Kara kara geçen seneden düşünmeye başlamıştık. Bayramda nereye gideceğiz? Neresi değişik olur? Egzotik, adrenalin, doğa, spa, rahatlama, stressiz kelimeleri anahtar kelimemiz olmuştu. Ve kendimizi Sri Lanka’da bulduk!

Güney Asya’da, Hindistan’ın 31 kilometre güneyinde ve Hint Okyanusu’nda bulunan bir ada ülkesidir. Ada deyip geçmeyin büyük! 1972 yılından önce Seylan (Ceylon) olarak bilinirdi.

Hint Okyanusu’nun İncisi

Dubai aktarmalı Colombo’ya (Sri Lanka’nın tek metropolitan şehri) sabah saatlerinde vardık. İlk durağımız Kandamala şehriydi. Şehre varana kadar bazı bölgeleri de merak ederek dolaştık. Fark ettiğim, ilk şey maddi olarak bizden zengin olmasalar da manevi olarak zenginlerdi. Ellerindeki doğanın parçası, bitkiler ve hayvanlar onlarındı. Aslında neye göre zenginlik sorusu kafamda kurulmaya başlamıştı. Kartpostallarda gördüğüm ağaçlar, hayvanlar, gökyüzü ve okyanusu Sri Lanka’da bulmuştum.

Birçok din bir arada!

Kandamala, ilk durağımızdı. Ama biz 7 şehir gezecektik. Her şehrin farklı özelliğini anlatan rehberimiz, tek ortak noktanın inanç olduğunu belirtmişti. Sri Lankalılar Hindu, Müslüman, Hristiyan veya Budistlerdi. Her birinin farklı inancı ama inanç duygusu vardı… Şehirlerde tapınaklar neredeyse her adım başı vardı. Tapınaklara çıplak ayak girmekle birlikte, Monk (keşiş) diye nitelendirdiğimiz o hep resimlerde veya filmlerde gördüğümüz turuncu tek omuz elbiseleri olan, kel adamlarla karşılaşıyorduk.

Kandalama’da fil cenneti!

Hayvanlara ve ağaçlara zarar vermedikleri gibi onları özellikle filleri kutsal sayıyorlardı. Biz de yakından görmek üzere, fil parkına gidip ‘Elephant Back Safari’ olarak nitelendirdikleri fillerin sırtında geziye çıktık. Nehir kenarındaki yolculuğumuz yaklaşık 2 saat sürdü. Evcilleştirilmiş filleri tropikal ağaçlardan kopardığımız muz, ananas gibi meyvelerle besleyerek, onları yakından tanıdık.

“Köyün de safarisi olur mu?” demeyin!

Sri Lanka’da her bir gezinin bir safari versiyonu var. Kandalama’ya yakın köylere gittiğimizde köyü gezip, köy evlerini dolaşmak ve misafir olmak için köy safarisi yaptık. (Orada ‘Village Safari’ olarak nitelendiriliyor.) Başlangıçta iki ineğin yürüttüğü bir arabaya biniyorsunuz. Daha sonra köyün diğer tarafına geçebilmek için sizi nehirden geçirmek üzere kanolar alıyor. Karşı tarafa geçtiğinizde yerleşim alanını ve çatıları dahil el yapımı olan köy evlerine konuk oluyorsunuz. İlk konuk evimizde, bardağı dahil Hindistan cevizi kabuğundan yapılma ağaçlardan toplanan ve demlenen Ceylon çaylarından içtik. Yürüyerek gezdiğimiz tarlalarından, öğle yemeği için konuk olduğumuz eve vardık. Kendi pirincimizi taş arasında öğüterek yemekler hazırladık. Büyük yaprakları hasır şekilde dokuyarak tabağımızı yapıp nehirden topladığımız nilüfer yaprağını üzerine koyup tabağımızı yarattık. İçine yemeklerimizi dizerek elimizle yedik.

Sigiriya Dağı’na tırmandık!

Sri Lanka’nın en yüksek tepesine Sigiriya Lian Rock’a 40 dakika tırmanarak çıkmış olduk. Eskiden kralın yaşadığı yaşam alanını gezdik.

Not: Kandalama şehrinde Heritance Otel’de konakladık. Otellerimiz hep 5 yıldızlıydı. Çünkü 4 yıldıza veya daha düşük yıldızlarda kaldığınızda ciddi sorunlar yaşayabiliyorsunuz. Odalara maymun ve böcek girmesi buna dahil…

En sevdiğim şehir Kandalama’ydı. Ama her şehrin farklı özelliği olması da başka… Hangi şehirlerde neler yapılır? Size tur rehberi oluyorum!

*Kandy’de Spice garden’a gidilir. Ağaçların ve yapraklarının vücudumuzdaki yararları öğrenilir. Fit olmak için, migren ağrıları için, göz altı morarmaları için aloe veralar, tarçınlar, vanilyalar vb. çok çeşit baharat alınır. Dikkat! Kokain ağacı bile var… Kandy’de kültürel şovların olduğu yerlere gidilir. Dansçıların taktığı maskelerin müzelerine gidilir.

*Nuwara Eliya’da çay fabrikasına gidilir ve çeşit çeşit çay alınır hatta şehirdeki eski çay fabrikasında konaklanılır. Dikkat çay yetiştirildiği için düşük sıcaklıkta ve yağmurlu bir şehir…

*Dönüş için Colombo’ya gitmeden önce sahil şeridi gezilir, okyanusta tekne safarisi yapılır. Teknede orta alan cam olduğundan okyanustaki canlıları rahatça izleyebilirsiniz.

*Kelani Nehiri’nde safari yapılarak Sri Lanka’ya ait 34 ada gezilir. Her adanın farklı bir özelliği var. Birinde balık avlama, diğerinde özel tapınak, diğerinde maymunların yetiştirilmesi gibi…

*Yala’da gerçek safari yapılır. Jeep arabalarına binilerek Milli Parklara 5 saatlik bir yolculuğa çıkıyorsunuz. 3 seviyeden oluşuyor. Size tavsiyem ilk ve basit seviyeyi yapmanız. Çünkü diğer seviyelerde, arabanın içine yılan düşmesinden tutun; buffalolar arasında yürümey,e o da yetmezmiş gibi vahşi fillerin size atak yapmasına maruz kalma durumunuz var. Tabii adrenalini sevenler için 3. seviye şahane!

Ve işte son durak, metropolitan Colombo…

Yine İstanbul sanmayın. Ama orada şehir yaşamı hakim. Doğadan uzak. Alışverişe müsait bir yer. İpek kumaşlar, kültürel maskeler ve hediyelikler, yöresel ev eşyaları satın alınabilir. Mağazalar bolca bulunuyor. Turistik bölgeden çıkmış oluyorsunuz…

Dikkat edilmesi gerekenler!

*Para birimi: Rupi ve 1 dolar 18 rupi

*İnsanlara size hizmet vermeleri için bahşiş vermelisiniz.

*Satın alma yapacağınız zaman Colombo değil de turistik bölgede pazarlık yapmalısınız.

*Baharatlı yemekler ve bolca sebze sevmelisiniz.

*Yollar çok düzgün olmadığından şehirlerarası yollarda sıkılmamak adına arabada oyalanabilecek fikirlerle yola çıkmalısınız.

*Doğadan korkmamalısınız. *Otellerdeki spa merkezlerini alışkanlık haline getirmeyin!

*Yanınızda bacaklarınızı ve omzunuzu örtecek kıyafetler bulundurmalısınız. Çünkü tapınaklarda mutlaka çıplak ayak ve vücudu örten kıyafetler olmalı.

*Aynı zamanda otellerdeki akşam yemeklerinde de aynı sistem geçerli, tek fark; çıplak ayak değil…

Deneyin, görün, koklayın ve beş duyunuza ziyafet yaşatın; eminim çok memnun kalacaksınız!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?