Kanadalı yönetmen Philippe Falardeau’nun imzasını taşıyan The Good Lie, bugün vizyonda!

Bunu fırsat bilerek filmin oyuncularından Reese Witherspoon’un kariyerinde öne çıkan performansları inceledik.

THE GOOD LIE

34. İstanbul Film Festivali’nin Dünya Festivallerinden bölümünde yer alan The Good Lie, festivalin ardından vizyon şansı yakalayan filmlerden oldu. 2011 yılında Kanada’nın En İyi Yabancı Dilde Film dalında aday gösterilen Monsieur Lazhar‘ının yönetmeni Philippe Falardeau, bir kez daha göçmenler ve göçmenliğe odaklanan bir filmle karşımıza çıkıyor. Filmde, iç savaş kurbanı üç Sudanlı çocuğun on üç yıl sonra ABD’ye yerleşme hakkı elde ettiklerinde yaşadıkları uyum süreci ve bu süreçte onlara yardımcı olan anlayışlı danışmanlarıyla olan ilişkileri konu alınıyor.

THE GOOD LIE

Reese Witherspoon 2014 yılında, 2005’te aldığı Oscar ödülünden beri pek parlak olmayan kariyerine muhteşem bir ivme kazandırdı ve başarılı aktrisler arasına geri döndü. İşte, Wild ve Inherent Vice‘ın yanı sıra The Good Lie‘da da göçmen gençlerin danışmanı rolünde izlediğimiz oyuncunun 90’lı yıllardan günümüze, zihnimizde yer edinen performansları arasından seçtiklerimiz:

Bu hafta The Good Lie (İyi Bir Yalan) dışında vizyonda izleyebileceğimiz filmler şöyle: Dwayne Johnson’ın başrolde olduğu felaket filmi San Andreas (San Andreas Fayı), aşk filmi The Longest Ride (Seninle Bir Ömür), aksiyon filmi The Dead Lands (Savaşçı), korku filmi The Canal (Ölüm Fısıltısı), Jennifer Connelly’li Aloft (Paramparça), animasyon Yaak: The Giant King (Yak: Sevimli Dev) ve yerli yapımlar Hayalet Dayı ile Pişt.

***

En İyi Reese Witherspoon Filmleri

The Man in the Moon | 1991, Robert Mulligan

Reese Witherspoon’un kariyerindeki ilk önemli performans, birçok genç oyuncu Ödülüne Layık görülmesini sağlayan The Man in The Moon’du. 1957′de Louisiana’daki bir çiftlikte geçen film, 14 yaşındaki Dani’nin büyüme hikayesiydi. Dani, doğa, ailesi, çevresi ve duyguları, ama en çok da yan çiftliğe taşınan 17 yaşındaki Court Foster nedeniyle karmaşık bir dönem geçiriyordu.

Plesantville | 1998, Gary Ross

90′ların en özel filmlerinden olan Pleasantville, Amerikan popüler kültürüne ve yapmacık mutlu aile illüzyonuna sağlam bir eleştiri getiriyordu. Yalnız ve mutsuz David ve kız kardeşi Jennifer’ın uzaktan kumandayı ele geçirmek için ettikleri kavga kumandanın kırılması ve gizemli bir tamirci Tarafından tamir edilmesiyle sonuçlanıyordu. İki kardeş bir anda kendilerini 1950′lerde geçen, sevdikleri televizyon dizisi Pleasantville’de buluyor, her şey siyah-beyaza dönüşüyor ve burada yeni bir aile ile yeni bir yaşama başlıyorlardı -ütopik ve ‘pleasant’ bir yaşama… David ve Jennifer’ın uymadığı her kuralla biraz daha gerçek hayata benzemeye başlayan Pleasantville’de ikiliyi Tobey Maguire ve Reese Witherspoon canlandırıyor, onlara Jeff Daniels, Joan Allen ve William H. Macy gibi oyuncular eşlik ediyordu.

Election | 1999, Alexander Payne

Amerikan bağımsız sinemasının en sevilen yönetmenlerinden Alexander Payne’in 2000′ler öncesi son filmi Election, bir lisedeki öğrenci birliği seçimlerini konu alıyordu. Öğretmen Jim McAllister rakipsiz gibi gözüken “mükemmel” öğrenci Tracy Flick’e olan kişisel nefreti ve seçimleri daha demokratikleştirmek adına başka bir öğrenciyi aday gösterince ortaya çıkan kaos trajikomik bir olay örgüsünü beraberinde getiriyordu. Filmin başrollerini Matthew Broderick, Reese Witherspoon ve Chris Klein paylaşıyordu.

Legally Blonde | 2001, Robert Luketic

2000′ler popüler sinemasının en akılda kalıcı kadın karakterlerinden biri Reese Witherspoon’un canlandırdığı Elle Woods kuşkusuz. Üniversitesinin en popüler kızı olan ve her türlü “sarışın” stereotipine uyan Elle’im eski sevgilisini elde etmek için Harvard Hukuk Fakültesi’ne girişi ve başarılı bir avukata dönüşmesini konu alan film sarışınlara ve kadınlara olan yaklaşımıyla pek de başarılı sayılmazdı. Fakat bu durum gişe başarısına pek etki etmemiş, seyirci tarafından oldukça sevilen filmin başarısız bir devam filmi de çekilmişti.

Sweet Home Alabama| 2002, Andy Tennant

2000′lerin sevilen romantik komedilerinden Sweet Home Alabama, New Yorklu başarılı bir moda tasarımcısının mükemmel hayatından, aldığı evlilik teklifi sonucu geri dönüp bakmak zorunda kalışını konu alıyordu. Zira yedi yıldır boşanmayı reddeden eski eşini ikna etmek için Güney’e, Alabama’daki ailesinin yanına gitmek zorunda kalıyordu. Filmin ana karakteri Melanie Carmichael’ı Canlandıran Reese Witherspoon’a Josh Lucas ve Patrick Dempsey eşlik ediyordu.

Walk the Line | 2005, James Mangold

Country müzik efsanesi Johnny Cash’in biyografisini işleyen Walk the Line, 2005’in müzikal ve dönemi yansıtma açısından en başarılı filmiydi. Arkansas’taki pamuk çiftliklerinden Elvis Presley, Jerry Lee Lewis ve Carl Perkins ile çalıştığı stüdyo ve sahnelere uzanan hikayesiyle Johnny Cash’in yaşamını anlatan filmde onu Joaquin Phoenix canlandırmıştı. Eşi June Carter rolünde ise Reese Witherspoon yıldızlaşmış, Oscar ödülüne uzanmıştı.

Just Like Heaven | 2005, Mark Waters

Reese Witherspoon’un başrolleri Mark Ruffalo ile paylaştığı romantik komedinin esas kızı bir hayalet! Hiçbir şeye zamanı olmayan başarılı doktor Elizabeth Masterson trajik bir kaza sonucu komaya girince, hayaleti geçici olarak evine taşınan mimara gözükmeye başlıyor. Tanıdığımız birçok hayaletin aksine geçmişine dair hiçbir şey hatırlamasa da evi ve evinin düzenini gayet iyi bilen Elizabeth’in kim olduğunu birlikte çözmeye çalışan ikilinin gittikçe birbirine yakınlaştığını söylemeye gerek yok!

Rendition | 2007, Gavin Hood

Bir Orta Doğu ülkesinde, bir ABD vatandaşının ölmesi ile sonuçlanan bir terörist saldırı Etrafında kesişen hayatların hikayesini anlatıyor Rendition. Bu hayatlardan biri Saldırının ardından tutuklanan ve işkence ile konuşturulmaya çalışılan Mısırlı bir adam ve Amerikalı hamile eşi, olayları çözmeye çalışan bir CIA ajanı ve Saldırının gerçekleştiği ülkede umutları ve hayalleri olan genç bir çift. Witherspoon filmde, çaresizce eşini bulmaya çalışan ve yardım arayan, Mısırlı işkence mağdurunun eşi Isabella’yı canlandırıyordu. Filmde ayrıca Jake Gyllenhaal, Peter Sarsgaard. Alan Arkin ve Meryl Streep de rol alıyordu.

Water for Elephants | 2011, Francis Lawrence

Ailesinin ölümünden sonra beş parasız ve evsiz kalan genç adam Jacob Jankowski’nin hikayesini anlatan film, I Am Legend ve Hunger Games serisi ile tanıdığımız yönetmen Francis Lawrence’ın imzasını taşıyor. Veteriner olarak bir sirkte iş bulan Jacob’ın patronunun eşi Marlena ile yakınlaşmasının işleri bir hayli karıştırdığı filmde ikiliyi Robert Pattinson ve Reese Witherspoon, dengesiz patron August’u ise Christoph Waltz canlandırıyordu.

Wild | 2014, Jean-Marc Vallée

The Good Lie’daki rolü ve Inherent Vice’taki kısa rolü bir yana, Reese Witherspoon’un 2014′e damgasını vuran performanslardan birinin sahibi olarak anılmasını sağlayan film Wild olmuştu. Cheryl Strayed’in gerçek anılarından uyarlanan film, annesinin ölümünün ardından tüm umudunu, yaşama sevincini ve evliliğini kaybeden bir kadının hayata geri dönebilmesi için doğaya meydan okurcasına çıktığı yolculuğu konu alıyor. ABD’nin batı kıyısında farklı iklim ve arazi koşullarıyla başa çıkmayı gerektiren bin milden fazla uzunluktaki Pacific Crest Trail boyunca kararlı bir şekilde ilerleyen Cheryl ve yolda tanıştığı insanların hikayesi size de ilham verecek.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN