Aslında sıradan bir keşfediliş öyküsü onunki. Çoğu model gibi sosyal paylaşım sitelerinin nimetlerinden faydalanıyor da diyebiliriz aslında onun için. Kimi kaynaklara göre MySpace’te, kimi kaynaklara göreyse Facebook’ta paylaştığı fotoğraflar sayesinde, 2006 yılında 17 yaşındayken Nole Marin tarafından keşfediliyor. Bu satırları okuduğunuzda, eminim aklınızdan ne kadar ukala olduğumu geçirdiniz. Çünkü söz konusu olan Sean O’Pry…

Mavi gözleri ve kırmızı dudaklarıyla özel bir model. Biri erkek, ikisi kız olan kardeşlerinin arasında en şanslısı da o. Bu arada erkek okurlar için de bir haberi üzgünlükle vereyim: Güzelliğiyle dillere destan olan model Diana Moldivan ile bir aralar ilişkisi olduğu rivayetler arasında. Beyler; siz Diana’nın neden sizi değil de Sean’i seçtiği üzerine kafanızı yoradurun, ben Diana’yı kıskanmakla meşgul olacağım.

Calvin Klein, Giorgio Armani, Versace, Dolce & Gabbana, Gianfranco Ferre, H&M, Marc Jacobs, Emporio Armani, Lacoste, Dsquared, American Eagle, Bottega Veneta, DKNY gibi markaların kampanya çekimlerinde, bütün yakışıklılığıyla başrolde olan Sean’i her taşın altından çıkmasıyla sevdim ben. V Man, Details, Numéro Homme, Vogue, Wonderland, İ-D, Dansk, L’Officiel Hommes, Ten Man, Arena, GQ, DSection gibi sektörün nabzını tutan dergilerin çekimlerinde yer aldığını; hatta “Man Of The World” adlı derginin ilk sayısının kapağında olduğunu da unutmayayım tabii.

“Türkiye’de neden böyle bir dergi yok?” diyerek, her defasında kıskançlıkla karışık bir hayranlıkla okuduğum Vogue Hommes International’ın bir moda çekiminde rastladığım an, gerçek bir modellik yeteneğine sahip olduğunu anladım. Neden derseniz; kılıktan kılığa girmesi hayli dikkatimi çekmişti. Annesinin dizinde yatarak kitap okuyan “anne kuzusu yakışıklı bir prens” kimliğinden; sadece bir kare sonra, seksi bir adam kimliğine evrilmesi benim Anna Wintour’ın onaylamaz ve memnuniyetsiz halini andıran yüz ifademin yerini hafif bir tebessüme bırakmasını sağlamıştı.

Gelelim Sean’in bugüne dek kotardıklarına. 2008 yılında Forbes tarafından “Dünyanın En Başarılı Sekizinci Modeli” seçildi ancak kısa süre içinde arzu nesnesi bir model olmanın hakkını vermesi derginin de dikkatini çekiyor olacak ki, 2009 yılında bu listenin birinci sırasında yer aldı. Haziran 2010’da models.com’un “Dünya’nın En Başarılı 50 Erkek Modeli” listesinde ikinci sırada; Mathias Lauridsen’n ardında, daha sonra Baptiste Giabiconi’nin arkasında yer aldı. Eylül 2011’de ise birinci sıraya yükseldi ve hala da bu listede birinciliğini koruyor. Egzotik ve büyüleyici bir parfüm olmasıyla, fikrine önem verdiğim pek çok kişinin imza parfümü haline gelen Victor&Rolf Spicebomb’un yüzü oldu. Bunun yanı sıra, yakın arkadaşı Jon Kortajarena’yla birlikte, bir gün görme şansım olursa düşüp bayılmadan önce “Biliyor musun hayatım, ikimizin çok ortak noktaları var. Ben de senin gibi mevcut duruma ve kurallara karşı koymayı seven aktivist bir ruha sahibim, fark yaratmayı ve hep en tepede olmayı çok severim.”demek istediğim Madonna’nın MDNA albümünde yer alan ve kısa süre içinde hit olmayı başaran; seksi ve hedonist duyguları son raddesinde yansıtan “Girl Gone Wild” şarkısının klibinde yer aldı. Bu ikiliyi, Zara’nın Sonbahar/Kış koleksiyonun yüzü olarak gördük ve kendi kendimize bir kez daha “Anneler neler doğuruyor!” dedik!

Yakın arkadaşı demişken… Sean’in, büründükleri sosyal rollerin hakkını vermeleriyle gündemimizde olan Nick Snider, Jesper Lund, Vincent Lacrocq, Eddie Klint, Garrett Neff, Blaine Cook, Ryan Taylor, Tyler Riggs, Rogier Bosschaart, Ollie Edwards, William Eustace, Corey Baptiste ve Adrian Wlodarski gibi yıldız isimlerden oluşan bir arkadaş grubu var.

Sean’i gelecekte neler bekliyor bilinmez ancak yine de bir şekilde zirvede olacağı kesin. Adından sıkça söz ettireceği de su götürmez bir gerçek. En azından, ben onu hiç unutmayacağım. O kesin! Modellik gelip geçici bir meslek olarak bilinir ancak zamansız olmasıyla bilinen pek çok trendsetter’ın model olduğunu unutmamak gerek. Bu açıdan baktığımda, Sean’in yıllara meydan okuyacağını düşünüyorum. Beni haksız çıkartma ve okurlarıma rezil etme sakın, Sean!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?