Prassinos 1916’da Rum-İtalyan ve sanatçı bir ailede dünyaya geliyor, mübadele zamanı 6 yaşındayken ailesiyle birlikte Fransa’daki Nanterre’e yerleşiyor. Sanatçının gençlik yılları Avrupa’da sürrealizm akımının hakim olduğu zamana denk geliyor ve akademik bir sanat eğitimi almamış olmasına rağmen çalışmalarında kendini sürrealizmle ifade ediyor. Sonraları realist bir anlayışa yöneldiğini gözlemlesek de, tüm çalışmalarında imgenin gücünü okumaya devam ediyoruz. Yunanistan’a yaptığı bir gezide her yer ona Büyükada’yı anımsatıyor ve kendi kaleminden bir cümleden öğreniyoruz ki hep bir gün İstanbul’a, Pera’daki evlerine dönmeyi hayal ediyor. Pera Müzesi bu hayali gerçek kılmak üzere Prassinos’u 100. yaşında ait olduğu yere, doğduğu semt olan Pera’ya geri getiriyor. Sergi hakkındaki diğer detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

Pèretextat, No. 19 (1973) | Tuval üzerine yağlıboya, 130 x 97 cm. FNAC 35330 | Centre national des arts plastiques | © ADAGP, Paris 2016
Sergide dokuma üzerine mürekkep, ağaç üzerine baskı ve bakır üzerine işli eserler mevcuttu. Prassinos’un tüm eserleri, kendi içerisinde yaşadığı dönemlere göre şekillenmiş. Her dönemi bir nesne üzerine işlemiş ve o nesnenin farklı yorumlarıyla ilerlemiş. Mübadele anıları maalesef hep köksüzlük ve özlemler üzerine inşaa edilmiş olduğundan olsa gerek, Prassinos’un eserleri de hep geçmiş üzerine. Felsefe atölyesi de dedesi Pretextat’ın portreleri üzerine kuruluydu. Dedesini hatırlamak istediğinde hafızasında bir türlü toparlayamamış, ağzını burnunu şakaklarını tek tek hatırlayabiliyorken bir araya getirememiş ve çareyi resmetmekte bulmuş.
Neden orada olduğumu anlamakta gecikmedim, Prassinos gibi köklerimi değiştirmek zorunda kalmış, bir süre köksüz hissetmiş (belki de bu yüzden o kadar çok ağaç çizmiştir, kim bilir) ve sonra kendi özlemlerimle kendimi yoğurup yeni bir dünya yaratmıştım. Onun izlerinde kendime rastlamak şaşırtıcı olsa da sanat ve felsefenin amacına oldukça uygun bir durum oldu. Nihayetinde felsefe aracılığıyla anlamlanıyor, sanat aracılığıyla da bu anlamı ifade ediyorduk.
