Hayallerin Ezgiye Dönüştüğü Yer: Masal Tadında Orkestra Yolculuğu
Bazen bir melodi, hiç gitmediğiniz bir yere götürüyor. Bazen bir nota, unuttuğunuz bir hayali hatırlatıyor. Müzik, hayalle gerçeğin buluştuğu o ince çizgide yaşıyor. İşte tam da orada, sizi bekleyen masalsı bir deneyim var. Bu özel orkestra çalışması, müziği sadece duymakla kalmayıp hissetmek, paylaşmak ve birlikte üretmek isteyen insanları bir araya getiriyor. Enstrümanınız ve müziğe olan tutkunuzla bu dünyaya adım atabilirsiniz. Masal atmosferinde geçen bu yolculukta, hem kendinizle hem de başkalarıyla derin bir bağ kurarken müziğin bir araya getirdiği farklı sesler, ortak bir hayalle buluşacak. Her prova, bir keşfe dönüşecek.
Master class atölyeleri, özellikle sanat, müzik, tiyatro, yazarlık, fotoğrafçılık gibi yaratıcı alanlarda sıkça kullanılan, öğrenme ve gelişim odaklı etkinlik türleri. Alanında uzman, tanınmış veya usta bir kişinin verdiği, ileri seviye bilgi ve deneyime dayalı özel bir ders. Katılımcılar genellikle konuya hâkim, temel bilgileri edinmiş kişiler. Eğitmen, genellikle katılımcılardan birkaçını sahneye ya da öne davet ederek onların performansı üzerinde çalışır ve diğerleri bunu izler. Amaç; katılımcının performansını doğrudan değerlendirmek, anında geri bildirim vermek ve herkesin bundan öğrenmesi. Müzikle ilgilenenler; kendim çalıyorum ama grupla çalacak bir etkinlik olsa, bu etkinlikte yeni şeyler de öğrensem, kendimi geliştirsem, hem çok eğlensem hem de müzikten keyif alan insanlarla birlikte harika şeyler üretsem diyenler… Çok doğru yerdesiniz!
Ezgi Tufan Akademi ile Master Class
Bireysel olarak yan flütle ilgilenen biri olarak tarif ettiğim amaçla workshop arayışındayken instagramdan Ezgi Tufan Akademi ile tanıştım. Ezgi hoca, paylaşımında tam da aradığım etkinliği tarif ediyordu. Kendisi müziğe küçük yaşlarda başlamış müzisyen bir ailenin 4. kuşağı. Hacettepe ve Dokuz Eylül Konservatuarlarından mezun, İzmir Devlet Senfoni orkestrasında devlet sanatçısı. İşini severek yapan, organizasyonun tüm detaylarında katılımcıların fikrini alan, samimi, sohbeti çok keyifli ve size teknik olarak çok şey katan tam bir profesyonel.
İstanbul’dan İzmir’e bu etkinliğe katılmak üzere yola çıktığımda, kendimi sorgularken bulmuştum. Ancak etkinlikte İstanbul, Antalya, Konya ve hatta Kıbrıs’tan gelen katılımcıları görünce, insanın mesafelere aldırmadan tutkusunun peşinden gitmesinin ne kadar doğal ve anlamlı olduğunu bir kez daha fark ettim. Heyecanlı ve harika bir ekiptik, hepimiz benzer beklentilerle katılmıştık.
Etkinliğin ajadansı önden paylaşılmış, 2 gün dolu dolu geçecek şekilde düşünülerek hazırlanmıştı, hem bireysel pratiklere hem de grup çalışmalarına zaman ayrılmıştı. Sadece izleyici olmadığımız interaktif bir atölyeydi. Temel bilgileri hatırlayarak, tek tek üfleme pratikleri ile başladık; izleyici önünde solo performansların heyecanı ile devam ettik.

Paralelde hatalarımız, gelişime açık taraflarımız Ezgi hoca tarafından tek tek düzeltildi, değerlendirildi, birlikte çaldık ve herkes birbirinin solosunu izlerken çok şey öğrenme fırsatı buldu. Atölyeden sonra rakı masasında başlayan tatlı sohbetlerde; ikinci gün kimin en uzun süre nefes verebileceği, izleyici önünde verilen solo performansların yarattığı ‘küçük çaplı kalp krizleri” ile mücadele ve yeni orkestra parçasının heyecanı konuşuluyordu. Müzik, bir kez daha notaların ötesine geçip bizi hem sahnede hem masada aynı ritimde buluşturmuştu. Sonrasında ise kendimizi hiç hayal edemediğimiz bir orkestra çalışmasının içinde bulduk.
Bir flüt orkestrasında çalmak ister misiniz ?
Gruplara ayrıldık ve farklı seviyelerde çalan insanlara uygun olacak şekilde seçilmiş parçalarla orkestra çalışması deneyimledik. Bu süreç bize şunu öğretti: Orkestrada doğru çalıp kendini duyurabilmekten çok daha değerli bir şey var; o da karşındakini duymak, farklı seslerle ortak bir ritimde buluşmak ve müzikal bir uyumun parçası olabilmek. Birbirini hiç tanımayan insanların, sadece birkaç saat içinde birlikte nefes alıp aynı hedefe yönelerek çalıştığı bu deneyim; ortaya çıkan uyum ve harika sonuçla herkes için “iyi ki yapılmış” tecrübeler listesine en baştan eklendi. Ve evet bu tecrübe gerçekten bağımlılık yapıyor.
Peki müziğin gücüyle farklı yaşamlara da dokunabilir miyiz?
Son olarak, müziğin sadece bir sanat değil; iyileştirici, birleştirici ve dönüştürücü bir güç olduğunu hatırlatan bir projeyle bitirmek istiyorum. Akademi, yalnızca bir eğitim alanı değil; aynı zamanda farklı yaş gruplarından kadınları bir araya getiren ilham verici bir yan flüt orkestrasına da ev sahipliği yapıyor. Bu özel topluluk, her yıl düzenlediği yılbaşı konserleriyle sadece notalarla değil, yürekten kurduğu bağlarla da farklı hayatlara dokunuyor. Her performansında, müziğin yaş, mekân ve sınır tanımayan birleştirici gücünü bir kez daha hissettiriyor.
Ezgilerin rehberliğinde kalplere dokunan, hayatlara umut olan bu sosyal sorumluluk çalışması, bana bir gerçeği yeniden hatırlattı: Yaşam, sadece kendimiz için değil; başkalarının hayatına anlam katabildiğimiz ölçüde zenginleşiyor. Biz kendi sesimizin ve bireyselliğimizin ötesinde, uyumun bir parçası olmanın güzelliğini keşfettiğimiz bu büyük orkestrayı çok sevdik, bir sonraki etkinliklerin hayali ile yola coşkulu bir heyecanla devam ediyoruz.
Kapak Fotoğrafı: Bahar Çoşkun
İlginizi çekebilir: Melo Magger’dan Başak Doğan ile Röportaj

Bahar Coşkun 










Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!