Günde ortalama 3-4 bardak kahve içen, 3rd Wave kahvecileri talan etmiş, hatta mutfaklarına kadar girmiş, tüm kahvelerini koklamış biri olarak kahve üzerine biraz sesli düşünmek istedim. Cappuccino’dan, Americano’nun nereden geldiğine, kahvenizi ne zaman içmeniz gerektiğine kadar pek çok doyurucu bilgiyi bir hap gibi sunarak size keyifli bilgiler vereyim biraz. İçtiğimiz kahvelerin adını biliyor muyuz? İsimleri nereden geliyor, birinin diğerinden farkı ne? gibi pek çok soruya yanıt bulmuş olacaksınız bu yazının sonunda. Sanırım yılın bu ilk karlı günlerinde de yazılabilecek daha keyifli bir yazı olamazdı benim için. Bence kendinize bir kahve alın ve okumaya öyle başlayın!

Kahve Çeşitleri ve Türleri

Kahve dediğimizde kime sorarsanız sorun akla ilk gelenler latte, espresso, cappuccino ve americano olacaktır muhtemelen. Aslında bunların her biri çekirdekten yapılan, ancak çekimleri ve içerdikleri yardımcı ürünleri farklı olan sunumlardır. Pek çoğunun içinde de espresso vardır. O halde espresso ile başlayalım.

Espresso

Espresso dediğimiz şey aslında tüm kahvelerin özü diye bilinir. Çünkü aşağıda okuyacağınız diğer kahve türlerinin pek çoğunun içeriği espresso’dır. Espresso, çok ince çekilmiş, sıkıştırılmış ve koyu kavrulmuş kahvenin içinden 90 derece sıcaklıktaki yüksek basınçlı su geçirilerek kahvenin kendi tadına en yakın olan çeşididir. Diğer kahve isimlerinde olduğu gibi adı İtalyanca’dan gelmektedir. Kahvenin içinden suyu geçirme işlemi 15 saniye kadar olduğu için çok çabuk servis edilir ve bu sebeple İtalyanca’da ekspres anlamına gelen ismi almıştır.

Americano

Esasında Amerikan Askerleri’nin kahvesi olarak bilinir. Amerikada bilinen ve sık tüketilen kahve filtre kahve. II. Dünya Savaşı sırasında İtalya’da bulunan Amerikan Askerleri kahve içmek istediklerinde filtre kahve makinesi olmadığını görüyorlar. Ellerinde olan şey ise İtalyanların espressosu. Amerikalılar espressoya su ilave ederek kendi filtre kahvelerini yapıyorlar. O dönemdeki mekan sahipleri de bir Amerikalı mekana geldiğinde ne içeceğini bildiği için “Americano” diyor ve günümüze kadar aynı isim ile geliyor. Özetle, Americano, espressonun biraz daha sulu hali olduğu için espressodan biraz daha hafif içimlidir.

Macchiato

İtalyanca’da benekli anlamına gelen Maccihiato espressonun üzerine bir kaşık köpük döküldüğünde kahvenin üzerinde leke oluşturuluyor. Koyu kavrulmuş bir kahve içiyorsanız, sert gelebilecek bir espressoyu yumuşattığı için tercih edebileceğiniz bir seçenek. Caramel Macchiato diye de bilirsiniz hani en popülerinden. O da üzerine karamel şurubu tahviye edilmiş hali.

Ristretto

Aynı miktar kahve için espresso‘ya göre daha az su kullanılarak hazırlanan bir kahve. Aynı yöntemle hazırlandığı için espresso‘nun bir türü olarak kabul edilebilir. Daha az su ile hazırlandığı için espressoya göre daha sert içimi vardır.

Affogato

Kısaca espresso ve dondurma diyebiliriz. Aslında kahve değil, tatlı desek daha doğru olur. gözümde bir kahve değil bir tatlıdır. Tatlı seven biri olarak benim favorim tabii.Affogato İtalyaca’da boğulmak anlamına geliyor. Yani nefes kesici kadar lezzetli. Bir iki top vanilyalı dondurma üzerine eklenen bir shot espresso ile elde ettiğimiz kahve/tatlı türüdür.

Mocha

Aslında Latte’nin Biraz daha farklı halidir. Espresso, süt ile latte elde ettikten sonra çikolata ve köpük eklendiğinde adı birden bire Mocha oluyor kahvenin. Burada üzerine krema ve şurup da ekleyerek daha tatlı ve kalorili bir hale getirebiliyorlar kendisini. White Chocolate Mocha Adı ile daha yakından tanırsınız kendisini.

Latte

Herkesin bildiği pek de bir havalı duran Latte aslında bir nevi sütlü kahve. İtalyanca’da anlamı süt olan Latte‘nin formülü; espresso, sıcak süt ve köpük şeklindedir. Latte’de ise süt 70 dereceye kadar ısıtılır. Bu işlemde esas amaç köpüklendirmek değildir. Cappuccino’ya kıyasla yaklaşık 2 kat fazla süt konarak hazırlanır. Tamamen sütten yapılıp su ihtiva etmediği için, içimi kolay, hafif ve lezzetlidir.

Cappuccino

Cappuccino da Latte‘ye benzer espresso bazlı bir kahve türüdür. Espresso, süt ve süt köpüğünden ibarettir. Sütün ısıtılma şekli ile Latte’den farklılık gösterir. Üzerindeki köpük, dudaklarınıza yapışacak cinsten kalın ve yoğun kıvamlıdır. İsmini ise yineAmericano gibi 2. Dünya Savaşı’ndan alır. O dönem İtalya’sında Capuchin isimli rahiplerin büyük pardesülerinin üzerinde kocaman büyük beyaz bir şapka olurmuş. Bu rahipler süt miktarını arttırmak için sütü köpürterek daha kıvamlı hale kahvelerini getirir ve öyle içerlermiş. O sebeple bu tür kahvenin adı Capuchin Rahipleri’nden gelerek Cappuccino olmuş.

Cappuccino Latte Arasındaki Fark

Cappuccino, Caffe Latte’den hacmi ve sunuşu ile ayrılır. Latte, büyük bardaklar ile 250-300 ml ile servis edilirken, Cappuccino kulplu fincanlarda 150-200 ml arasında servis edilir. Cappuccino’nun süt tabakası daha kıvamlı daha köpüklü iken lattede daha ince bir köpük vardır.

Filtre Kahve

Bir çeşit demleme yöntemi ile hazırlanan kahvedir. Damlalar halinde orta çekilmiş kahve çekirdeklerinden geçen su, kahvenin rengini, aromasını ve tadını alarak filtre kahveyi oluşturur. Filtre kahvenin taze tüketilmesi önemlidir. Demlendikten sonra yarım saat içerisinde tüketmek en etkili aromayı almak demektir.

İlginizi çekebilir: Kahve Kültürü ve Kahvede Üçüncü Dalganın Kısa Bir Hikayesi

Kahve Hakkında Kısa Kısa

_Tüm dünyada bir günde ortalama 2.5 milyar fincana yakın kahve tüketiliyor. Yani dünyada her 3 kişiden biri günde bir fincan kahve içiyor.

_Kahvenin en etkili olduğu saat 09:30:-11:30 arasıdır. Çünkü; kafein alındıktan sonra “uyanmayı” harekete geçiren ve enerjinin serbest bırakılmasını sağlayan kortizol adlı bir hormonla etkileşime giriyor. Bu hormonun seviyesi uyandıktan hemen sonra yükselir ve en üst düzeye saat 08.00-09,00’da ulaşır. İşte tam da bu saatten sonra içilen kahvedeki kafein kortizolü tetikleyerek daha dinç olmanızı sağlar.

_Beyin gün içerisinde adenozin maddesini salgılar ve sinir hücresindeki reseptörleri uyarır. Böylece beyne yorgunluk hissi verir. Kafein ise adenozin maddesine direnir ve resptörleri bloke eder. Böylece daha uzun süre uyanık kalırsınız.

_Kahve uyarıcı etkisi sebebiyle özellikle seyrek kahve içenlerin geceleri uykusunu kaçırır. Ancak düzenli kahve tüketiminde adenozin reseptöründeki artış uyanık tutma etkisinin zayıflamasına sebep olabilir.

İlginizi çekebilir: Eliçe Kılıç’tan “İtalyan Kahve Kültürü”

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN