Buruk geçen bu 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun!

Kimi zaman dostluğun, kimi zaman rekabetin ön plana çıktığı spor dünyası, ilham verici hikayeleri ile her yıl sinemaya da defalarca konu oluyor. Sporun farklı dallarını merkezine alan 10 spor filmini bu listeyle bir araya getirmek istedik.

İşte, futboldan basketbola, tenisten boksa 10 farklı sporu konu alan, farklı sporculara odaklanan spor filmleri:

***

En İyi Spor Filmleri

The Armstrong Lie | Bisiklet | 2013, Alex Gibney

Bir zamanlar bisiklet sporunun efsanesi olarak kabul edilen Lance Armstrong hakkındaki gerçekler ortaya çıktığında, tüm efsaneliği ve tüm başarıları elinden alınmak zorunda kalmıştı. Yalnızca bisiklet sporunda değil, tüm sporlarda büyük önem taşıyan dürüstlük ve spor etiği kavramlarının önemini vurgulayan bu belgesel Lance Armstrong’un kariyerinin çöküşüne odaklanıyor. Dopinge başvurmanın bir sporcuyu ne hale getirebileceğini anlatan bu belgeseli tüm sporcular izlemeli.

Rush | Formula 1 | 2013, Ron Howard

İnsan bedeni ve mühendislik zekasını birleştiren Formula 1 sporu, uzun yıllardır sporun içinde yer alan pilotlar kadar izleyicilerini de heyecanlandırıyor. Formula 1′in altın çağının yaşandığı 1970′lerde iki yıldızın, James Hunt ve Niki Lauda’nın rekabetine odaklanan “Rush”, 2013′ün en iyi filmlerindendi. Chris Hemsworth ve Daniel Brühl’ün canlandırdığı zıt karakterli iki pilotun kimi zaman tehlikeli olan bu rekabetinin hikayesi, biyografiler ve dönem filmlerindeki başarılarıyla tanıdığımız yönetmen Ron Howard ve senarist Peter Morgan’ın işbirliğinin bir ürünüydü.

Moneyball | Beyzbol | 2011, Bennett Miller

Sporun, olduğu birçok şeyin yanında biraz da istatistik olduğunu gösteren “Moneyball”, Amerikan beyzbol liginin bütçesi kısıtlı takımlarından Oakland A’in başarı hikayesini gözler önüne seriyordu. Brad Pitt’in canlandırdığı, takımın genel müdürü Billy Beane, geleneksel yöntemleri bir kenara bırakarak; bir bilgisayar yazılımı ve bir istatistik uzmanıyla kuruyordu takımını. Gerçek bir spor hikayesini anlatan “Moneyball: The Art of Winning an Unfair Game” kitabı, senaristler Aaron Sorkin ve Steven Zaillian’ın elinden zeki bir filme dönüşüyordu.

The Fighter | Boks | 2010, David O. Russell

Son yıllarda “Silver Linings Playbook” ve “American Hustle” filmleriyle Hollywood’un fazla sevilen yönetmenleri arasına giren David O. Russell, en önemli çıkışını 2010′da bir boks filmiyle yapmıştı. “The Fighter”, “Irish” Micky Ward’ın boks kariyerinin yükselişine odaklanıyordu. 80′li yıllarda, kendisi de eski bir boksör olan ağabeyinin yardımıyla ringlerde parlamaya çalışan Micky Ward’un bu yolda tek başa çıkması gereken rakipleri değil, bir de gözünü hırs bürümüş annesiydi.Mark Wahlberg, Christian Bale, Melissa Leo ve Amy Adams’ın dikkat çekici performanslarıyla son yıllarda birçok örneğini izlediğimiz boks filmleri arasında önemli bir yere sahip “The Fighter”…

Looking for Eric | Futbol | 2009, Ken Loach

Futbol sevgisinin yaşam koçluğuna dönüştüğü, kendinizi iyi hissettirecek bir hikaye… Futbol fanatiği postacı Eric Bishop, hayatı başa çıkılamaz sorunlar ve güçlüklerle sarılıp en çaresiz hissettiği anda karşısında Aladdin’in cini gibi beliren, hayranı olduğu Fransız futbolcu Eric Cantona ile karşılaşır. Cantona’nın tavsiyeleri ve felsefi yaklaşımından yardım alan Eric’in hikayesini anlatan filmde, İrlandalı ünlü yönetmen Ken Loach’un imzası var.

Invictus | Rugby | 2009, Clint Eastwood

Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz büyük lider Nelson Mandela’nın hayatındaki kısa bir döneme odaklanan “Invictus”, 1995 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti’nde düzenlenen Rugby Dünya Kupası’na götürmüştü bizleri. Halkını kenetlemek için sporu kullanan, başkan koltuğundaki Mandela’nın vizyonuna ve sporun birleştirici gücüne tanık olduğumuz filmde ünlü lideri Morgan Freeman canlandırmıştı. Filmde aynı zamanda Güney Afrika rugby milli takımının kaptanı Francois Pienaar rolünde Matt Damon’ı izlemiştik.

The Blind Side | Amerikan Futbolu | 2009, John Lee Hancock

Dokunaklı hikayesiyle ABD’de o yılın en çok izlenen filmlerinden biri haline gelen ve Sandra Bullock’a neredeyse ilk dramatik rolüyle Oscar kazandıran “The Blind Side”, evsiz bir gencin Amerikan futbolunun yıldız oyuncularından birine dönüşme hikayesini anlatıyordu. Michael Oher’ı sokaktan alan Leigh Anne Tuohy, ona yaşayacak bir ev, destek olacak bir aile ve okuluna, sporuna devam edebilmesi için imkan veriyordu.

The Wrestler | Amerikan Güreşi | 2008, Darren Aronofsky

Yaşlanan ve sağlık sorunları nedeniyle artık emekli olması gerektiğinin farkına varan profesyonel güreşçi Randy “The Ram” Robinson’un emekli yaşamının ayak uydurmaya çalışmasını anlatıyordu “The Wrestler”. Bu sürede bir süpermarkette çalışan, yıllar önce terk ettiği kızı ile bağ kurmaya çalışan ve bir striptizciyle ilişki kurmaya çalışan ve hayatının geri kalanında nasıl bir insan olacağını sorgulayan “The Ram”in hikayesinde ünlü yönetmen Darren Aronofsky’nin imzası vardı. Başroldeki Mickey Rourke, yıllar sonra, bu filmdeki rolüyle yeniden yükselişe geçmişti

Wimbledon | Tenis | 2004, Richard Loncraine

Romantizme yer verdiği kadar tenise de veren bir romantik komedi… Profesyonel bir tenisçi olmasının yanı sıra dünya 11.si olan Peter Colt, son zamanlarda performansını yitirmeye başlamış, 119. sıraya kadar gerilemiştir. Film, tenisin en büyük mücadelesi, Wimbledon öncesi yükselen bir kadın tenisçi ile tanışan Colt, onun yardımıyla eski günlerine geri dönebilecek mi diye soruyordu. Filmde iki tenisçiyi Paul Bettany ve Kirsten Dunst canlandırıyordu.

Space Jam | Basketbol | 1996, Joe Pytka

90′larda çocuk ya da genç olan herkesin heyecan ve ilgiyle izlediğim “Space Jam”, dönemin efsanevi basketbol oyuncusu Michael Jordan’ı Bugs Bunny ve diğer Looney Toons karakterleriyle aynı takımda buluşturuyordu. Uzaylılar tarafından esir alınan sevimli kahramanların kaderi, Michael Jordan’ın yardım ettiği takımlarının kazanmasına bağlıydı.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN