Ansızın gelen ilhamlarıma motivasyon sağlayan mekanlarım var benim, zamansız mekanlarım…

Bugünlerde herkesin bir mekan önerisi var. Birçok blog yazısı, gazete köşeleri bunlarla dolu. Emperyalist bir takım hareketler. Oysa ben mekanların az bilinenlerini, huzur verenlerini severim. Dolayısıyla bir Starbucks tutkunu değilim. Gerçek bir filtre kahvenin ve az kalabalık, huzur dolu mekanların verdiği hazzı ne verebilir ki? Bence mekanlara huzur veren yalnızca samimiyetleri. Hipsterlar arasında popüler olan mekanlar yenilik peşinde koşanlar arasında merak uyandırsa da çoğunlukla beklentiyi karşılamıyor. Bu noktada beklenti çok önemli. Ne istediğini bilmeli insan. Ben bu şekil yerleri severim, sen o şekil yerleri. Herkesin hayatına kimse karışamaz sonuçta.

Benim önerilerim ev samimiyetindeki huzurlu mekanlar…

Pierre Loti Tarihi Kahve

tarihikahve02

Maneviyatı yüksek bir ilçemiz olan Eyüp’ün tepesinde, teleferik ile kısa bir yolculuğun ardından buraya ulaşabilirsiniz. Burası büyük bir tesis içine konuşlanmış, adından da anlaşılacağı gibi tarihi bir kahve. On yıla yakın bir tanışıklığımız olan bu mekanda otururken, “kim bilir benden önce kaç kişi geldi, hangi buluşmalar yaşandı, hangi sohbetlere şahit oldu” diye geçiveriyor içimden. Tarihi olduğu kadar fazlasıyla samimi ve huzurlu bir mekan. İstanbul’da yaşayıp gitmemek, Haliç’e şöyle bir tepeden bakmamak olmaz!

Balat Çayada

3cayada-balat3

Eyüp demişken fazla uzaklaşmadan Balat’ta çayseverlerin mekanı olan Çayada’dan bahsetmek istiyorum. Balat’ın Ayvansaray yönünde yol üzerinde, rengarenk led ışıklarıyla hemen fark edebirsiniz. Eskiden tamirhane olan bu mekan, işletmecileri tarafından kafe haline getirilmiş. Mekanın tasarımında kullanılan her şey geri dönüşüm yoluyla kafeye yeniden kazandırılmış. Sokak tarzını yansıtmayı amaçlayan bu mekan özellikle kış aylarımın vazgeçilmezleri arasında. Üstelik içeride bir soba, üzerinde de kestaneler bulunuyor. Arkadaşlarınızla uzun sohbetleriniz için, ev sıcaklığında ve samimi bir sığınak burası.

Minoa Cafe

minoak

Burası yeni mekanım! Kitaplara olan düşkünlüğüm sebebi ile şehrin her yerinde çoğalarak beni heyecanlandıran kitap kafelerden yalnızca biri. Buralar yalnızlığınızın, kitabınızın, yazılarınızın özgürce tadını çıkarabileceğiniz yerler, adeta kişisel abideler. Beşiktaş’tan Akaretler’e çıkan yokuşun sonunda bulunuyor. İçeri girdiğinizde bir kitabevi hissi veriyor, fakat buradan kitabınızı satın alıp modern çizgilerle dizayn edilmiş kafe bölümüne geçebiliyor, atıştırmalık ve içecek seçenekleri eşliğinde kendinize vakit ayırabiliyorsunuz. Mekanın en heyecan verici tarafı ise alt katta bulunan, kitap mahzeni gibi dizayn edilmiş kitap bölümü. Burada sanat, moda, mimari, dekorasyon gibi çeşitli kitaplara ulaşabilirsiniz.

Göktürk Dironi Cafe

1

Dironi müdavimi olduğum bir mekan, çünkü ben Göktürk’lüyüm. Göktürk Barajı’nın hemen girişinde bulunan bu kafe benim her fırsatta kaçamak yaptığım doğa ile iç içe bir mekan. Temiz havayı ciğerlerinizde hissedebiliyorsunuz. Burada hafta sonları, özellikle yaz akşamları boş bir masa bulmak oldukça zor. Dilerseniz kafenin 100 metre ilerisine yürüyebilir, baraj manzarası eşliğinde yürüyüşler yapabilirsiniz. Göktürk’e gelen tüm arkadaşlarımı buraya getirerek, adeta sahiplendiğim bu mekanı, bilmeyenlerle paylaşmayı seviyorum.

 

Benim listem oldukça kabarık, bu sebeple tadında bırakıyorum. En güzel mekanları hayatınızdaki en güzel insanlarla paylaşın. Mekanınız bol olsun!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN