Nazım Hikmet’in saklandığı Gülhane Parkı, Suat Derviş’in hikâyelerini ortaya koyduğu Beyoğlu sokakları, kısacası Orhan Veli’nin gözünü kapatıp dinlediği İstanbul. Bu şehirden binlerce yıl boyunca imparatorluklar geçip gitmiş, iki kıtanın ortasında aşıklar birbirine kavuşmaya çalışmış, biz sarnıçlarında veya saraylarında neler yaşandığını anlamaya çalışırken bir ara sokağından çıkan enfes kokulardan başımız dönmüş… İstanbul’un hikâyeleri hiç bitmiyor. Ben de nerede olursam olayım hep kulaklığımı takıp dinlediğim, şehri özlediğimde açıp yazılarını okuduğum İstanbul’un bana ilham veren anlatıcılarını bir araya getirmek istedim.

İstanbul | Fotoğraf: Desert Morocco Adventure – unsplash.com

Her ne kadar İstanbul’da doğmuş olmasam da ben ilk kez bu şehirde kendimi özgür hissettim, ilk paramı burada kazandım, maalesef hiç olmadığı kadar korktum, bir de tabii aşık oldum. Kısacası; şairlere, yönetmenlere, krallara ilham veren bu şehirden ben de tabii ki nasibimi almaktayım. O yüzden sizin özlediğiniz, benim de duyduğum eski İstanbul’un hikâyelerini anlatmaya devam edenleri, bana ilham verenleri bir araya getirdim.

İstanbul’un Hikâye Anlatıcıları

Mois Gabay

Kendisini “flaneur ruhlu gezgin” olarak tanıtan Mois Gabay; bence İstanbul’un hiçbir hikâyesinin tozlu sayfalara dönüşmesine izin vermeyecek isimlerden. Her ne kadar seyahatleri dünyanın dört bir yanını kapsa da Mois Gabay; İstanbul’daki Yahudi mirasının izlerini sürüyor, “İstanbul Tükenmeden” acentası ile şehrin sofralarına konuk olup İstanbul’un sanat sahnesinin peşine düşüyor.

Deniz Yılmaz Akman

theMagger.com’daki yazılarından takip ettiğim Deniz Yılmaz Akman’ı; en çok da yumuşak diliyle hâlâ yaşatmaya devam ettirdiği eski İstanbul anlatıları ile seviyorum. Bir gün bir esnafın çay muhabbetine dahil olan, bir başka günde ise eski bir binadaki tiyatro oyununa bizi ışınlayan Deniz Yılmaz Akman; bence tezgâhın arkasındakilere bir “Nasılsın?” diye sormaya cesaret ettiğimizde, öğrenebileceklerimizin sınırsızlığını gösteriyor.

Saffet Emre Tonguç

Hepimizin severek takip ettiği Saffet Emre Tonguç’un ben en çok, İstanbul’un şatafatlı yüzünü gösterdiği anlarında sanırım heyecanlanıyorum. Havalar ısındığında Boğaz’ın kenarında İstanbul yalılarının hikâyelerini anlatmaya başlıyor, günler kısaldığında ise bir gece bir müzede tüm gizemiyle karşımıza çıkıyor. Üstelik, olur da bu şehrin tılsımlarının yerlerini merak edersem hemen açıp bir yazısını okuyabiliyorum.

Turgay Tuna

Her ne kadar Turgay Tuna’yı ben Apaçık Radyo’daki Kıyı Köşe İstanbul podcast serisi ile tanıyor olsam da onun işleri uzun bir geçmişe dönüyor. Araştırmacı Yazar, Fotoğrafçı, Radyo Progamcısı Turizimci, Rehber, Koleksiyoner, Mısır Tarihi Uzmanı, Küratör, İzci gibi unvanlarını saymakla bitirmenin kolay olmadığı Turgay Tuna’nın işleri ve yan yana geldiği insanlar İstanbul’un bugünü ve geçmişine dair çok kapsamlı bir arşiv sunuyor. Bir gün bu şehrin ilk kartpostalcısının kim olduğunu merak ederseniz ya da benim gibi erguvan mevsimi geldiğinde çok heyecanlanırsanız, kısacası aklınıza İstanbul ile ilgili hangi soru gelirse; hızlıca onun işlerinden yanıtınızı alabileceğinize eminim.

Levon Bağış

Bu şehrin bir hikâyesi de sofrada yazılıyor. Ve bence kendini obur olarak tanıtan Levon Bağış; İstanbul’da kurulan sofraların geçmişini anlamak adına konuşması su gibi akan isimlerden biri. Apaçık Radyo’da Deniz Pak ile başladığı yeni podcast serisi Ada ve Tan Morgül ile kaydettiği Keyif Meselesi’ni dinlerken birden eski İstanbul’a dönmekten, soframızdaki çeşit çeşit yemeğin köklerine inmekten çok keyif alıyorum. Ne zaman onun sohbetlerini dinlesem, Google Maps’i açıp kendimi yeni bir mekân kaydederken de bulduğumu söylemeliyim.

Feride Yalav-Heckeroth

Türkiye’den olmayan arkadaşlarınıza İstanbul’u anlatmaktan yorulduğunuz zaman, büyük ihtimalle yardımınıza koşan The 500 Hidden Secrets of İstanbul kitabının yazarı Feride Yalav-Heckeroth; şehrin geçmişini geride bırakmadan bugünü anlatan isimlerden. Her dilde farklı bir insan olduğumuz söylenir, Feride Yalav-Heckeroth’ın yazıları ile İstanbul’u İngilizce okumak da bence hafif şaşırtan bir keyif veriyor.

Nilay Örnek

Büyük ihtimalle Gazeteci Nilay Örnek’in ilk sahipleneceği unvanlardan biri “İstanbul Anlatıcısı” olmayacaktır fakat benim gözümde, yoğunlukla İstanbul’da daha iyisi olmak için çalışan insanlarla gerçekleştirdiği sohbetleri ve Her Umut Ortak Akar projesi ile bu şehrin bana ilham veren anlatıcılarından biri de kendisi. Her Umut Ortak Akar projesinin dalları farklı yerlere uzansa da köklerinin derinleştiği İstanbul’daki mimarisi ile dikkat çeken yapıların yaşanmışlıklarını ondan dinlemeyi seviyorum.

Kapak Fotoğrafı: Faruk Topluoğlu – unsplash.com

İlginizi çekebilir: Artsy Magger’dan İBB Miras’ın Yeniledikleri