İstanbul’a ilkbahar, yıllardır aynı etkinlikle geliyor-du: İKSV’nin düzenlediği İstanbul Film Festivali, olağan dışı günler, haftalar, aylar geçirdiğimiz son iki yıldır, her zamanki tarihlerinde gerçekleştirilemiyor. Yine de, İstanbul Film Festivali’nin çevrimiçi gösterimleri, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da, yılın ilk aylarından itibaren festival seçkisinden filmleri hafta sonlarında evlerimize taşımaya devam etti. Festivalin Ulusal Belgesel Yarışması ve Ulusal Kısa Film Yarışması, geçtiğimiz haftalarda yine çevrimiçi gösterimlerle düzenlendi. Normalleşmenin başlamasıyla birlikte, festival şimdi de sinema salonlarına geri dönüyor. 18 Haziran – 4 Temmuz tarihleri arasında yeni bir çevrimiçi seçkiye ek olarak, festivalin Uluslararası Yarışma filmleri ve Galalar seçkisi, Atlas Sineması ve Kadıköy Sineması’ndaki gösterimlerde, sinema salonlarını özleyenleri bekliyor. Bu yazıda, 18 Haziran – 4 Temmuz tarihleri arasındaki 40. İstanbul Film Festivali programında ilk bakışta öne çıkan, bazılarını sinema salonlarında bazılarını çevrimiçi olarak izleyebileceğiniz sekiz önerimi bulacaksınız.

Festivalin 18 Haziran – 4 Temmuz tarihleri arasında (sinema salonlarında ya da çevrimiçi olarak) gösterimi yapılacak filmleri arasında özellikle Berlin Film Festivali‘nde ödül almış yapımlar ve Sundance Film Festivali’nde gösterilmiş yapımlar öne çıkıyor.

youtube play youtube play

Yarışma dışında gösterilecek filmler arasından seçtiğim sekiz filmden söz etmeye geçmeden önce; on bir filmin gösterileceği, tümünü çevrimiçi izleyebileceğiniz Uluslararası Yarışma‘da Sundance’in yıldızlarından animasyon-drama Cryptozoo (yön. Dash Shaw), Haneke sinemasına göz kırpan Human Factors (yön. Ronny Trocker) ve daha önce izlediğim hiçbir şeye benzemeyen Das Mädchen und die Spinne / The Girl and the Spider‘a (yön. Ramon Zürcher & Silvan Zürcher) öncelik vermenizi öneririm.

youtube play youtube play

Ayrıca hâlâ izlemediyseniz ya da bir kez de perdede izlemek isterseniz, 93. Akademi Ödülleri’nde En İyi Film dâhil üç dalda Oscar ödülü kazanmış, Chloé Zhao imzalı Nomadland‘in de bir kez daha programda olduğunu hatırlatayım.

40. İstanbul Film Festivali Önerileri

Petite Maman | Céline Sciamma

Festival seçkisinden tek bir film izleyebilecek olsam, bu filmi seçerdim. 2010’lar boyunca Fransız kuir sinemasına birbiri ardına önemli katkılarda bulunmuş, en son Portrait de la jeune fille en feu / Portrait of a Lady on Fire filmini izlediğimiz Céline Sciamma‘nın son filmi Petite Maman, Berlin Film Festivali’nden eli boş dönmüş olsa da, bence festivalin en iyisiydi. Filmde, anneannesinin ölümünün ardından annesinin çocukluğunun geçtiği evi boşaltmak için ailece çıktıkları kısa yolculuk, küçük Nelly’nin annesinin çocukluğuyla tanıştığı masalsı bir zamanda yolculuğa dönüşüyor. Yönetmenin Miyazaki filmlerinden esinlendiğini gizlemediği Petite Maman, sizin de ruhunuzu çocukluk nostaljisiyle, kalbinizi yoğun duygularla dolduracak.

youtube play youtube play

Çevrimiçi gösterimi bulunmayan Petite Maman‘ı 23 Haziran‘da Atlas, 24 Haziran‘da Kadıköy Sineması’nda izleyebilirsiniz.

IMDb

Bad Luck Banging or Loony Porn | Radu Jude

Berlin Film Festivali’nde şaşırtıcı bir şekilde büyük ödül Altın Ayı ile dönen, Romanyalı yönetmen Radu Jude imzalı bu film, son yıllarda yaşadığımız kutuplaşma ve kolektif delirmenin pandemiyle beraber tuhaf ve absürt noktalara ulaştığı bu dönemi yansıtmayı, yani tam anlamıyla hiçbir şeyi ve kimseyi umursamadan saçmalamayı başarıyor. Bad Luck Banging or Loony Porn‘un kişisel olarak Berlin Film Festivali’nde çok da beğenmediğim filmlerden olması, filmin farklılığını, özgünlüğünü ve tecrübe edilmesi gerektiği gerçeğini değiştirmiyor. Bir lise öğretmeninin cinsel içerikli bir videosunun internete sızmasıyla başlayan ve velilerin adeta bir cadı mahkemesi toplamasıyla sonuçlanan film, biçimsel olarak tamamen birbirinden farklı üç bölümde anlatıyor: Romanya Yeni Dalgası’ndan beslenen (ve beklenen) bir giriş, Romanya yakın tarihi üzerine, sözlük formatındaki bir video essay ve her şeyin, herkesin saçmaladığı bir absürt komedi…

youtube play youtube play

Çevrimiçi gösterimi bulunmayan Bad Luck Banging or Loony Porn‘u 30 Haziran‘da Atlas, 29 Haziran ve 2 Temmuz‘da Kadıköy Sineması’nda izleyebilirsiniz.

IMDb

Wheel of Fortune and Fantasy | Ryûsuke Hamaguchi

Yine Berlin Film Festivali’nden ödülle dönmüş, yine üç bölümden oluşan bir film – bu kez Japonya’dan. Hamaguchi‘nin üç kısa hikâyeden oluşan filmi, duyguları geçirme, tesadüflere inandırma ve fantezilere daldırmadaki başarısıyla dil bariyerine dozerle girişiyor adeta. Neredeyse hepsi kapalı mekanlarda, iki ya da üç kişiyle geçen kısa ve uzun diyalogları, oyuncuların ve metnin başarısıyla akıp gidiyor. Wheel of Fortune and Fantasy, Berlinale’den Jüri Büyük Ödülü’yle ayrılmıştı.

youtube play youtube play

Wheel of Fortune and Fantasy‘i 28 Haziran‘da Atlas, 29 Haziran‘da Kadıköy Sineması’nda, 1-6 Temmuz tarihleri arasında ise çevrimiçi gösterimlerinde izleyebilirsiniz.

IMDb

I’m Your Man | Maria Schrader

Mizahi yönden de güçlü bilim kurgu filmlerden hoşlanıyorsanız, I’m Your Man tam size göre! Toni Erdmann seviyesinde değil belki ama, iyi bir Alman komedisi olan film, biraz da espri anlayışına sahip bir Black Mirror bölümü gibi… Kişiye özel ideal erkek olma iddiasındaki bir robotu test etmekle görevlendirilen Alma ve İngiliz aksanlı Almanca konuşan robot erkeğinin hikâyesine bol bol güleceğinize eminim. Berlin’in ana yarışma filmlerinden olan I’m Your Man, Maren Eggert‘e festivalin bu yıl ilk kez cinsiyetsiz olarak sunduğu En İyi Başrol Oyuncusu ödülünü getirmişti.

youtube play youtube play

Çevrimiçi gösterimi bulunmayan I’m Your Man‘i 26 Haziran ve 1 Temmuz‘da Kadıköy, 2 Temmuz‘da Atlas Sineması’nda izleyebilirsiniz.

IMDb

Summer of Soul | Questlove

Tam adı Summer of Soul (…Or, When the Revolution Could Not Be Televised) olan, dj Questlove‘ın yönettiği belgesel, Sundance Film Festivali’nin belgesel bölümünde hem Jüri Büyük Ödülü’nü hem de İzleyici Ödülü’nü kazanmasıyla, şimdiden yılın favori belgesellerinden biri haline geldi. Stevie Wonder‘dan Lin-Manuel Miranda‘ya birçok ismin röportajlarda karşımıza çıktığı belgesel, 1969 yılında düzenlenen, siyah müziği ve kültürünü kutlayan efsanevi Harlem Cultural Festival‘i konu alıyor.

youtube play youtube play

Çevrimiçi gösterimi bulunmayan Summer of Soul’u 22 Haziran ve 1 Temmuz‘da Kadıköy, 2 ve 4 Temmuz‘da Atlas Sineması’nda izleyebilirsiniz.

IMDb

Supernova | Harry Macqueen

Colin Firth ve Stanley Tucci‘nin başrollerini paylaştığı Supernova, geçtiğimiz yılın duygusal ve romantik filmlerinden biri. Uzun yıllardır birlikte olan Sam ve Tusker’ın İngiliz kırsalında sevdiklerini, ailelerini ve ilişkilerinin mihenk taşı mekanları ziyaret ettikleri yol hikayesinde, Tusker’ın zihnini kemiren hastalığı biraz olsun unutturuyor, ikisini belki de son demlerinde yeniden yakınlaştırıyor.

youtube play youtube play

Çevrimiçi gösterimi bulunmayan Supernova‘yı 22 Haziran ve 1 Temmuz‘da Kadıköy, 4 Temmuz‘da Atlas Sineması’nda izleyebilirsiniz.

IMDb

Next Door | Daniel Brühl

Festivalin komedi filmlerine yer veren Antidepresan bölümünde yer alan filmlerden Nebenan / Next Door‘da, sevilen oyuncu Daniel Brühl, başrolün yanı sıra yönetmenliği de üstleniyor. Daniel adında bir oyuncunun, tesadüfen tanıştığı ve komşusu olduğunu iddia eden bir adamla sohbeti üzerinden ilerleyen ve bir barda geçen kara komedi, fonuna Berlin’in soylulaştırılan mahallelerinden Prenzlauerberg’in değişen dokusunu ve dinamiklerini alıyor.

youtube play youtube play

Çevrimiçi gösterimi bulunmayan Next Door‘u 25 Haziran’da Kadıköy, 29 Haziran ve 1 Temmuz‘da Atlas Sineması’nda izleyebilirsiniz.

IMDb

Mainstream | Gia Coppola

Festivalin daima yeni keşifler vadeden bölümü Genç Ustalar‘da, ilk filmi Palo Alto‘yu yıllar önce Filmekimi’nde izlediğimiz Gia Coppola‘nın yeni filmi Mainstream dikkat çekiyor. Andrew Garfield‘ın başı çektiği oyuncu kadrosuyla dikkat çeken film, sosyal medya şöhretini alaycı bir bakış açısıyla ele alıyor.

youtube play youtube play

Mainstream‘i 19 Haziran‘da Kadıköy, 1 Temmuz‘da Atlas Sineması’nda, 21-26 Haziran tarihleri arasında ise çevrimiçi gösterimlerinde izleyebilirsiniz.

IMDb