Bu yıl, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları 100. yaşını kutluyor! Belki de bu nedenle Şehir Tiyatroları’nı bu sezon her zaman olduğundan daha fazla keyifle ve heyecanla izledim. Klasikten çağdaşa uzanan bir yelpazede sunduğu oyunlar ve müzikaller, birbirinden başarılıydı. Nisan ayının sonunda perdelerini kapatarak sezonu bitirdiler ancak bu kez de tiyatroseverleri Açıkhava’da Yaz Oyunları’na davet ediyorlar. Daha öncekilerden farklı olarak da bu kez oyunların yanı sıra müzikallerle de yıldızların altında tiyatro şöleni sunacaklar.

sehir tiyatrolari program

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, her yıl olduğu gibi bu yıl da Haziran ayını Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda oyunlarını sergilemeye ayırmış. 6-15 Haziran tarihlerinde bir oyun hariç sadece müzikalleri sergileyerek de daha öncekilerden daha keyifli ve eğlenceli bir tiyatro deneyimi sunacaklarını müjdeliyorlar. Üstelik iki çocuk oyunu da Açıkhava’da minik izleyicilerini bekliyor. Sergilenecek müzikallerin birçoğunu izlemiş biri olarak da tiyatro tutkunlarının Haziran ayı boyunca en çok da müzikale doyacağına eminim.

İşte, Açıkhava’da bizi bekleyen oyun ve müzikaller:

Şark Dişçisi

sark-discisi-1

Daha önce theMagger.com’da paylaştığım, rengarenk ve bol cümbüşlü bir müzikal. Hagop Baronyan’ın kalemi ve Engin Alkan’ın yönetmenliğiyle bizi hem eğlendiriyor hem de düşündürüyor. Kostümler, danslar ve müzikler bir yana, oyuncuların performansı bir yana… Alkışı hangisi daha çok hak ediyor, karar vermek biraz güç. Başta Selçuk Borak ile Çağlar Çorumlu’nun oyunculuklarından inanılmaz etkilendim, haftalarca dilime dolanan “öptüm seni canım”, “ha, hay Aksaray” gibi replikler de bunun en güzel kanıtıydı. Yaz Oyunları’nı Şark Dişçisi ile başlatarak kesinlikle doğru bir seçim yapmışlar. Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur misali, Açıkhava’nın bu oyunla açılacak perdeleri, bize müzikal yolculuğumuzun ne kadar harika geçeceğini haber veriyor.

Gösterim Tarihi: 6 Haziran 2014 Cuma – Saat: 20:45

Kabare

cabaret

Sezonda zaman uymadığı için bir türlü izleyemediğim ama Yaz Oyunları’nı duyurdukları anda bilet aldığım müzikal Kabare oldu. Joe Masteroff’un yazdığı oyunda, bir kabare aktristi ile Amerikalı bir yazarın kısa aşkı anlatılıyor. Oyunculuğun güzel olacağı kesin ama koreografinin Selçuk Borak’a ait olması da dansın oyunculuğun üstüne çıkacağının habercisi. Kült müzikaller sınıfında yer alan Kabare, 1972’de beyazperdeye aktarıldığında 8 Oscar kazanmış ve “Tüm Zamanların En İyi 100 Filmi” listesine girmiş. Böyle başarılı bir eseri de bir tiyatro sahnesinde, üstelik yıldızların altında tüm o kabare coşkusuyla birlikte izlemek de ayrı bir keyif olacak.

Gösterim Tarihi: 7 Haziran 2014 Cumartesi – Saat: 20:45

İstanbul Efendisi

istanbul_efendisi

Müsahipzade Celal’in Lale Devrinden sonraki İstanbul yaşantısını anlattığı müzikal. Bu müzikalin benim için en önemli yanı ise Engin Alkan’ın yönetmenlikteki başarısına ilk defa bu oyunla şahit olmam. Bu müzikalden sonra Engin Alkan’ın yönettiği tüm oyunları kovalayıp en ön sıralarda yerimi almaya çalıştım. İstanbul Efendisi, yine oyuncusu bol, dansı çok, müzikleri hoş bir müzikal olarak karşımıza çıkıyor. Müzikalin başından sonuna kadar kahkahalarla gülüyor, şarkılara eşlik ediyor aynı zamanda da verilen mesajları büyük bir sorumlulukla alıyoruz. Bittiğinde ise en son ne zaman bu kadar keyifli bir müzikal izlediğimizi sorgulayarak oyuncuları ayakta alkışlıyoruz.

Gösterim Tarihi: 8 Haziran 2014 Pazar – Saat: 20:45

Hıdrellez

hıdrellez3

Firuze Engin’in yazdığı, Ali Yaylı’nın yönettiği bu müzikalde Romanların hüzünlü aşkına tanık olacağız. Oyunda Hıdrellez’in o umut dolu ruhu seyircilere yansıtmaya çalışılırken dönemin acı siyasal olaylarının da altı çiziliyor. Şen şakrak bir topluluk olarak bildiğimiz Romanların yaşamlarının aslında hiç de öyle olmadığını göreceğiz.  Müzikler Balık Ayhan’a yani Ayhan Küçükboyacı’ya ait. Böylece Roman havasını layıkıyla yaşatacaklar. Oyuncuların 9/8’lik dansları da içimizi kıpır kıpır yapacak. Sahneye atlayıp onlara eşlik etmemek için kendinizi zor tutacaksınız. Şimdiden uyarmak istedim.

Gösterim Tarihi: 11 Haziran 2014 Çarşamba – Saat: 20:45

Kösem Sultan

kosem-sultan

Yaz oyunları kapsamında müzikal kategorisinin dışındaki tek oyun olarak seyirciyle buluşacak Kösem Sultan, Turan Oflazoğlu’nun İktidar Üçlemesi’nin IV. Murat ve Deli İbrahim’den sonraki son oyunu. Oldukça kalabalık bir kadroyla ve tabii ki usta oyuncularla o dönemin iktidar tutkusunu ve bu tutkunun insani değerleri ve bir ulusun geleceğini nasıl yok ettiğini bize gösteriyor. Gayri Resmi Hürrem’de kendisine hayranlığımı bir kat daha artıran Şebnem Köstem bu kez de Kösem Sultan olarak rolünün hakkını veriyor, karakteri bizzat yaşıyor. Konusundan ziyade sadece oyunculuğu görmek ve o duygulara hep birlikte tanık olmak için bile bu oyun izlenir.

Gösterim Tarihi: 13 Haziran Cuma Saat 20:45  

Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım

gozlerimi kaparım vazifemi yaparım-2

Bir Haldun Taner Klasiği, tüm zamanların en önemli başyapıtlarından… Eğer Türk tiyatro tarihinde izlenmesi gereken 10 oyun gibi bir sıralama olsaydı sanırım bu oyun en başlarda yer alırdı. Bu oyunun benim için ayrı bir yeri var. Oyunu bu kadar başarılı yapan şey ise 1964 yılında yazılmış olmasına rağmen gösterdiği çarpıklıklarla, tezatlıklarla ve verdiği mesajlarla geçerliliğini halen koruyor olması.  Oyunu, daha çocukken izlediğimde, lisede okuduğumda, üniversitede atölye çalışmasında canlandırdığımda ve iş hayatımda tekrar izlediğimde algıladıklarım, çıkardığım dersler, vardığım ana fikir hep aynı kaldı. Bundan en az beş yıl sonra da seyretsem yine aynı izlenimlere sahip olacağıma eminim. İşte tüm bunlar da, Haldun Taner’in ne kadar büyük bir yazar olduğunu bize gösteriyor. Artık bu müzikali izlemenizin bir amacı var:  Bu ustalığa tanık olmak.

 Gösterim Tarihi: 14 Haziran 2014 Cumartesi – saat 20:45

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz

yasar-ne-yasar-ne-yasamaz

Aziz Nesin deyince, ünlü romanı deyince ve tiyatroya uyarlanan, beyazperdeye aktarılan, dizisi çekilen en önemli çalışması deyince hepinizin aklına ilk bu eseri gelir. İzmir’den Diyarbakır’a kadar birçok devlet tiyatrosu, şehir tiyatroları ve sayısız özel tiyatro grupları tarafından en çok sergilenen oyun niteliği taşıyor “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz”. Açıkhava’daki gösterimlerin finalini yapacak bu müzikalde, bürokrasinin insan hayatını engellemekten öte nasıl yok ettiğini görecek, Yaşar’a hep birlikte acıyacak, zaman zaman da aynı durumlara bizim de düşüp ne kadar mağdur olduğumuzu anlayacağız. Oyun bittiğinde tıpkı daha önce izlediklerimiz gibi şu konuda hemfikir olacağız: bazı şeyler hiçbir zaman değişmeyecek.

Gösterim Tarihi: 15 Haziran 2014 Pazar – Saat: 20:45

Gördüğünüz gibi, İstanbul Şehir Tiyatroları, birbirinden başarılı ve eğlenceli oyunlarla, müzikallerle Haziran ayında tiyatro sevdalılarını ağırlamaya hazırlanıyor. Eğer siz de sanatla dolu bir yaz geçirmek ve bunun açılışını da tiyatro ile yapmak isterseniz, Açıkhava’da şimdiden yerinizi ayırın.

Fotoğraflar: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?