Havaların ısınmasıyla birlikte şehrin kalabalığından uzaklaşıp, doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenlerin hayalini kurduğu kamp dönemi geldi çattı. Yemyeşil bir ormanda ya da bir su kenarında olmanın insana katacağı dinginliği arayanların bulabileceği kamp alanlarına dair harika önerilerimiz var. Bolca oksijen alıp hayatın monotonluğundan uzaklaşarak; tabiatın bir parçası olmak ve Tadım’la kendinize iyi bakarken “her zaman taze” kalmak için bu yerleri ziyaret edebilirsiniz!

“Kamping” konsepti doğaseverlere oldukça keyif veren, dinlendirici bir etkinlik. Konaklamak için otel gibi seçenekleri tercih etmiyor, sırt çantası ve çadırını alıp doğayla bütünleşerek stres atmak isi hoş vakit geçirebilecekleri uygun alanları keşfetmesi gerekiyor. Ülkemiz, her köşesinde birbirinden ilgi çekici doğal güzellikleri bünyesinde barındırıyor. Bu durum kamp yapmaya gidilecek alanı seçme konusunda karar vermeyi zorlaştırıyor. Hiç üzülmeyin! Aşağıda, bir yandan sevdiklerinizle unutulmaz vakitler geçirirken bir yandan da rahatça dinlenebileceğiniz yerleri sizin için anlattık.

Gökçetepe Tabiat Parkı

 

Mavi ile yeşilin mükemmel bir uyumla kaynaştığı, dünyada karışık su akıntılarıyla kendi kendini temizleyebilen birkaç denizden biri olan Saros Körfezi’nde bulunan Gökçetepe, bol oksijenli havası ve duru deniziyle dikkat çekiyor. İstanbul’a sadece 3 saatlik bir uzaklıkta olup, Ege Denizi’nin en kuzey noktasında bulunan tabiat parkına Edirne’nin Keşan ilçesi üzerinden ulaşılıyor. Burası, hafta sonu şehrin kalabalığından kaçıp kafa dinlemek için birebir! Sabah erken saatlerde uyanıp ormanın içinde trekking yapmak ya da koşuya çıktından sonra denize girmek istiyorsanız Gökçetepe tam size göre. Peki tüplü su altı dalışına ne dersiniz? Dalış için en çok tercih edilen noktalardan biri olan İbrice Limanı, aracınızla sadece 15 dakika mesafede. 2013 yılından itibaren faaliyet göstermeye başlayan park; içerisinde kamp yapmaya gelenlerin ihtiyaçlarını giderebileceği her türlü imkânı barındırıyor.

Assos

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yer alan ve aslında antik bir kent olan Assos, ulaşım açısından oldukça güzel bir konumda bulunuyor. Yunan, Pers ve Makedon medeniyetlerine tarih boyunca tanıklık eden Assos, müthiş tarihi dokusunun yanında pırıl pırıl bir denizle birlikte eşsiz doğası ve keyifle izlenebilecek manzaralara sahip. Etrafta vakit geçirmek ve konaklamak için birçok alternatif de mevcut. Kamp alanları ve bungalov evleriyle hizmet veren tesislerin yanında doğal kamp alanları da bulunuyor. Kadırga Koyu, Sokakağzı, Sivrice ve Antik Liman konaklayabileceğiniz bölgelerden bazıları. Aynı zamanda Surlar, Athena Tapınağı, Agora ve Antik Tiyatro gibi tarihi kalıntıların bulunduğu ve mutlaka görülmesi gereken daha birçok yeri bünyesinde barındıran bir kent, Assos. Yaz aylarında dolup taşan bu yerleşim yeri, bahar aylarında oldukça sakin. Bu cennet köşesi, kamp alanınızı belirlerken mutlaka düşünmeniz gereken yerlerin başında geliyor!

 

Kabak Koyu

Fethiye, Ölüdeniz üzerinden yarım saatlik bir araç yolculuğuyla ulaşabileceğiniz Kabak Koyu, koyun üstünde yer alan Faralya Köyü ile birlikte adeta iki kısımdan oluşuyor. Sadece Kabak Koyu’nda yetişen bitki türlerinin eşliğinde, koyu korumak için gönüllü olan işletmecileri ve konuklarının sıcak bir karşılamasına tanık olacaksınız! Faralya Kabak Koyu’nda, bungalov ev ve çadır kiralayabilmeniz için çok fazla seçeneğiniz bulunuyor. Doğayla iç içe mükemmel bir ortama sahip olan koy; deniz kenarında yorgunluğunuzu atmanız için eşsiz manzaraları ile sizi bekliyor. Dokusu bozulmadan, tüm doğallığıyla kendini koruyabilmiş. Bu yüzden, etrafta dolaşıp tabiatın güzellikleriyle büyülenirken, zorluklarıyla da karşılaşabilirsiniz. Kamp yapmak amacıyla koya gelen çok sayıda insan yeme-içme ihtiyaçlarını konakladıkları tesislerden karşılayabilme imkanına sahipken, geri kalan tüm araç-gereçlerini kendileri temin etmek durumundalar. Kabak Koyu’nun isminden bu kadar fazla söz ettirmesinin nedenini oraya adım attığınız anda anlayacaksınız!

 

Kazdağları Milli Parkı

“Kazdağları” yeşilin sonsuz zenginliğiyle, akarsularıyla ve dünyanın sayılı oksijen kaynağı alanlarından biri olmasıyla fazlasıyla göz alıcı bir milli park! Homeros’un efsanevi Truva Savaşı’nı konu alan İlyada Destanı’nında da geçen “İda”, Kazdağı’nın mitolojik ismi olarak biliniyor. Balıkesir sınırları içerisinde yer alan ve Edremit Körfezi’nin geniş sınırlarına yayılmış olan Kazdağı; bitki örtüsüyle birlikte, hayvan çeşitliliği açısından Türkiye’nin en zengin bölgelerinden birisi. Şelalelerin ve nehirlerin arasından yürümek, ormanın sesine kulak verip şehrin gürültüsünü unutmak için mükemmel uygunlukta. Zirveye doğru yürümek zor olsa bile vereceğiniz emeğe kesinlikle değiyor. Eskiden kullanılmakta olan mermer ocaklarının oluşturmuş olduğu enteresan şekilleri inceleyip, etrafın tadını çıkartabiliyorsunuz. Kazdağı’nın tesisleşmeden uzak doğal bir alan olduğunu belirtmekte fayda var. Bir yandan tabiatın tadını çıkarırken bir yandan da hava karardığında gece gökyüzüne atacağınız bir bakışla hayrete düşeceksiniz. Hoş geldiniz, destanlara konu olan yerdesiniz!

Tüm bu doğal güzelliklerinden tadını çıkartırken, Tadım’ın “her zaman taze” olarak bize sunduğu Kendine İyi Bak serisinin sağlıklı atıştırmalıklarını yanınızda hazır bulundurmayı ve doğada enerjinizi korumayı unutmayın!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?