İngilizce “gentrified” (soylu) ve İspanyolca “gente” (insanlar) kelimelerinden türemiş Gentefied, Mexican-American kuzenler ve aileleri etrafında dönen, onların Los Angeles’ın Boyle Heights bölgesindeki Amerika rüyasındaki mücadelesini anlatan Netflix’in çift dilli sımsıcak bir hikayesi. “Gelenek mi istiyorsun, yoksa yenilik mi?” diye soran dizi, soylulaştırmanın her alanına ışık tutarak, Latinlerin günlük yaşamlarını, hayallerini, vermiş oldukları mücadeleleri ve göç çevresindeki dalgalanmayı ele alıyor. Peki ya Morales ailesi bu soylulaştırmada hem kültürlerini koruyup hem de Amerikan rüyasının vaatlerine kucak açabilecekler mi? 

Biraz Boyle Heights’da dolaşıp Morales ailesiyle tanışırken size birbirinden güzel Latin müzikleri eşlik etmesini isterseniz, buyrun: En sevdiğim Latin şarkılarından oluşan spotify listem!

Soran olsa Latin kültürüne bir ilgim var, sevgim var demezdim; ama meğer baya baya hayatımda kocaman bir yeri varmış. Gentefied sonrası fark ettim! Taco ve burrito olan bir yere atın beni, arkaya da açın güzel müzikleri sonsuza kadar yaşarım. Çocukluk anılarımı özetlerken saydığım ilk isimlerden olan Thalia’nın (ve pembe dizilerinin) adını yıllar sonra duymak mı diyeyim, dizinin finalinde çalan La Yegros’tan (ki en keyif aldığım konserlerden birisi La Yegros’a ait) Viene de Mi etkisi mi… Yoksa hastası olduğum sokak sanatına yer verdiği için mi? Bilemiyorum, ama Gentefied kendisini öyle bir sevdirdi ki, bir solukta bitirdim diziyi saatlerin nasıl geçtiğini anlamayarak.

Gentefied
Gentefied| Fotoğraf: Netflix

Web Dizisinden Netflix’e

İlk olarak 2016 yılında 7 bölümlük bir web dizisi olarak üretilen Gentefied, zamanın getirdiği yeni değişimlere ayak uydurmaya çalışırken bir yandan da aile miraslarını korumaya çalışan, kendi mahallelerinde soylulaştırılan Latinleri anlatıyor. Tahmin edersiniz ki soylulaştırma ile bir yandan var olan düzendeki hayatı yürütmeye çalışırken, bir yandan da hayatta kalabilmek için ödün verilmesi gereken şeyler olabiliyor. Bunu mizahi bir dille sergileyen Gentefied, kimlik, ekonomik mücadele, Amerikan rüyası, göçmen bir ailenin çocuğu olmak ve bir yandan hala sahip olunan hayaller gibi konuları samimi ve eğlenceli şekilde işliyor. Ve bu şekilde geçtiğimiz birkaç yıldır göç, soylulaştırma ve kültürlerarası kimliklerle ilgili yapılan pek çok diziden de ayrışıyor. Bence Gentefied’ın diğer Latin dizi ve filmlerinden en büyük farklarından biri; toksik maskülenliğin, çete üyelerinin ve uyuşturucunun bu dizide yerini bambaşka şeylere bırakması. Tüm bunlara değinmeden önce hem mahalleyi hem de mahalleliyi biraz tanımak lazım!

Boyle Heights: Soylulaştırmanın Eşiğinde Bir Latin Mahallesi

Boyle Heights, Los Angeles
Boyle Heights, Los Angeles | Fotoğraf: Netflix

Doğu Los Angeles 1930’ların başından itibaren Mexican-American mutfağın hakim olmaya başladığı bir bölge. 1931’de Amerika’nın ilk hipster food hall’ü olarak düzenlenen Olvera Caddesi’nin de en favori yemeklerinden Meksika sokak yemekleri. 1960’lar ve 70’lerde Meksika’dan aldığı göç ile tacolar, tortillalar bölgede tekrar kendisini göstermeye başlıyor ve özellikle 1980’lerde çok daha popüler bir hale geliyor. Günümüzde zaten biliyorsunuz ki, Meksika yemekleri ucuz yemek kategorisinden tutun, üst düzey menülere kadar karşımıza çıkıyor. Los Angeles’ın Boyle Heights bölgesinde de yükselen “mobile class” ile birlikte geleneksel restoranların gün geçtikçe füzyona dönüşmesinden şikayetçi ve hatta öfkeli birçok Meksikalı. Gentefied’taki Morales ailesinin Mama Fina’dan yadigar taco dükkanıysa kendi kendisini döndürmekte artık zorlanıyor; bugün birçok aile işletmesinin problemlerinden olan soylulaştırma sonucu artan kira ile de başları büyük dertte!

Gentefied – Mama Fina’s
Gentefied – Mama Fina’s |Fotoğraf: Netflix Haber

Üç kuzenin, dedelerinin taco dükkanını Mama Fina’s‘ı ayakta tutma çabasını izlediğimiz mahalle, soylulaştırmayla mücadele halindeki Doğu Los Angeles’ın eski mahallelerinden, Latinlerin yoğun olarak yaşadığı bir bölge: Boyle Heights. (Boyle Heights, kültürel ve aktivizm açısından ele alınınca da tarihte güçlü bir yere sahip.) Mahalleli kaldırımda sandalyelerinde oturuyor, dükkanlarının önlerini süpürüyor, dedeler arka bahçelerinde biber yetiştiriyor, kitap okuyan çocuklara ücretsiz tacolar veriliyor… Samimi ve bağların güçlü olduğu bir mahalle anlayacağınız. Fakat soylulaştırma sadece mekansal bir dönüşüm değil, oradaki halkı da etkileyerek geri dönülmez bir şekilde mahallenin ruhunu değiştiriyor ve “ait olmanın” ne anlama geldiğini sorgulatıyor bizlere.

Morales Ailesinden N’aber?

Gentefied
Gentefied | Fotoğraf: TheCinemaholic

Hızla değişen Boyle Heights’taki çift dilli yaşamı farklı temalarla ele alan dizi çizilen Latin stereotipini kırmaya çalışıyor. Karakterler hayatta kalmak istiyorlarsa değişime ayak uydurmalı; fakat köklerine de sıkıca tutunarak. Ailenin ön planda olduğu dizide karakterler o kadar iyi tanımlanmış ve bizlere yansıtılmış ki izlerken kendimizi yalnızca mahalleli değil, o ailenin bir üyesi gibi hissedebiliyoruz.

Taco dükkanın sahibi büyükbabamız, mahallede herkesin Pop olarak bildiği oldukça neşeli bir dul; fakat karısı Delfina’nın ölümünün hala etkisinde. Dizi boyunca Pop’ın Delfina’nın anıları ile mücadelesini, köklerinden kopmadan çağa da ayak uydurma çabasını görüyoruz. Ve diğer tüm karakterler Pop’ın etrafında şekilleniyor.

Gentefied
Gentefied| Fotoğraf: Netflix

Chris, namıdiğer “coconut”  -bence- dizinin en önemli karakteri “bireysellik ve komünite” arasında kalmış birisi olarak. İşletme eğitimi almış, profesyonel bir şef ve Los Angeles’ta şık bir restoranda çalışıyor. Michelin yıldızlı bir restoranında çalışmak gibi de bir hedefi var. Böyle olunca da kariyerini ailesinin önüne koyabiliyor. Ailesi ve iş arkadaşları Chris’in tutum ve yaşam şeklinden dolayı Meksika köklerinden tamamen uzaklaştığını düşünerek ona “coconut” diyorlar, dışı kahverengi ama içi beyaz. 🙂 Hatta Chris bu sebeple iş arkadaşları tarafından “Meksikalı testi”ne tabii tutuluyor: Meksika eyaletlerini saymaktan tutun, zapateado dansına, Thalia’nın oynadığı üç pembe diziye kadar. Sonuç mu? İzlemeniz lazım! Amerikan kültürünün bireyselciliğini güzelce yansıtan Chris, Mama Fina’s’ı kurtarmaya çalışırken bir yandan da “öteki” olma hissinden kurtulup “bir şeyin parçası olmak isteme” duygusu ile kendi kültürüyle kendi kültürüyle tekrardan bağ kurmaya başlıyor.

Erik ise Meksika geleneklerine ve yaşadıkları mahalleye derin kök salmış, zaman içerisinde korkularını bir kenara iterek değişime ayak uyduracak, sevgi dolu ve alçak gönüllü birisi. Yumuşacık kalbine dizi boyunca hayran kalmamak elde değil. Okul çocuklarına kitap okumaları karşılığı ücretsiz tacolar vermesi mi dersiniz, hamile partneri Lidia ile aralarını düzeltmek için gösterdiği çabalar mı… İyi niyeti ve gösterdiği çabalar o kadar güzel yansıyor ki bize, bu karaktere bayıldım ben! Ayrıca partneri Lidia da Stanford mezunu, önüne kariyer anlamında güzel fırsatlar çıkmış güçlü bir feminist kadın. Başarılı Latin kadınları sonunda görebiliyoruz dizilerde!

Gentefied
Gentefied| Fotoğraf: Netflix

Ve dizimizin kuir genç sanatçısı, Ana! Sanatından para kazanmak ve hak ettiği başarıya erişmek en büyük isteği. Sevdiği işi yaparak -resim- para kazanma çabası nasıl bir hale geliyor, onu izleyip görelim. Ana’nın partneri Yessika’dan bahsedecek olursak, Yessika toplumun normlarına uymayı reddeden, kendi düşüncesini sonuna kadar savunan ve soylulaştırmanın getirdiği tehlikelerden korkan, göçmenler üzerinde çalışan bir aktivist.. Farklı ideolojilerde olmalarına rağmen birbirlerini her zaman destekliyorlar. Bam! Yine güçlü Latin ve siyahi kadın karakterler, üstelik birlikteler, yaşasın!

En Derinlerimize Dokunan Aile Hikayeleri

Zıt düşünce ve beklentilere sahip anne-kız ilişkisini tüm sıcaklığı ile yansıtıyor Gentefied. Ana ve annesi arasında yaşanan çatışmanın birbirlerine olan kızgınlıklarından değil, ekonomik problemlerinden kaynaklı olduğunu gösteriyor. Bunu yaparken birbirlerine gösterilen fedakarlıkları ele alıp, 2020’de Amerikan rüyasının güçlüklerini de vurguluyor.

Gentefied
Gentefied | Fotoğraf: Netflix

Dizide kültürel detaylar büyük önem taşımakla birlikte, erkeklerin hepsi kendi rollerine duyarlılıkla yaklaşan dedeler, kuzenler, babalar ve büyükbabalar. Pek çok dizide gördüğümüz toksik erkekliğin zararlı yanlarını bu dizide görmüyoruz. Tüm karakterlere oldukça tatlı detaylar eklenmiş. Erik’in edebiyata olan sevgisi, Pop’ın ölen eşiyle olan bağı, hatta taco dükkanına gelip “bedava taco” için hesap soran babanın tavrı hepsi güzel düşünülmüş detaylar.

Gentefied’da olaylar her ne kadar Pop ve torunları etrafında gelişse de mahallede kendi kültüründen vazgeçmek istemeyen yerel mariachi müzisyeninin yaşam mücadelesi de yer alıyor. Eşi maddi yetersizlikten Meksika’ya dönmüş olan Javier, müziğini bırakmak istemiyor ve oğlu ile Boyle Heights’ta kalmaya devam ediyor. Ne yazık ki bir yerden sonra kendilerini geçindirmekte zorlanan baba oğul, soylulaştırma sebebi ile de evsiz kalınca bölgeden ayrılmak zorunda kalıyorlar. İnsanların sevdiklerini ardında bırakmalarının ne kadar acı olduğunu, özellikle de çocuklar için durumun daha da yaralayıcı olduğunu bize en derinden hissettiriyor Gentefied.

Her Şey Değişiyor: Şehir, İnsanlar, Yemekler

Gentefied
Gentefied | Fotoğraf: Netflix

Aniden yükselişe geçen mahallenin orijinal sakinleri başından beri söylediğimiz gibi işçi sınıfı Latin göçmenler. Ucuz konut için harekete geçmiş zengin, eğitimli beyazlar ve sadece “otantik” buldukları için bölgeye akın eden kitle sadece dükkan ve ev kiralarını arttırmakla kalmıyor, kendilerinden çok seneler önce buraya gelen aileleri yerlerinden de ediyor dizide gördüğümüz gibi.

Gentefied, giderek büyüyen soylulaştırma tehdidi altında kültürlerini korumaya çalışan birçok Latin’in problemini somutlaştırarak empati kurmamızı sağlıyor. Amerika rüyasını kovalamak zorunda olmak ve bunun için feda edilecek bir şeylerin olması gerektiğini tüm doğallığı ile bizlere sunuyor. Soylulaştırma, zengin beyazların göçmen toplulukları kendilerine uyacak şekilde dönüştürmesiyle oluyor ve bu sömürü “iyileşme” olarak gösteriliyor. Ve Latinlerin karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gentefied’da tüm karakterlerin hayatlarına farklı pencerelerden içeriye giriyor.

Gentefied
Gentefied | Fotoğraf: Netflix

Ailedeki her üyenin ihtiyaçları ve istekleri farklı yönlere evrilmiş olsa da ortak bir noktada buluşuyorlar: Tüm bu istek ve arzular için Mama Fina’s’ın ayakta kalması gerekiyor. Pop’ın dükkan sahibi kirayı iki katına çıkarıyor ve 5 dolara burrito satarak bunu sağlamak tabii ki mümkün değil. O yüzden Moralesler kolları sıvıyor ve çözüm üretmeye çalışıyorlar. Chris, “Gelenek mi, yenilik mi istiyorsun?” diyerek olaya yaklaşıyor; buranın canlanması için Delfina’nın tariflerine sadık kalarak Mama Fina’s’ın mirasını günümüz popüler mutfakları ile birleştirerek ayakta kalmaya çalışıyor. Hip sınıfa hitap ederek şık ve pahalı bir menüye geçiş yapan Mama Fina’s 5 dolarlık geleneksel menülerinden 15 dolarlık karides ve kalamarlı bir menüyle yeni kitlenin karşısına çıkıyor. “Haftanın Taco’su” ve beyazlara hitap eden “Food Tour” gibi etkinliklere de yer veriyor. Soylulaştırma hooop mutfağa da girmiş oluyor.

Quuer Love Bombs

Gentefied
Gentefied | Fotoğraf: Netflix

Kuir artist Ana’nın sanatından para kazanma isteğinden bahsetmiştim. Sanat yaratma arzusu ile mahalleyi “süslemek” isteyen zengin bir beyaz adam aracılığıyla sonunda sevdiği işten para kazanmaya başlıyor Ana. Ve ilk solo sergisini de bir sanat galerisinde bu zengin beyaz Tim’in desteği ile başarıyor. (Günümüzde sanatın nasıl pazarlandığı konusunda benim en büyük şikayetlerimden birisini gözler önüne seriyor Ana’nın sergisinin açıldığı bölüm)  “The Mural” isimli 5. bölümde Ana’nın yaptığı işlerle aslında soylulaştırmayla ekonomik savaş veren ailesi ve komşularına karşı, mahallesini gentrify ettiğini görüyoruz. Tabii Ana kabul eder mi, etmiyor. Ana, Tim’in satın almış olduğu binanın dış cephesine tutkuyla birbirlerini öpen iki erkek resmediyor. Queer Love Bombs, mahalleliyi rahatsız ediyor ve binadaki markete gelen kişiler bu durumdan memnun kalmayarak, marketi boykot ediyorlar. Ana yapmış olduğu muralla her ne kadar homofobik mahalleli ile savaştığını düşünsene de, bu muralların amacı mahalleyi “süsleyerek” dükkanların kiralarını yükseltmekten başka bir şey değil.

Gentefied – Neden İzlenmeli?

Gentefied, sımsıcak ve duygusal hikayesi ile Latin stereotiplerini yıkarak, ekranlarda nadiren gördüğümüz soylulaştırmanın etkilerini Latin topluluğuna özgü mizahla eleştiriyor. Sadece soylulaştırma mücadelesi ve kuşaklar arası bölünmeleri yansıtmıyor. Bununla birlikte, babalık hissi, aile kurma, anne kız ilişkisi gibi duygusal meselelere de yer vererek, güçlü kadınları ön plana çıkarıyor, Mexican-American kültürü hakkında seyirciye hikayeler sunuyor, kuşaklar arası bölünmeleri gözler önüne seriyor. Sımsıcak bir mizahla ele alınan hikayeler olaylara bambaşka perspektiflerden bakmamızı sağlıyor. Aslında bambaşka bir farkındalık dizisi Gentefied.

Gentefied
Gentefied | Fotoğraf: New on Netflix

Bir taconun ne zaman bir taco olmaktan çıktığı sorusu Gentefied’da hem pratik hem varoluşsal bir soru olarak tüm dizinin içine işliyor. Sizce de en güzel yemekler Pop’ın dediği gibi sevgiliyle yapılan yemekler midir? Bir yemek için gerçekten en büyük armağan içine katılan çok büyük sevgi midir? Ya da birisine verilecek en güzel hediye bir yiyecek midir ve paylaşılacak en güzel an yiyecek sayesinde midir Gentefied’da olduğu gibi?

Peki, Mama Fina’s’ın son durumuna gelecek olursak… Yeni müşteriler çekmeyi başarıp acaba bir zafer mi kazandı yoksa bir yıkımın eşiğinde mi? İşte bunun cevabını öğrenebilmek için ikinci sezonu beklemeliyiz.

Kapak Fotoğrafı: Yaprak Civan

İlginizi çekebilir: SineMagger’dan Netflix Dizi Önerileri