Keş!f Zamanı: İsrail, Brezilya ve Türkiye'den Bağımsız Filmler

14. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali yarın başlıyor!
theMagger olarak festivalin en ilham verici, en güzel keşiflerle dolu bölümü Keş!f’i yakından takip ettik ve bu bölümde yarışan filmleri yorumladık. Adı üstünde, festivalin yeni yönetmenler keşfetmeye en elverişli bölümü olan, üstelik ilk ya da ikinci filmlerini çekmiş olan bu yönetmenlerden birini ödüllendiren bir yarışma bölümü olma özelliği taşıyan Keş!f, benim de !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde en sevdiğim bölümlerden biri oldu her zaman. Bu yıl Keş!f’ten izlediğim ilk üç film sırasıyla İsrail, Brezilya ve Türkiye’den oldu…
Haganenet | Nadav Lapid, Fransa, İsrail

Festival programı açıklandığından beri en merak ettiğim filmer arasında yer alan Haganenet, bir anaokulu öğretmeninin yetenekli öğrencisi ile olan ilişkisine odaklanıyor. Söz konusu yetenek şiir. Beş yaşındaki Yoav’ın zaman zaman adeta transa geçerek dikte ettiği dizeler, pek de beş yaşından bir çocuktan duymaya alışkın olduğunuz türde değiller. Anaokulu öğretmeni Nira da bunun farkına vardığı anda, her gün biraz daha saplantıyla, her gün bir parça daha coşkuyla Yoav’ı desteklemek, onun başarılı ve tanınan bir şair olabilmesi için elinden geleni yapmak istiyor. Filmi izlerken kimi zaman bir “altın yumurtlayan tavuk” hikayesi gibi okudum olanları, kimi zamansa sağlam bir sanat ve/veya toplum eleştirisinin karşısında buldum kendimi. Hagananet sanatçının kimliğinin sanat eserinin değeri üzerindeki etkisini, sanatçının toplum içindeki (gittikçe küçülen) değerini ve biraz daha doğrudan bakacak olursak bir çocuğun yeteneğinin nasıl kontrol edilebileceğini (ya da edilip edilemeyeceğini) tartışıyor. Yönetmenin ilk uzun metrajı Policeman‘i izlemedim, fakat hem yönetmen hem de senarist kimliğiyle Nadav Lapid’in hikaye anlatımını ve eleştirisini izleyicinin gözüne sokmadan yapabilişini oldukça takdir ettim.










