Saatler, birçok elektronik ve dijital cihaz hayatımıza girdiğinden beri işlevini yitirdi belki… Ama biliyoruz ki, ne elimizden düşmeyen akıllı telefonların ekranlarındaki saatler kol saatleri kadar şık ve kibar ne de televizyon ya da fırınların dijital saatleri bir duvar saati kadar zarif olabilir. İşte bu yazı, tasarım ve geçmişlerine gerçekten hayran kalacağınız birbirinden özel saatler ve hikayeleri hakkında.

Magpie’s Treasure Nest

saatler - magpies treasure nest - moneyinc.com

Fotoğraf: moneyinc.com

Magpie’s Treasure Nest, ya da tam çevirisiyle Saksağan’ın Hazine Yuvası, sadece tasarımıyla göz kamaştıran bir saat olmakla kalmıyor, aynı zamanda değeriyle dudak uçuklatıyor: Yuvasındaki yavrusunu besleyen bir saksağanı tasvir eden bir heykel niteliğindeki saatin tabanında akik, oniks ve kalsit gibi değerli taşlar kullanılmış. Üzerinde tam 24.95 karat elmas ve 13.17 karat yakut bulunuyor. Saksağanın ağzındaki taş ise, tanzanit adlı, 104.75 karat ağırlığında mavi bir değerli taş. 1851’de markasını yaratan İsviçreli lüks saat tasarımcısı Patek Philippe‘in atölyesinden çıkan saat, 50 cm boyunda ve 15 kg ağırlığında. 2013 yılında 2.5 milyon dolara alıcı bulmuş ve bugün dünyadaki en değerli saatlerden biri.

 

Thomas Tompion Saati

Fotoğraf: monyinc.com

Thomas Tompion, İngiliz tarihine “İngiliz saatçiliğinin babası” olarak geçmiş bir saat ustası. Detaylarda gizli ustalığı, kullandığı kaliteli malzeme ve parçalar ve kendine has tasarımlarıyla dünyaca ünlenen, 1639-1713 yılları arasında yaşamış olan Tompion, ayrıca Kral II. Charles tarafından 1676’da açılan Kraliyet Gözlemevi’ndeki birbiriyle eş iki astronomik saatin yapımı için görevlendirilmiş. Hayatı boyunca 5000’den fazla kol saati ve 600’den fazla saat yapan Tompion’un günümüze ulaşan saatlerinin halen kusursuz çalıştığı söyleniyor. Ustanın en önemli saatlerinden biri ise yukarıda fotoğrafını gördüğünüz ve sadece üç kopyası bulunan bu saat. 1690 civarında yapıldığı düşünülen saat, pirinç ve kaplumbağa kabuğundan yapılmış. Tam bir lüks sembolü ve dünyaca tanınan bir antika eser olan saat, 1999’da bir müzayedede 2 milyon dolara alıcı bulmuş.

Rothschild Faberge Yumurtası

Fotoğraf: rte.ie

Bugüne kadar satılmış en pahalı saat olma özelliği taşıyan Rothschild Faberge Yumurtası, aynı zamanda listemizdeki en ufak saat. Kasım 2007’de 13.5 milyon euroya alıcı bulan bu saat, Çar III. Alexander‘a geleneksel olarak her yıl Paskalya yumurtası formunda mücevher ve saatler tasarlayan Peter Carl Faberge‘in bir eseri.  Faberge yumurtaları, İmparatorluk dönemi Rusya’sının eşsiz hazineleri olarak sadece göz alıcı hazinelerin ve koleksiyonların bir parçası değil, popüler kültürün de, özellikle soygun filmlerinde karşımıza çıkan bir öğesi. Faberge yumurtaları ve saatlerine rastladığımız filmler arasında Ocean serisinden Ocean’s Twelve (2004) ve daha güncel filmlerden aksiyon komedisi Game Night (2018) sayılabilir. Rothschild Yumurtası‘na dönecek olursak, yarı saydam ve pembe renkli bu yumurta, nadir değerli taşlar ve değerli metallerden yapılmış; ayrıca içinden her saat başı hareket eden bir horoz çıkıyor!

 

Alexander Hamilton’ın Banka Saati

Fotoğraf: theatlantic.com

Bu saat, adını bugün bildiğimiz ABD’nin kurucularından, yaşamı birkaç yıl önce hit bir müzikale konu olmuş Alexander Hamilton‘dan alıyor. Saatin hikayesiyse biraz gizem ve şüphe dolu, biraz da dedektiflik hikayesi kıvamında. New York Historical Society adlı tarih kurumu, 1858’de Bank of New York‘tan bağış olarak kabul ettiği bu saatin yanında bir de mektup alıyor ve mektupta bu saatin zamanında bankaya bizzat Hamilton tarafından hediye edildiği söyleniyor. Mektupta iddia edilenin dışında bu hediyeye ve saatin Hamilton’la bağına ilişkin hiçbir kanıt bulunmasa da, bu iddia bir şehir efsanesine dönüşüyor ve saat o günden beri Hamilton’ın Banka Saati olarak anılıyor. Şeklini bazılarının bir bebek çıngırağına, bazılarının korse giymiş bir kadına benzettiği, büyük kadranlı, ince ve uzun saatin gövdesinde 16 yıldız bulunuyor. Bu yıldızların ABD tarihindeki 16 eyaletli dönemi simgelediği düşünülüyor ve saatin 1796 civarında yapıldığına işaret ediyor. – ki bu tarih, Hamilton’ın Bank of New York’taki müdürlük görevinden ayrılarak ABD Hazine Bakanı görevini devraldığı tarihe denk geliyor. Tarihçiler saatin gerçekten Hamilton’ın hediyesi olup olmadığını tartışılırken, 1973 yılında bir mektup çıkageliyor. Landon K. Thorne adlı, varlıklı bir aileden gelen ve ataları Bank of Philadelphia‘da çalışmış kişi mektubunda, saatin birebir bir örneğinin ailesine ait olduğunu ve bu saatin 1797’de Hamilton tarafından hediye edildiğine dair kanıtın (saatin üzerine çakılmış bir plaka üzerindeki not) olduğunu belirtiyor. İki saatin birörnek oluşu, tarihçileri ikna etmeye yetmemiş olacak ki, Hamilton saatinin kaynağı halen kapatılmamış bir araştırma dosyası olarak aydınlatılmayı ve belgelerle kanıtlanmayı bekliyor. Diğer saate gelince… ‘Hamilton’ın Banka Saati’ adını hak ettiğini belgelerle kanıtlamış olmasına rağmen Thorne Saati olarak anılan saat, bugün Metropolitan Müzesi koleksiyonunda yer alıyor.

 

İstanbul’dan Bir Öneri: Dolmabahçe Saat Müzesi

saatler - dolmabahce saat muzesi - millisaraylar.gov.tr

Fotoğraf: millisaraylar.gov.tr

Eğer yukarıda bahsettiğimiz bu birbirinden göz kamaştırıcı, paha biçilmez saatler ilginizi çekiyorsa, İstanbul’daki müzeler arasında tam size göre bir seçenek var! Millî Saraylar‘a bağlı olan Dolmabahçe Saat Müzesi, 2004 yılında, Dolmabahçe Sarayı‘nın Harem bahçesindeki İç Hazine binasında görülebiliyor. Böyle bir müze açma fikri ve ihtiyacı, sarayın koleksiyonunda olup da, gezi güzergahlarında olmadığından kapalı odalarda ya da depolarda tutulan birbirinden değerli saatleri ziyaretçilerle buluşturma isteğinden doğmuş. 71 saatin sergilendiği müzede görebilecekleriniz arasında şu saatler yer alıyor: Ünlü İngiliz saat ustası George Prior’ın müzikli otomatları, Fransız altın kaplama konsol saatleri, Ahmet Eflaki Dede’nin son yaptığı 9 numaralı saati, Osmanlı Mevlevi ustalarından Mehmet Şükrü ve Mehmet Muhsin’in türbülon saatleri, es-Seyyid Süleyman Leziz’in muhteşem astronomik saati ve Osman Nuri’nin decimal saati… Tabii, yaşı 100-200 yıl arasında değişen bu saatlerin bakımları da büyük bir ilgi gerektiriyor; bu yüzden Dolmabahçe Sarayı’nda kadrolu bir saat ustası bulunduruluyor.

Dolmabahçe Saat Müzesi hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: İstanbul Müzeleri: Keşfetmeniz Gereken 20 Müze

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN