayılanlar falan. 

Bugüne kadar hiç beğenmediğin bir çalışman oldu mu? Dövmeyi yaptım ama bu insanın tarzına da bu dövme hiç uymadı dediğin oldu mu? Ya da müşterinin getirdiği figürü beğenmeyip de “Size şöyle bir figür daha uygun olur.” Dediğin oldu mu hiç?

Aslında internetten bulunup da basma kalıp şeklinde getirilen figürlerin, yüzlerce hatta binlerce insanın taşıdığı şekillerle çalışmak hiç keyif vermiyor. Özellikle martı dövmesi nefret ettiğim bir çalışma.

Martı dışında nefret ettiğin dövme türü var mı?

Tribal çalışmaktan hiç hazzetmiyorum.

Aslında senin burada bu stüdyoyu kurma amacın da bu zaten değil mi? Yani custom design, kişiye özel tasarım, kişiye özel dövme.

Aynen öyle. Sonuçta birey olarak hepimiz birbirimizden farklıyız. Karakter ve kişilik bakımından bağdaşmıyoruz. Görüntü olarak aynı değiliz. Bunu da bir şekilde vücudumuza yansıtarak dövmenin gidişatını belirlemeliyiz. Ama genelde öyle değil de ünlü birilerinin vücudunda gördüğümüz şeyleri vücudumuzda taşımaktan çok daha fazla haz alıyoruz, sanki o kişiye dönüşecekmiş gibi hissediyoruz kendimizi.

Her ne kadar yaptığın işleri sosyal medyada paylaşsan da biri gelip “Ben de bundan istiyorum.” dediği zaman hayır diyorsun yani.

Aynen. Kişinin daha kendisine özgü bir şeyler ortaya çıkarmasına ya da bana getirdiği figürü görsel olarak daha kaliteli hale getirmek konusunda yardımcı oluyorum.

Peki çalışmayı en çok sevdiğin tarz dövmeler hangileri?

Aslında sabit bir tarz yok. Sadece aynı tarz dövmeleri sürekli yapmamaya özen gösteriyorum. Çünkü bu her gün aynı yemeği yemek gibi bir hal alıyor bir süre sonra. Farklı tarzlarda çalışmak ve renkli çalışmak bana çok daha cazip geliyor. Kişiye özel tasarımlar bu konuda çok ufuk açan çalışmalar. Kişiye özel yaptığın dövmeye günler sonra başka şeyler ekleyerek de devam edebiliyorsun.

Bildiğim kadarıyla detaylı ve uğraştıran işleri seviyorsun. Özellikle bir Luis Royo işlerini dövmeye ve insan vücuduna aktarmayı çok seviyorsun.

Komplike olacak, beni zorlayacak ve yeteneklerimi geliştirmemi sağlayacak işleri, bir şeyler öğretebilecek işleri seviyorum.

 

Dövmede yeni trend nedir? Bir ara herkes koluna “Only God Can Judge Me” yazdırıyordu mesela.

Şu anda old-school dövmeler biraz daha revaçta sanırım. İşini iyi yapan birkaç arkadaşımız da sağolsunlar trend olarak belirledi onu ama sabit bir tarz söyleyemem. Herkesin müşteri profili ayrı sonuçta.

Kıvılcım: Bence şu anda çok revaçta olmasa da önümüzdeki günlerde dijital kompozisyonlu dövmeler çok daha moda olacak. 

Örnek aldığın dövme sanatçıları var mı?

Nick Baxter, Mike DeVries ve Victor Portugal gerçekten çok başarılı işlere imza atmış isimler.

Eminim ki senin de işlerin bir gün yurt dışında takdir görecektir. Yapılan diğer işlere baktığım zaman gerçekten
Avrupa kalitesinde dövmeler çıktığını görüyorum.

Çok teşekkürler. Bir sanatçının çalışmaya devam edebilmesi için gereken özgüven, işten anlayan insanlar tarafından takdir edilmekte yatıyor zaten.

Hiç yapmam dediğin dövme var mı?

Etraftaki insanları rahatsız edecek belli bir ideolojiyi benimseyen, ya da taşıyan kişiye ilerde sorun çıkartacak çok siyasi içerikli dövmeleri yapmaktan çekiniyorum. Sonuçta yaptığım işin sonradan o insan üzerindeki etkilerini düşünmek zorundayım.

– Dövme yaptırmak isteyen insanlara tavsiyelerin var mı?

+ Kesinlikle çok seçici olun, mutlaka birkaç stüdyo gezin en azından yapılan işlere göz atın, yaptıracağınız işin kesinlikle size özel olmasını isteyin. 

– Asistanının dövmelerinden birkaçı da sana ait değil mi?

+ Evet hatta bir tanesi conventionda derece aldı. Kısmetse önümüzdeki yılda da yurt dışında belli başlı conventionlara katılacağız.

– Ustanın söylediklerine eklemek istediğin bir şey var mı Kıvılcım?

Kıvılcım: Gerçekten çok cover-up yani eski dövmenin üstünü kaplatmak için başka dövme yaptıran bir insan olarak söyleyebileceğim şey; gençken dövme yaptırmaya karar vediğinizde aileniz olsun, etrafınızdaki insanlar olsun- ki bunlar dövme konusunda dikkate almadığın insanlar- sana sıkılacağını söylüyor o dövmeden. Sen de sıkılmayacağını ve çok beğendiğini söylüyorsun ama gerçekten de on yıl sonra görüyorum ki ben hepsini tek tek kapattırıyorum. O yüzden figür konusunda çok dikkatli düşünmek lazım. Eğer ileride birden fazla dövme sahibi olmayı düşünen bir insansanız, dövmelerinizi tek tek değil de bir kompozisyon içinde düşünüp öyle devam ederseniz çok daha iyi sonuçlar çıkar ortaya. Ayrı ayrı dövmeleri birleştirmek de sonradan sıkıntı olabiliyor.

Peki 60-70 yaşlarına geldiğinizde bu işi hala yapıyor olmak istiyor musunuz?

Hayır. Ben dövme sektöründen ayrılıp biraz daha tasarımcılığa geçiş yapmış olmak isterim o yüzden Freak Tattoo olarak  sadece dövme üzerine değil aynı zamanda tasarım üzerine de çalışmalar yapıyoruz. Dövme yapmaktan çok keyif aldığım bir şey ama ileriki zamanlarda onu biraz daha küçük bir çevreye, sadece tanıdığım insanlara yapmayı tercih ederim.

Kıvılcım: Açıkçası ben dövmeye şu anda bir meslek olarak değil de bir hobi olarak bakmayı tercih ediyorum ama ölene kadar dövme yaptırırım orası kesin. Çünkü dediğimiz gibi bir kere iğne derinin altına girdi mi insanda ikinci dövme yaptırmaya dair bir kaşıntı başlıyor. Zaten eski dövmelerimden de beğenmediklerimi kapattırıyorum Serdar’a-

O konuda tam bir ruh hastası, daha birinci dövmeyi kaplarken üçüncüyü nasıl kaplatacağını düşünüyor kafasında. 

Kıvılcım: Mesela daha dün göğsümdeki dövmeyi kaplamak için fotoğraflarını çekip photoshopta üzerinde çalıştım.

Bacağına koluna sürekli bir şeyler çiziyor. Koluna alüminyum folyo sarıp, çalışılacak alanın ne kadar olacağını görüp onun üstüne bir şeyler çiziyor.

Ultraviyole veya fosforlu dövmeler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Gerçekten etkili kullanıldığında harika sonuçlar verebilecek bir malzeme. Hatta birkaç örneğini görüyoruz internet üzerinde dolanıyor. Ancak henüz tam sonuç alınabilecek bir malzeme olduğunu düşünmüyorum. Biraz daha karışıma elverişli olması gerekir ki dövmedeki renk geçişleri istenilen sonucu versin. O konuda da ileriki günlerde Kıvılcım üzerinde denemelerimiz olacak.

Kıvılcım: Kesinlikle düşünmüyorum.

Gelişen teknolojiyle daha acısız bir dövme yaptırma yöntemi icat edileceğine inanıyor musunuz?

Aslında şu anda acıyı azaltmak için kullanılan kremler mevcut ama bence dövmenin genel yapılış mantığına ters bir durum bu. Vücudunda ömrünün sonunda kadar taşıyacağın bir şeye sahip oluyorsun. Acı çekmek bunun bir parçası olmalı.

Kıvılcım: Ama bence bir 50 yıla kalmaz, Starship Troopers filmindeki gibi direkt dijital baskıyı vücuda çıkartan bir teknolojiye ulaşacağız. Ama yine de geleneksel dövme metodu bir şekilde hayatta kalır. Çünkü dediğimiz gibi bizim yaptığımız makineden ziyade tamamen el işi ve sanat. Ben dövme yaptıran bir insan olarak çok şu anda katlanılmayacak bir acı olduğuna inanmıyorum.

İkinize de zaman ayırdığınız için çok teşekkürler.

 

Freak Tattoo Studio Adres: Türkali Mah. Ihlamurdere Cad. Ihlamur Saray Apt. B Blok No:43 Daire: 2 Beşiktaş / İstanbul

Telefon: 0212 251 1051


Görseller: Serdar Aydoğdu ve Freak Tattoo and Design Studio

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?